Nisan
7

Kutlu Doğum

Kutlu Doğum

Muhterem Kardeşlerim!

Bildiğiniz gibi 14-20 Nisan tarihlerini de içine alan önümüzdeki hafta, ülkemizin her yerinde Kutlu Doğum haftası olarak kutlanacaktır.

Yaklaşmakta olan bu haftanın hepimiz için hayırlara vesile olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyorum. Bu vesileyle Efendimiz(s.a.s.)’in, Allah’ın övgüsüne mahzar olan üstün ahlâkî özelliklerinden kısa bir demet sunmak istiyorum.

Hz. Ali’nin bildirdiğine göre, kusursuz bir ifade kabiliyetine sahip olan Peygamber Efendimiz(s.a.s.), hayatı boyunca yalnız gerçeği söylemiş ve söylediklerini harfi harfine yaşamıştır. Nitekim daha gençliğinde bile Mekkeliler onu “el-Emîn”, yani “güvenilir insan” diye anarlardı.

O(s.a.s.), daima tatlı dilli, güler yüzlü, hoşgörülü olmuş; bununla beraber söylediklerini saygıyla dinletip yaptırmayı da başarmıştır.

Efendimiz(s.a.s.), toplulukta yemek yemeyi severdi. Yemeğe besmele ile başlar, tıka-basa doymadan sofradan kalkardı. Yemekten önce ve sonra ellerini yıkardı.

Temiz, sade, ama düzgün giyinir, pejmürdelikten hoşlanmazdı. Bu konuda çevresindekileri de uyarırdı. Temizliği “imanın yarısı” sayardı. Temizliği, “maddi temizlik ve ruh temizliği” olarak anlar ve anlatırdı. Azla yetinmeyi bilir, geçici sıkıntıları tasa edinmezdi. Diğer müslümanlara da her durumda kanaatkâr olmayı, hayata daima iyimser bakmayı öğütlerdi.

Değerli Kardeşlerim!

Efendimizin gönlü zengindi. Affetmeyi sever, kimseyi incitmez, düşmanlarının dahi iyiliğini isterdi. Kur’an-ı Kerim onun bu meziyetinden övgüyle bahseder ve şöyle der:

“… Eğer kaba, katı kalpli olsaydın, muhakkak ki insanlar çevrenden dağılır giderlerdi…” 1

 

O şefkat Peygamberi, bir öğünlük yemeğini olmayana verdiği için, kendisinin ve ailesinin aç sabahladığı geceler çok olmuştu; ama onlar, aç kalmalarına rağmen, iyilik yapmanın ve Allah’ın hoşnutluğunu kazanmanın mutluluğunu yaşamışlardır.

Resûlullah Efendimiz(s.a.s.), adaleti titizlikle korur; insanlara mevki ve makamlarına göre muamele etmezdi. Aksine; fakirlerin, kimsesizlerin, yetimlerin, hastaların, gariplerin, çocukların daha çok ilgiye, sevgiye, mutluluğa muhtaç olduklarını bilir ve bunu onlardan esirgemezdi.

Cenâb-ı Peygamber, kibirlenmekten nefret ederdi. Kibirle imanın bir kalpte birleşemeyeceğini söyler; kimseye karşı büyüklük taslamazdı; ama düşmanları karşısında da ezilmezdi, eğilmezdi. Meclislerde boş bulduğu yere otururdu. Her vesileyle kendisinin de bir insan olduğunu, sadece Allah’ın koruması sayesinde hata ve günahtan kurtulabileceğini içtenlikle ifade ederdi. Halkın arasına katılır; hastaları, dostlarını, komşularını ziyaret eder; müslümanların acı ve tatlı günlerini paylaşmaktan mutluluk duyardı.

Resulullah’ın aile hayatı da son derece muntazamdı. Kadınlara saygı duyar, haklarını gözetirdi. Geceleyin ibadet etmek istediği zaman bile eşinden izin alma inceliğini gösterirdi. Çocuklara ve gençlere yürekten sevgi ve ilgi gösterirdi. Çocukların oyunlarına katılırdı; gençlere güvenir, onların görüşlerini alır, onlara sorumluluk yüklerdi.

Değerli Müslümanlar!

Efendimiz(s.a.s.)’in güzel ahlâkını ve üstün niteliklerini elbette kısa bir hutbeye sığdıramayız. Ama şu anlattıklarımın bile bizim için ne kadar değerli olduğunu, adeta  bir hayat hazinesi olduğunu görüyoruz.

Unutmamalıyız ki, O’nun doğumunu anmaktan asıl gaye; evrensel olan nübüvvetini, Allah’a olan tevekkül ve itimadını, Kur’ân’a dayanan yüce ahlakını, insanlık ve merhametini, insaf ve adaletini, sabır ve sebatını, kerem ve cömertliğini, fazilet ve cesaretini, kısaca insanlığa sunduğu değerleri ve hayat biçimini anlamak, ‘biz bunun neresindeyiz?’ diye düşünmek, hatalarımızı gözden geçirme fırsatını yakalamaktır.

Hutbemi, bir ayeti kerime meali ile bitiriyorum:

“Habibim, de ki: Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın.”3

Hazırlayan:  Prof. Dr. Mustafa ÇAĞRICI – İstanbul Müftüsü

Redaksiyon: D.İ.B. Hutbe Komisyonu

1. Âl-i İmran 3-159.

2. Darimi, Sünen, Rikak, Hadis no: 2672

3. Al-i İmran, 3/31.

» Yorum Yapın

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. TrackBack URI

Yorum Yapın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

Yazı Hakkında