ad exchange

İnsan Hakları ve İslam

1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan (1 oy, ortalama: 4,00 üzeri 5)
Loading ... Loading ...
Kategoriler: 2009, Ankara Müftülüğü, Aralık, Ülfet Görgülü, Sosyal

 

Tarih: 03 Aralık 2009 | Yazar:

Muhterem Müminler! Yüce Rabbimiz; “And olsun, biz insanoğlunu şerefli kıldık. Onları karada ve denizde taşıdık. Kendilerini en güzel ve temiz şeylerden rızıklandırdık ve onları yarattıklarımızın birçoğundan üstün kıldık.”(1) buyurarak, varlıkların en şereflisi kıldığı biz kullarına vazgeçilmez, reddedilmez ve dokunulmaz haklar vermiştir. Buna göre dinine, diline, ırkına, cinsiyetine ve sosyal statüsüne bakılmaksızın her insanın yaşama, din ve düşünce özgürlüğü, aile hayatının gizliliğine saygı, can güvenliği, adil yargılanma ve mülkiyet gibi temel hakları vardır. Genelde tüm ilahi dinlerin, özelde de İslâm’ın korumayı amaçladığı beş temel esas vardır ki, bunlar; canın, aklın, neslin, dinin ve malın korunmasıdır. Dinimizin getirdiği hükümler bu beş esasın, dolayısıyla insan hak ve menfaatlerinin korunmasına yöneliktir. Değerli Müminler! Kur’an ve sünnette adalete ve hukukun üstünlüğüne devamlı vurgu yapılmış, haksızlığın ve zulmün hem dünyevi hem de uhrevi cezayı gerektireceği hatırlatılmıştır. Kur’an-ı Kerim herkese adaletle muamele edilmesini isterken, şahsi menfaat, akrabalık ve düşmanlık gibi durumların bu ilkeden sapmayı mazur göstermeyeceğini belirtmiştir. Ayrıca Allah’ın ahirette adaletle hükmedeceği hakikatini de ısrarla vurgulamıştır. Adaletin yakından ilgili olduğu diğer bir kavram da eşitliktir. İslâm nazarında insanlar hak ve değer bakımından eşittirler. Kimsenin diğerine karşı, ırk, renk, cinsiyet ve dil bakımından bir üstünlüğü yoktur. Dinimizde üstünlük ölçüsü takva olarak belirlenmiştir. Sevgili Peygamberimiz Veda Hutbesinde evrensel anlamda eşitlik ilkesine vurgu yaparak; “Ey insanlar! Dikkat edin, Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Arap’ın Arap olmayana, Arap olmayanın Arap’a, takvadan başka bir üstünlüğü yoktur.” (2) buyurmaktadır. Aziz Müminler! Kur’an ve sünnet terbiyesinde yetişmiş bir insan, başkalarının hak ve hukukuna tecavüzde bulunamaz, kimseye eziyet edemez. Bizler de birbirimizin haklarına saygıyı dini ve insani bir görev kabul edip, Kur’an’ın ruhunu ve sünnetin örnekliğini esas alarak Yüce Rabbimizin rızasına erişmeye çalışmalıyız. Hutbemi Sevgili Peygamberimiz’in şu uyarısıyla bitiriyorum: “Kimin üzerinde din kardeşinin namusu ya da malıyla ilgili bir zulüm varsa altın ve gümüşün bulunmadığı kıyamet gününden önce onunla helalleşsin. Aksi takdirde kendisinin salih amelleri varsa, yaptığı zulüm miktarınca sevabından alınır, hak sahibine verilir. İyilikleri yoksa, zulüm yaptığı kardeşinin günahından alınır, onun üzerine yükletilir.” (3) ……………………………………………………. 1. İsrâ, 17/70 2. Ahmed b. Hanbel, Müsned, V, 411 3. Buhârî,  Mezâlim, 10 Hazırlayan: Dr. Ülfet GÖRGÜLÜ – Vaiz Redaksiyon: Ankara İl Hutbe Komisyonu

Henüz yorum yok.
Yorum yapmak için lütfen giriş yapınız.
Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes