ad exchange

Zekat ve Yardımlaşma

1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan (1 oy, ortalama: 5,00 üzeri 5)
Loading ... Loading ...
Kategoriler: 2010, Ali Ünal, Ankara Müftülüğü, Ağustos, Sosyal, Zekat ve Fitre

 

Tarih: 25 Ağustos 2010 | Yazar:

خُذْ مِنْ أَمْوَالِهِمْ صَدَقَةً تُطَهِّرُهُمْ وَتُزَكِّيهِمْ بِهَا وَصَلِّ عَلَيْهِمْ إِنَّ صَلَاتَكَ سَكَنٌ لَهُمْ وَاللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ

Tevbe 9 / 103

Zekat ve Yardımlaşma

Muhterem Müslümanlar! Varlık âlemine dikkat ve ibretle bakıldığında, Yüce Allah’ın zerreden kürreye bütün canlıları, birbirine muhtaç olacak şekilde yarattığı görülür. Bunun için dinimiz,  yardımlaşmayı, maddi ve manevi hayatımızı kapsayacak şekilde ele almış, insanlar arasındaki sınıf ayırımını ortadan kaldırarak,  işbirliğini güçlendirmek ve sosyal adaleti gerçekleştirmek üzere, zengin Müslümanlara zekât yükümlülüğü getirmiştir. Aziz  Mü’minler ! Zekât, mâlî bir ibadet olmanın yanında, “arınma, artma, bereketlenme, yücelme ve huzur bulma”1 gibi, insânî ve ahlâkî hedefleri bulunan bir ibadettir. Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de; “Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin. Kendiniz için her ne iyilik işlemiş olursanız, Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızı görür.”2 buyurarak bu hususa işaret etmektedir. Muhterem Kardeşlerim! Zekât, sosyal hayatımız için son derece önemlidir. Zekâtın işlerlik kazanmadığı bir toplumda,  sosyal huzur, birlik ve beraberlik kalmaz. Fakir ve zengin arasında,   dayanışma ve yardımlaşma ortadan kalkar; sevgi ve saygı duyguları yok olur. Bu nedenle, zekât vermekten kaçmanın, vermemek için bahaneler uydurmanın ağır manevi sorumlulukları vardır. Aziz Kardeşlerim! Zekâtın, “zenginlerin mallarında, muhtaç ve yoksullar için bir hak”3 olması ve Hz. Peygamberin,  “mü’minleri hırs ve cimrilik konusunda uyararak, önceki toplulukların bu yüzden helâk olduklarını”4 haber vermesi, Müslümanlarda,  kesintisiz hayır işleme ve dayanışma anlayışını geliştirmiştir. İslâm dini, bir yandan yoksulları ve düşkünleri koruyup gözetmeyi öğütlerken, diğer yandan Müslümanların, yardım edilen değil, yardım eden kişi olmalarını, “Veren el alan elden üstündür.”5 prensibiyle, çalışıp kazanmaya teşvik etmiştir. Muhterem Müslümanlar! Bilmeliyiz ki zekât, geçici olan malı, kalıcı yapmanın en güzel yoludur. Allah rızasına uygun harcanan mal, zayi olmayacak; yalnız bu dünyada kalmayıp ebedileşecektir. Zekât ibadeti, insanlar arasında sevgi, kardeşlik ve samimiyet bağlarının güçlenmesine, nimetlerin adil paylaşımına, sosyal adalet ve dayanışmaya vesile olacaktır. Zekât, cimrilik ve kıskançlık hislerinin yok olup, cömertlik, hayırseverlik, merhamet gibi güzel huyların gelişmesine ve iyilik ehli insanların çoğalmasına yardımcı olacaktır. Değerli Kardeşlerim! Yüce Allah’ın bizlere emanet olarak lütfettiği malın ve mülkün sorumluluğunu bilelim. Bizim için bir arınma ve yücelme vesilesi olduğu bilinciyle zekât ibadetini en güzel şekilde yerine getirelim. Yüce Rabbimizin rızasını gözeterek vereceğimiz zekâtın, fitrenin ve yapacağımız diğer güzel amellerimizin sevaplarımızı çoğaltacağının ve malımıza bereket, hayatımıza huzur getireceğinin bilincinde olalım. Zekât vermemenin de büyük bir vebal olduğunu unutmayalım. Hutbemi başta okuduğum hadisi şerifin mealiyle bitiriyorum: “Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekâtını verin… Rabbinizin cennetine girin.”6 Hazırlayan: Ali ÜNAL – Haymana Müftüsü Redaksiyon: Ankara İl Hutbe Komisyonu 1-Tevbe  Sûresi   9/103 2-Bakara Sûresi  2/110 3- Zariyat Sûresi 51/ 19 4-Müslim, Birr, 56, 5- Buhârî, Zekat, 18; 6-Tirmizî, Cum’a, 80

Henüz yorum yok.
Yorum yapmak için lütfen giriş yapınız.
Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes