Mayıs
21

Anne-Baba Hakkı

وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ إِحْسَاناً حَمَلَتْهُ أُمُّهُ كُرْهاً وَوَضَعَتْهُ كُرْهاً وَحَمْلُهُ وَفِصَالُهُ ثَلَاثُونَ شَهْراً حَتَّى إِذَا بَلَغَ أَشُدَّهُ وَبَلَغَ أَرْبَعِينَ سَنَةً قَالَ رَبِّ أَوْزِعْنِي أَنْ أَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّتِي أَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلَى وَالِدَيَّ وَأَنْ أَعْمَلَ صَالِحاً تَرْضَاهُ وَأَصْلِحْ لِي فِي ذُرِّيَّتِي إِنِّي تُبْتُ إِلَيْكَ وَإِنِّي مِنَ الْمُسْلِمِينَ

Ahkaf 46 / 15

Anne-Baba Hakkı

Değerli Müslümanlar!

Yüce Rabbimiz, insanlara dünya hayatlarını kolaylıkla devam ettirsinler ve gereği gibi kulluk yapabilsinler diye birçok nimet vermiştir. Bu nimetlerin başında anne ve babalarımız gelmektedir. Anne ve babalarımız, bizim dünyaya gelmemize vesile olan çok değerli varlıklardır.

Bu durumu Yüce Allah Kuran-ı Kerim’de şöyle ifade etmektedir: “Biz insana anne babasına iyi davranmayı emrettik. Annesi onu ne zahmetle karnında taşıdı ve ne zahmetle doğurdu!”1 Annenin evladı üzerinde pek çok hakkı vardır. Binbir zahmetle karnında taşır, çocuk doğunca onu emzirir, sağlıklı olarak büyümesine özen gösterir. Bu konuda hiçbir fedakârlıktan kaçınmaz, çoğu zaman gece uykusunu terkeder ve çocuğunun hizmetini seve seve yapar. Hele özürlü çocukların annelerinin fedakârlığını kelimelerle ifade etmek mümkün değildir. Bunun için anne hakkı çok önemlidir. Babanın hakkı da küçümsenemez. Zira evladının yetişmesi ve geleceğini temin etmesi için elinden gelen her türlü fedakarlıkta bulunmakta, hatta yavrusu için bir takım mahrumiyetlere katlanmaktadır.

Bu yüzden dinimiz bizden anne babalarımıza karşı iyilikle muamele de bulunmamızı istemektedir. Kuran-ı Kerim’de: “Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya-babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara “öf!” bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle. Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki: “Rabbim! Tıpkı beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara acı.””2

Anne-babaya saygılı davranmak, Allah’ın kesin emridir. Bu emre uymamak ise büyük günahtır. Nitekim Peygamberimiz: “Büyük günahlar; Allah’a ortak koşmak, anne ve babaya karşı gelmek, adam öldürmek ve yalan yere yemin etmektir.”3 “Üç şey vardır ki, bunlar ile yapılan amelin faydası olmaz. Allah’a ortak koşmak, anne ve babaya asi olmak ve savaştan kaçmaktır.”4 buyurarak bizleri uyarmaktadır.

Değerli Müminler!

Ana-Babamızı yılın bir gününde anmak yetmez. Onlar her gün anılmalı, her zaman gereken saygı ve ilgi gösterilmelidir.  Cennet’e giden yollardan birinin de anne ve babamıza iyi muameleden geçtiğini ve onlara yapacağımız hizmetin, Allah’ın rızasını kazanmamıza vesile olacağını unutmamalıyız. Onların kalbini kırmaktan, onlara ağır gelebilecek her türlü söz ve davranışlardan kaçınmalıyız. Unutmayalım ki ana- babamıza nasıl davranıyorsak çocuklarımız da bize aynı şekilde davranacaklardır.

Hutbemi, bir hadisi şerif meâli ile bitiriyorum:

“Allah’ın rızası ana-babanın rızasında, Allah’ın gazabı da ana-babanın gazabındadır.”5

1. Ahkaf, 46/15

2. İsra, 17/23, 24

3. Buhari, Eyman, 16.

4. el-Münzirî, et-Tergîb ve’t-Terhib, c. III, s. 328,    Beyrut, 1938. (Hadisi Taberâni rivayet etmiştir.)

5. Tirmîzî, Birr, 3

Hazırlayan: Salih BEKTAŞ –  Kozludere Camii İ.H. – Akyurt

Redaksiyon: Ankara İl Müftülüğü Hutbe Komisyonu

» Yorum Yapın

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. TrackBack URI

Yorum Yapın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

Yazı Hakkında