Nisan
15

Kutlu Doğum

لَقَدْ جَاءَكُمْ رَسُولٌ مِنْ أَنْفُسِكُمْ عَزِيزٌ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَرِيصٌ عَلَيْكُمْ بِالْمُؤْمِنِينَ رَءُوفٌ رَحِيمٌ

Bakara 9 / 128

Kutlu Doğum

Muhterem Müslümanlar!

Kutlu bir zaman diliminin içerisinde bulunmaktayız. 1989 yılından beri Kutlu Doğum Haftası olarak idrak edilen, 14-20 Nisan tarihleri arasındaki bu kutlu zaman dilimi, sevgililer sevgilisi Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)’in kâinata teşriflerinin 1439. doğum yıl dönümüdür.

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v); Miladi 20 Nisan 571 yılında, Rebiülevvel ayının 12. günü Pazartesi gecesi “Şehirlerin anası”[[1]] ve “Güvenli belde”[[2]] diye tabir edilen Mekke-i Mükerreme’de dünyaya gelmiştir.

Yüce Allah kendisini yeryüzüne “Bir şahit, bir müjdeleyici, bir uyarıcı ve izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve aydınlatıcı bir kandil olarak” [[3]] göndermiştir.

Değerli Mü’minler!

Bizler için bir fazilet güneşi ve bir hidayet meşalesi olan Efendimizin doğumuyla birlikte; zulüm ve adaletsizlikler içerisinde boğulan insanlık rahat bir nefes almış ve insanlık için yepyeni bir gün doğmuştur. O’nun dünyaya gelişiyle birlikte pek çok mucizeler meydana gelmiş; İran Kisrasının sarayı sarsılıp 14 sütunu yıkılmış, Mecusilerin asırlardır yanmakta olan ateşi sönmüş, save gölü kurumuş, semave vadisinin suları taşmıştır.

Âlemlere rahmet olarak gönderilen efendimizin her şeyi bizim için bir rahmet kaynağıdır. Onun hayatı da ölümü de rahmettir. Nitekim Yüce Allah bir ayet-i kerimede “Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.”[[4]] buyurmuştur. O hayatının her anında yaşantısı ve sözleri ile bizlere örnek olmuş ve inananlara hakkı, sabrı, iyiyi ve güzel olanı tavsiye de bulunmuştur.

Yüce Allah; O’nun bu yönünü bir ayeti kerimede şu şekilde ifade etmiştir: “Andolsun, Allah’ın Rasulünde sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı uman, Allah’ı çokça zikreden kimseler için güzel bir örnek vardır.”[[5]]

Aziz Müslümanlar!

Sevgili Peygamberimizin yaratılışında öyle büyük hikmetler, öyle büyük incelikler vardır ki; onu anlamak ve anlatmak mümkün değildir. Sayılarını ancak Yüce Mevla’mızın bildiği bütün peygamberler ve bütün ilahi kitaplar ondan övgü ile bahsetmiş, Cenab-ı Allah’ta gelmiş ve geçmiş bütün peygamberlerden ve ümmetlerden ona yetiştikleri takdirde iman etmelerini ve ona destekte bulunmalarını istemiştir.

O; bir Baba, bir eş, bir dost ve bir peygamber olarak insanlara karşı daima tatlı dilli, güler yüzlü, son derece şefkatli ve merhametli idi.

Yüce Allah bu konuya temas etmiş ve şöyle buyurmuştur:“Andolsun size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, mü’minlere karşıda çok şefkatli ve merhametlidir.”[[6]]

Muhterem Mü’minler!

Bizler, peygamberlik hayatı boyunca ümmetinin dünya ve ahret mutluluğu için çalışan o kutlu Nebi’nin ümmetiyiz. Bunun için ne kadar şükretsek azdır. Ona layıkıyla ümmet olabilmek için beraberinde getirmiş olduğu bu yüce dine sahip çıkalım; yaşayalım ve yaşatalım, onun sünnetine sıkıca sarılarak, ona çokça salât ve selam edelim.

HAZIRLAYAN  : Deniz ER – İmam Hatip

Erdemli / MERSİN

Haftanın Ayeti:

“Andolsun size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, mü’minlere karşıda çok şefkatli ve merhametlidir.”

Tevbe, 9/128


[1] En’am; 6/92

[2] Tin; 95/3

[3] Ahzab; 33/45.46.

[4] Enbiya; 21/107

[5] Ahzab; 33/2

[6] Tevbe; 9/128

» Yorum Yapın

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. TrackBack URI

Yorum Yapın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

Yazı Hakkında