ad exchange

Zekât ve Fıtır Sadakasının Önemi

1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan (1 oy, ortalama: 5,00 üzeri 5)
Loading ... Loading ...

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ

إِنَّ الَّذِينَ آمَنُواْ وَعَمِلُواْ الصَّالِحَاتِ وَأَقَامُواْ الصَّلاَةَ

وَآتَوُاْ الزَّكَاةَ لَهُمْ أَجْرُهُمْ عِندَ رَبِّهِمْ وَلاَ خَوْفٌ عَلَيْهِمْ

وَلاَ هُمْ يَحْزَنُونَ

Bakara, 2/ 277

Zekât ve Fıtır Sadakasının Önemi

Muhterem Mü’minler! Kelime anlamıyla zekât; temizlik, artmak, bereketli olmak, iyi ve düzgün olmak manasına gelir. Dini anlamıyla ise; Allah’ın, belirli yerlere sarf edilmek üzere dince zengin sayılan kişilerin mallarından belli bir payın alınması işlemini ifade eder. Veren kimseyi cimrilik kirlerinden ve günahlardan temizlediği ve malında berekete vesile olduğu için, kelime manası ile dini manası arasında bir bağ vardır. Hicretin ikinci yılında, Ramazan orucundan sonra farz kılınan zekât, İslam’ın beş şartından birisidir. Kur’an-ı Kerim’de zekâtı emreden pek çok ayet vardır. Bunlardan birisi:“İman edip iyi işler yapan, namaz kılan ve zekât verenler var ya, onların mükâfatları Rableri katındadır. Onlara korku yoktur, onlar üzüntü de çekmezler.”[1] mealindeki ayettir. Bu ayette beraber zikredilen namaz ve zekât kelimeleri Kur’an-ı Kerim’de aynı ifade ile birçok yerde daha tekrarlanmıştır. Muhterem Cemaat! Fıtır sadakası, ramazan ayı’nın sonuna yetişen ve aslî ihtiyaçlarından başka en az nisab miktarı mala sâhip bulunan her müslümanın vermesi gereken vâcib bir sadakadır. Buna yalnız “fıtra” da denir. Bu kelime halk arasında “fitre” şeklini almıştır. Fıtır sadakası, insanın yaradılışına bir şükür olmak üzere sevap kazanmak kastıyla verilen sadaka demektir. Fitre, orucun kabulüne, ölüm sekeratından ve kabir azâbından kurtuluşa bir vesiledir. Yoksulların ihtiyaçlarını gidermek ve bayram gününün neşesinden onların da istifade etmeleri için bir yardımdır. Bu cihetle fitre, insanî bir hayır ve medeni bir vazifedir. Zekât ve fıtır sadakası, aynı zamanda günahlardan temizlenme ve arınma vesilesidir. Bu gerçeği Kur’an-ı Kerim,“Onların mallarından zekât al. (Böylece) zekâtla onları (günahlardan) temizlersin ve arıtıp yüceltirsin…”[2] Ayetiyle dile getirirken, sevgili Peygamberimiz (s.a.) de “…Suyun ateşi söndürmesi gibi sadaka da günahları giderir…”[3] buyurmaktadır. Mali bir ibadet olan zekât ve fıtır sadakasının, muhatabı incitmeden, insan onuruna yakışır şekilde verilmesi gerekir. Gösteriş amacıyla, fakirin onurunu zedeleyecek şekilde yapılan yardımlardan sevap elde edilemeyeceği, hatta bunun büyük bir vebal olacağı iyi bilinmelidir. Aziz Mü’minler! Yüce Allah’ın bizlere emanet olarak lütfettiği malın ve mülkün sorumluluğunu bilelim. Bizim için bir arınma ve yücelme vesilesi olduğu bilinciyle zekât ve fıtır sadakası ibadetini en güzel şekilde yerine getirelim. Yüce Rabbimizin rızasını gözeterek vereceğimiz zekâtın, fitrenin ve yapacağımız diğer güzel amellerin sevaplarımızı çoğaltacağının ve malımıza bereket, hayatımıza huzur getireceğinin bilincinde olalım. Zekât vermemenin de büyük bir vebal olduğunu unutmayalım. Hutbemi bir ayet mealiyle bitiriyorum. “…Altın ve gümüşü biriktirip gizleyerek onları Allah yolunda harcamayanları elem dolu bir azapla müjdele. O gün bunlar cehennem ateşinde kızdırılacak da onların alınları, böğürleri ve sırtları bunlarla dağlanacak ve “İşte bu, kendiniz için biriktirip-sakladığınız şeylerdir. Haydi, tadın bakalım biriktirip sakladıklarınızı” ! denilecek.” [4] HAZIRLAYAN: İbrahim ATALAY Kolukman Yaylası Camii  İmam Hatibi – Emirgazi/ KONYA Konya Müftülüğü’nün 20.08.2010 Tarihli Hutbesidir.
[1] Bakara,2/ 277. [2] Tevbe, 9/103. [3] Tirmizî, İman, 8 [4] Tevbe, 9/34,35

Henüz yorum yok.
Yorum yapmak için lütfen giriş yapınız.
Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes