<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hutbeler  - Haftanın Hutbesi : &#187; Mart</title>
	<atom:link href="http://www.hutbeler.com/wordpress/category/tarih-ay/mart-tarih-ay/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.hutbeler.com/wordpress</link>
	<description>www.Hutbeler.com</description>
	<lastBuildDate>Wed, 01 Feb 2012 15:32:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=</generator>
		<item>
		<title>Çanakkale Zaferi</title>
		<link>http://www.hutbeler.com/wordpress/2011/03/18/canakkale-zaferi-3/</link>
		<comments>http://www.hutbeler.com/wordpress/2011/03/18/canakkale-zaferi-3/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Mar 2011 04:47:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İmam Hatib</dc:creator>
				<category><![CDATA[1432]]></category>
		<category><![CDATA[2011]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[Mart]]></category>
		<category><![CDATA[Minberden Öğütler - D.İ.B]]></category>
		<category><![CDATA[Rebiülahir - 4.Ay]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Vatan & Millet]]></category>
		<category><![CDATA[18 Mart]]></category>
		<category><![CDATA[18 Mart 2011]]></category>
		<category><![CDATA[18.03.2011]]></category>
		<category><![CDATA[2010 hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[2011 hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[ankara]]></category>
		<category><![CDATA[ayet]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Kardeşlerim]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[çanakkale zaferi]]></category>
		<category><![CDATA[cami]]></category>
		<category><![CDATA[camii]]></category>
		<category><![CDATA[cüz]]></category>
		<category><![CDATA[cuma]]></category>
		<category><![CDATA[cuma hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[cuma hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[cuma namazı]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[dualari]]></category>
		<category><![CDATA[efendi]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[hadis]]></category>
		<category><![CDATA[hatib]]></category>
		<category><![CDATA[hatip]]></category>
		<category><![CDATA[hoca]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe 2010]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe duaları]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe duaları arapça]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe konuları]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe ne demektir]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler 2010]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler 2011]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler ankara]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler istanbul müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler konya]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler.com]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[hutbelerim]]></category>
		<category><![CDATA[hutpe]]></category>
		<category><![CDATA[imam]]></category>
		<category><![CDATA[imam hatib]]></category>
		<category><![CDATA[imam hatip]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[khutab]]></category>
		<category><![CDATA[konulari]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[kuran-ı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[kuranı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[mart]]></category>
		<category><![CDATA[masjid]]></category>
		<category><![CDATA[müftü]]></category>
		<category><![CDATA[müftülügünden]]></category>
		<category><![CDATA[müftülük]]></category>
		<category><![CDATA[müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[müftülüğünün]]></category>
		<category><![CDATA[mescid]]></category>
		<category><![CDATA[mescit]]></category>
		<category><![CDATA[mesjid]]></category>
		<category><![CDATA[mihrab]]></category>
		<category><![CDATA[mihrap]]></category>
		<category><![CDATA[mimber]]></category>
		<category><![CDATA[minber]]></category>
		<category><![CDATA[minberden gönüllere]]></category>
		<category><![CDATA[minberlerden gönüllere]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammet]]></category>
		<category><![CDATA[Muhterem Mü'minler]]></category>
		<category><![CDATA[Muhterem Müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Rab]]></category>
		<category><![CDATA[Rabbi]]></category>
		<category><![CDATA[rasulullah]]></category>
		<category><![CDATA[resulullah]]></category>
		<category><![CDATA[sure]]></category>
		<category><![CDATA[vaaz]]></category>
		<category><![CDATA[vaazı]]></category>
		<category><![CDATA[vaiz]]></category>
		<category><![CDATA[vaizi]]></category>
		<category><![CDATA[vayiz]]></category>
		<category><![CDATA[vazı]]></category>
		<category><![CDATA[İlçesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hutbeler.com/wordpress/?p=564</guid>
		<description><![CDATA[internet advertising وَلَا تَحْسَبَنَّ الَّذِينَ قُتِلُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ أَمْوَاتًا بَلْ أَحْيَاءٌ عِنْدَ رَبِّهِمْ يُرْزَقُونَ Ali İmran, 3 / 169 Çanakkale Zaferi Muhterem Kardeşlerim! Vatan, bayrak, bağımsızlık gibi değerler, milletimiz nezdinde çok özel bir yere sahiptir. Hepimiz bu değerlere bağlı olmalı, gerektiğinde bunlar için malımızı, canımızı, her şeyimizi feda edebilmeliyiz. Nitekim dinimizde, kutsal değerler uğruna [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="in_post_ad_top_1" style="margin: 5px;padding: 0px;"><!-- Begin BidVertiser code -->
<SCRIPT LANGUAGE="JavaScript1.1" SRC="http://bdv.bidvertiser.com/BidVertiser.dbm?pid=156340&bid=999984" type="text/javascript"></SCRIPT>
<noscript><a href="http://www.bidvertiser.com">internet advertising</a></noscript>
<!-- End BidVertiser code --></div><h3>
<p style="text-align: center;">وَلَا تَحْسَبَنَّ الَّذِينَ قُتِلُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ أَمْوَاتًا بَلْ أَحْيَاءٌ عِنْدَ رَبِّهِمْ يُرْزَقُونَ</p>
<p style="text-align: center;">Ali İmran, 3 / 169</p>
<p style="text-align: center;">Çanakkale Zaferi</p>
<strong>Muhterem Kardeşlerim!</strong></h3>
Vatan, bayrak, bağımsızlık gibi değerler, milletimiz nezdinde çok özel bir yere sahiptir. Hepimiz bu değerlere bağlı olmalı, gerektiğinde bunlar için malımızı, canımızı, her şeyimizi feda edebilmeliyiz. Nitekim dinimizde, kutsal değerler uğruna canını feda edenler “şehit” olarak nitelenmiştir.

Yüce Rabbimiz şehitler hakkında; <strong>“Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah’ın, lütfundan kendilerine verdiği nimetlerin sevincini yaşayarak rızıklandırılmaktadırlar.”<sup>1</sup> </strong>buyurmuştur. Efendimiz (s.a.s.) de: <strong>“Nefsim kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, Allah yolunda savaşıp öldürülmeyi, sonra diriltilip yine öldürülmeyi, sonra diriltilip yine öldürülmeyi ne kadar çok isterdim.”<sup>2</sup></strong> buyurarak, şehitlik derecesinin yüceliğine işaret etmiştir.

<span id="more-564"></span><strong>Değerli Kardeşlerim!</strong>

Bizler kahramanlık örnekleri ve zaferlerle dolu bir tarihe sahibiz. Şüphesiz bu kahramanlık destanlarından biri de Çanakkale Zaferidir. Bu zaferin, milletimizin tarihini taçlandıran olaylar arasında, önemli bir yeri vardır.

<strong>Aziz Müslümanlar!</strong>

Kurtuluş savaşımızın başkumandanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Çanakkale&#8217;de askerimizin manevî gücünü şöyle anlatmaktadır: <strong>“Karşılıklı siperler arası sekiz metre, yani ölüm muhak­kak. Birinci siperdekiler, hiçbiri kurtulamayarak kâmilen düşüyor. İkinci siperdekiler onların yerine geçiyor. Fakat ne kadar gıpta edilecek itidal ve tevekkül ki, öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor, hiçbir tereddüt bile göstermiyor, sarsılmak yok! Okuma bilenler ellerinde Kur&#8217;an-ı Kerim, cennete girmeye hazırlanıyorlar. Bilme­yenler kelime-i şahadet getirerek yürüyorlar. Bu, Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren, şâyân-ı hayret ve tek bir misaldir. Emin olmalısınız ki, Çanakkale muharebesini ka­zandıran bu yüksek ruhtur.”</strong>

Bu mücadelede yurdun dört bir tarafından eli silah tutan vatan evladı görev almış, tek yürek ve yekvücut olarak savaşmıştır. Cephede inançlı bir asker, cephe gerisinde ise merhametli bir insan olmanın eşsiz örneklerini veren Mehmetçik, hastaya, hastaneye, silahsıza ve teslim olana ateş etmemiş, esire misafir muamelesi yapmıştır.

<strong> </strong>

<strong>Değerli Müslümanlar</strong>!

Bugün de, milletçe Çanakkale’de sergilenen bu inanç ve ruha, aynı beraberlik ve dayanışmaya ihtiyacımız olduğu açıktır. Çünkü Çanakkale ve benzeri zaferlerde şahlanan ruh, milletimizin mayasını oluşturan iman ve kardeşlik ruhudur. Bu ruh, dinin, vatanın, namusun, bayrağın, kısaca bizi biz yapan değerlerin en zor şartlarda bile feda edilemeyeceğini açık bir şekilde ortaya koymuştur. Bu ruhu yaşattığımız sürece, üstesinden gelemeyeceğimiz bir sorun kalmayacaktır. Milletimizin huzur ve bekası, bu inançla yetişmiş nesillere sahip olmakla mümkündür. Bunun için, gençlerimize Çanakkale destanının ardındaki bu ruhu anlatmalı ve yüce değerlerimizin kıymetini onlara öğretmeliyiz.

Bu vesileyle, bütün şehit ve gazilerimizi rahmet ve şükranla anıyor, ruhlarının şad olmasını Cenabı haktan temenni ediyoruz.

<strong>Muhterem Müslümanlar!</strong>

Bildiğiniz gibi geçen hafta, öteden beri sıcak ve dostane ilişkiler içerisinde bulunduğumuz Japonya’da büyük bir tabii felaket yaşandı. Bu felaketin etkileri maalesef halen devam etmektedir. Alınan bütün tedbirlere rağmen yüzlerce insan hayatını kaybetti, binlerce insan ise yaralandı. İnsanlar, nice mağduriyet ve mahrumiyetler yaşadı. İnsanlık ailesi adına hakikaten acı, üzücü, düşündürücü, ibret ve ders verici nice tablolara hep birlikte tanık olduk.   Tabii afetler karşısında insanın ne derece çaresiz kaldığına tüm dünya şahit oldu.  Şüphesiz Yüce Kitabımıza göre insanoğlu dünya hayatında, sıkıntı, bela, musibet ve felaketlere maruz kalabilir. Bu olaylar hangi coğrafyada vuku bulursa bulsun ders çıkarıp tedbir almak, hem dini hem de insanî bir görevdir. Diğer taraftan felaketlerin açtığı yaraların tamiri de ancak insanlığın el birliği ile mümkündür. Bu itibarla hangi dine, hangi etnik kökene, hangi coğrafyaya ait olursa olsun tüm insanlığı ortak bir aile gibi gören Yüce Dinimizin öğretileri gereği Japon halkının acısını acımız, felaketini felaketimiz, sönen binlerce hayatı insanlık ailesinin kaybı olarak telakki ediyoruz. Geride kalan sahipsizler, öksüzler insanlık ailesinin yetim ve öksüzüdür. Bu vesileyle Japon halkına Millet olarak gönülden başsağlığı diliyor, Mevla’mızın tüm insanlığı bu tür felaketlerden korumasını niyaz ediyoruz.

<strong> </strong>

<strong>Hazırlayan ve Redaksiyon: </strong> D.İ.B. Hutbe Komisyonu

1-Al-i İmran, 3/169

2-Buhari, Cihad 7 /2835<div id="in_post_ad_bottom_1" style="clear:both;margin: 5px;padding: 0px;"></div><div style='clear:both'></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hutbeler.com/wordpress/2011/03/18/canakkale-zaferi-3/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vefalı Olmak</title>
		<link>http://www.hutbeler.com/wordpress/2011/03/18/vefali-olmak/</link>
		<comments>http://www.hutbeler.com/wordpress/2011/03/18/vefali-olmak/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Mar 2011 04:23:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İmam Hatib</dc:creator>
				<category><![CDATA[1432]]></category>
		<category><![CDATA[2011]]></category>
		<category><![CDATA[Alaaddin Demiryürek]]></category>
		<category><![CDATA[Erenler Köyü Camii - İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Mart]]></category>
		<category><![CDATA[Rebiülahir - 4.Ay]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[11 Mart]]></category>
		<category><![CDATA[11 Mart 2011]]></category>
		<category><![CDATA[11.03.2011]]></category>
		<category><![CDATA[2010 hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[2011 hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[ayet]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Kardeşlerim]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[cami]]></category>
		<category><![CDATA[camii]]></category>
		<category><![CDATA[cüz]]></category>
		<category><![CDATA[cuma]]></category>
		<category><![CDATA[cuma hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[cuma hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[cuma namazı]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[dualari]]></category>
		<category><![CDATA[efendi]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Erenler Köyü Camii]]></category>
		<category><![CDATA[hadis]]></category>
		<category><![CDATA[hatib]]></category>
		<category><![CDATA[hatip]]></category>
		<category><![CDATA[hoca]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe 2010]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe duaları]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe duaları arapça]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe konuları]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe ne demektir]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler 2010]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler 2011]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler ankara]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler istanbul müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler konya]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler.com]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[hutbelerim]]></category>
		<category><![CDATA[hutpe]]></category>
		<category><![CDATA[imam]]></category>
		<category><![CDATA[imam hatib]]></category>
		<category><![CDATA[imam hatip]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[khutab]]></category>
		<category><![CDATA[konulari]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[kuran-ı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[kuranı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[mart]]></category>
		<category><![CDATA[masjid]]></category>
		<category><![CDATA[müftü]]></category>
		<category><![CDATA[müftülügünden]]></category>
		<category><![CDATA[müftülük]]></category>
		<category><![CDATA[müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[müftülüğünün]]></category>
		<category><![CDATA[mescid]]></category>
		<category><![CDATA[mescit]]></category>
		<category><![CDATA[mesjid]]></category>
		<category><![CDATA[mihrab]]></category>
		<category><![CDATA[mihrap]]></category>
		<category><![CDATA[mimber]]></category>
		<category><![CDATA[minber]]></category>
		<category><![CDATA[minberden gönüllere]]></category>
		<category><![CDATA[minberlerden gönüllere]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammet]]></category>
		<category><![CDATA[Muhterem Mü'minler]]></category>
		<category><![CDATA[Muhterem Müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Rab]]></category>
		<category><![CDATA[Rabbi]]></category>
		<category><![CDATA[rasulullah]]></category>
		<category><![CDATA[resulullah]]></category>
		<category><![CDATA[sure]]></category>
		<category><![CDATA[vaaz]]></category>
		<category><![CDATA[vaazı]]></category>
		<category><![CDATA[vaiz]]></category>
		<category><![CDATA[vaizi]]></category>
		<category><![CDATA[vayiz]]></category>
		<category><![CDATA[vazı]]></category>
		<category><![CDATA[Vefalı Olmak]]></category>
		<category><![CDATA[Şile]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hutbeler.com/wordpress/?p=562</guid>
		<description><![CDATA[internet advertising بسم الله الرحمن الرحيم قال الله تعالى: هَلْ جَزَٓاءُ الْاِحْسَانِ اِلَّا الْاِحْسَانُ قال رسول الله (صعلم):  مَنْ لَمْ يَشْكُرِ النَّاسَ لَمْ يَشْكُرِ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ Vefalı Olmak Muhterem Müminler! İnsan-ı kâmil, yani olgun insan olmanın bazı ahlâkî ve insanî şartları var. Bunların en önemlilerinden biri de vefadır. Vefa,  yapılan iyilikleri unutmamak, iyilik yapana [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="in_post_ad_top_1" style="margin: 5px;padding: 0px;"><!-- Begin BidVertiser code -->
<SCRIPT LANGUAGE="JavaScript1.1" SRC="http://bdv.bidvertiser.com/BidVertiser.dbm?pid=156340&bid=999984" type="text/javascript"></SCRIPT>
<noscript><a href="http://www.bidvertiser.com">internet advertising</a></noscript>
<!-- End BidVertiser code --></div><p style="text-align: center;"><strong>بسم الله الرحمن الرحيم</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>قال الله تعالى:</strong><strong> </strong><strong>هَلْ جَزَٓاءُ الْاِحْسَانِ اِلَّا الْاِحْسَانُ</strong><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>قال رسول الله (</strong><strong>صعلم)</strong><strong>:  مَنْ لَمْ يَشْكُرِ النَّاسَ لَمْ يَشْكُرِ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ</strong><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Vefalı Olmak</strong></p>
<strong> </strong>

<strong> Muhterem Müminler!</strong>

<strong> </strong>

<strong> </strong>İnsan-ı kâmil, yani olgun insan olmanın bazı ahlâkî ve insanî şartları var. Bunların en önemlilerinden biri de vefadır. Vefa,  yapılan iyilikleri unutmamak, iyilik yapana teşekkür etmek, imkân nispetinde aynıyla veya daha fazlasıyla karşılık vermek, sözünü yerine getirmektir.

Vefa, asaletin, sadakatin ve kadirşinaslığın bir tezahürüdür. Erdemli insanlarda görülen bu güzel haslet, toplumda sevgi, saygı, huzur ve mutluluğun yerleşmesinde oldukça önemlidir. Vefalı dostlara ihtiyacımız var. Bu sebeple vefalı olmak üstün bir meziyet, vefalı dost da büyük bir nimettir.

<span id="more-562"></span><strong>Aziz Cemaat!</strong>

<strong> </strong>

<strong> </strong>Vefa göstermemiz gerekenlerin başında, üzerimizde en çok emeği ve hakkı olan anne-babalarımız gelir. Yüce Allah Kur’ân-ı Kerîm’de anne-babanın yaptığı iyilikleri hatırlattıktan sonra onlara iyi davranmamız, teşekkür ve dua etmemiz gerektiğini bildirmektedir.[1] Sevgili Peygamberimiz (sav), sütannesi Hz. Halîme kendisini ziyarete geldiğinde onu “Anneciğim” diyerek karşılamış, hırkasını çıkarıp üzerine oturtmuştur.[2] Bir ömür beraber yaşadığımız, hayatın çilesini ve mutluluğunu paylaştığımız eşlerimize, akraba ve komşularımıza karşı da kadir-kıymet bilen vefalı kimseler olmalıyız. Özellikle zor günlerinde onları asla yalnız bırakmamalıyız.

<strong> </strong>

<strong> </strong>

<strong>Değerli Müminler!</strong>

Hocalarımız,  ustalarımız,<strong> </strong>iyiliğini ve dostluğunu gördüğümüz, üzerimizde hakları olan daha nice kimseler var. Onları en azından hayırla anmak, gıyabında dua etmek, imkân nispetinde ziyaret etmek, vefakârlık gereğidir. Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz “<strong>İyiliğin karşılığı, yalnız iyiliktir”<strong>[3]</strong> </strong>buyurur. Ancak iyilik her zaman maddi karşılık anlamına gelmez. Dostlarımızla iyi ilişkilerimizi devam ettirmek, hatırlarını saymak, gönüllerini almak en güzel karşılıktır. Resulü Ekrem Efendimiz, “İnsanlara teşekkür etmeyen Allah’a da şükretmez”[4] buyurmuştur. İki kelimelik teşekkür bile çok önemlidir. Ve bunu çok ihmal ediyoruz. Vefanın olmadığı toplumlarda insanların güven duygusu azalır, iyilik yapma arzuları körelir.

<strong> </strong>

<strong>Muhterem Cemaat!</strong>

<strong> </strong>

Sadece şahsımıza değil topluma hizmet eden herkes takdire ve teşekküre layıktır. İyiliğe karşılık minnet beklemek elbette doğru değildir. Ancak normal insan fıtratı yapılan iyiliğin takdir edilmesini arzular. Resulü Ekrem Efendimiz (sav) “Sizin en hayırlınız insanlara faydalı olandır” buyurarak hem iyiliğe teşvik eder hem de iyilik yapanları taltif ederdi. Mescidin aydınlığı için Suriye’den getirdiği kandili mescide asan Sahabeden birine “Sen bizim mescidimizi aydınlattın; Allah da senin dünya ve ahretini aydınlatsın” diye dua etmiştir.[5] Bizler insana değer veren, iyileri ve iyiliği takdir eden[6] bir dinin mensuplarıyız. Öyleyse iyilik yapanlara gönülden gelerek memnuniyetimizi ifade edelim. Bilelim ki “Marifet iltifata tabidir.”

<strong> </strong>

<strong>Alaaddin Demiryürek</strong>

<strong>Erenler Köyü Camii İ.H / ŞİLE</strong>

<hr size="1" />[1] Lokman 31/14; İsra 17/24

[2] Belazuri 1.104

[3] Rahman 55/60

[4] Ebu Davud Edeb 11

[5] Kettani 1,166

[6] Bakara 2/83<div id="in_post_ad_bottom_1" style="clear:both;margin: 5px;padding: 0px;"></div><div style='clear:both'></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hutbeler.com/wordpress/2011/03/18/vefali-olmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Din Samimiyettir</title>
		<link>http://www.hutbeler.com/wordpress/2011/03/11/din-samimiyettir/</link>
		<comments>http://www.hutbeler.com/wordpress/2011/03/11/din-samimiyettir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Mar 2011 06:05:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İmam Hatib</dc:creator>
				<category><![CDATA[1432]]></category>
		<category><![CDATA[2011]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Kamil Tuncel]]></category>
		<category><![CDATA[Mart]]></category>
		<category><![CDATA[Rebiülevvel - 3.Ay]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[11 Mart]]></category>
		<category><![CDATA[11 Mart 2011]]></category>
		<category><![CDATA[11.03.2011]]></category>
		<category><![CDATA[2010 hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[2011 hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[ankara]]></category>
		<category><![CDATA[ayet]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Kardeşlerim]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[cami]]></category>
		<category><![CDATA[camii]]></category>
		<category><![CDATA[cüz]]></category>
		<category><![CDATA[cuma]]></category>
		<category><![CDATA[cuma hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[cuma hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[cuma namazı]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[Din Samimiyettir]]></category>
		<category><![CDATA[diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[dualari]]></category>
		<category><![CDATA[efendi]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[hadis]]></category>
		<category><![CDATA[hatib]]></category>
		<category><![CDATA[hatip]]></category>
		<category><![CDATA[hoca]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe 2010]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe duaları]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe duaları arapça]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe konuları]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe ne demektir]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler 2010]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler 2011]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler ankara]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler istanbul müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler konya]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler.com]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[hutbelerim]]></category>
		<category><![CDATA[hutpe]]></category>
		<category><![CDATA[ilçe]]></category>
		<category><![CDATA[imam]]></category>
		<category><![CDATA[imam hatib]]></category>
		<category><![CDATA[imam hatip]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[khutab]]></category>
		<category><![CDATA[konulari]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[kuran-ı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[kuranı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[mart]]></category>
		<category><![CDATA[masjid]]></category>
		<category><![CDATA[müftü]]></category>
		<category><![CDATA[müftülügünden]]></category>
		<category><![CDATA[müftülük]]></category>
		<category><![CDATA[müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[müftülüğünün]]></category>
		<category><![CDATA[mescid]]></category>
		<category><![CDATA[mescit]]></category>
		<category><![CDATA[mesjid]]></category>
		<category><![CDATA[mihrab]]></category>
		<category><![CDATA[mihrap]]></category>
		<category><![CDATA[mimber]]></category>
		<category><![CDATA[minber]]></category>
		<category><![CDATA[minberden gönüllere]]></category>
		<category><![CDATA[minberlerden gönüllere]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammet]]></category>
		<category><![CDATA[Muhterem Mü'minler]]></category>
		<category><![CDATA[Muhterem Müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Rab]]></category>
		<category><![CDATA[Rabbi]]></category>
		<category><![CDATA[rasulullah]]></category>
		<category><![CDATA[resulullah]]></category>
		<category><![CDATA[sure]]></category>
		<category><![CDATA[vaaz]]></category>
		<category><![CDATA[vaazı]]></category>
		<category><![CDATA[vaiz]]></category>
		<category><![CDATA[vaizi]]></category>
		<category><![CDATA[vayiz]]></category>
		<category><![CDATA[vazı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hutbeler.com/wordpress/?p=559</guid>
		<description><![CDATA[internet advertising Din Samimiyettir Değerli Mü’minler! İçinde aldatma duygusu taşımayan, Kur’an âdâbıyla yaşayan, sözlerindeki içtenlikle kalpleri birleştiren gönül dostlarının temel vasıflarından biri samimiyettir. Samimiyet, nefsâni gayelerin gölgesini amellerin üzerine düşürmeden sırf Allah rızası için yapmaktır. Kulluğu, Allah’a olan iman ve onun gereklerini gönülden yapmaktır samimiyet. Dinimizde samimiyet; müslümanların ibadet ve davranışlarının temel değerlendirme ölçüsü olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="in_post_ad_top_1" style="margin: 5px;padding: 0px;"><!-- Begin BidVertiser code -->
<SCRIPT LANGUAGE="JavaScript1.1" SRC="http://bdv.bidvertiser.com/BidVertiser.dbm?pid=156340&bid=999984" type="text/javascript"></SCRIPT>
<noscript><a href="http://www.bidvertiser.com">internet advertising</a></noscript>
<!-- End BidVertiser code --></div>Din Samimiyettir

<strong> </strong>

<strong> Değerli Mü’minler!</strong>

İçinde aldatma duygusu taşımayan, Kur’an âdâbıyla yaşayan, sözlerindeki içtenlikle kalpleri birleştiren gönül dostlarının temel vasıflarından biri samimiyettir.

Samimiyet, nefsâni gayelerin gölgesini amellerin üzerine düşürmeden sırf Allah rızası için yapmaktır. Kulluğu, Allah’a olan iman ve onun gereklerini gönülden yapmaktır samimiyet.

Dinimizde samimiyet; müslümanların ibadet ve davranışlarının temel değerlendirme ölçüsü olarak kabul edilmiş; samimi olmayan bir iman, ihlasla yapılmayan ibadet ve amellerin, Allah katında hiçbir değerinin olmadığı ifade edilmiştir.

<span id="more-559"></span>

<strong> Muhterem Kardeşlerim! </strong>

Müslüman, inançta, sözde, tutum ve davranışlarında samimi olan insandır. Nitekim bir hadis-i şerifte; <strong>“Kulumun en sevdiğim ibadeti, bana olan samimiyetidir.”<sup>1</sup> </strong>buyrulmaktadır.

Peygamber Efendimiz(s.a.s.) de<strong>; “Allah sizin dış görünüşünüze ve mallarınıza değil, kalplerinize ve amellerinize bakar.”<sup>2</sup></strong> buyurarak, samimiyetin önemine vurgu yapmıştır.

Gerçekten de dinin özü samimiyettir. Samimi bir kalple Allah’a varılır. İnsanların Allah yolundaki samimiyeti ise, amelleri ile anlaşılır.

<strong> </strong>

<strong> </strong>

<strong> </strong>

<strong> </strong>

<strong> </strong>

<strong> Kıymetli Mü’minler!</strong>

<strong> </strong> Dinî ve sosyal hayatımızda uyulması gereken temel prensipleri bize öğreten yüce kitabımızın özünde baştan aşağı bir samimiyet çağrısı vardır. O kutsal kitabı okuyup, can kulağıyla ve gönül gözüyle dinleyenler hemen anlayacaklardır.

<strong> </strong>Efendimiz(s.a.s.) de;<strong> “Din, Allah’a, Peygamberine, Kitabına, müminlerin önderlerine ve bütün Müslümanlara karşı samimiyettir.”<sup>4</sup></strong> buyurmaktadır.  Onun bu uyarısını hepimiz kendimize hayatımızın her alanında ilke edinelim. Daima Allah rızasını gözetip, ihlâslı olmaya gayret edelim. Kalbimizi; kin, nefret, düşmanlık, gösteriş gibi her türlü olumsuz vasıflardan arındıralım ki; ibadetlerimiz ruhunu kaybetmesin, çevremizdeki dostlarımız da dağılıp gitmesin.

Unutmayalım ki! Rabbimiz biz kullarından, Peygamberimiz(s.a.s.) ümmetinden, anne-baba evladından, eşler birbirinden, öğretmen öğrencisinden, kısaca toplumda hemen herkes bir diğerinden samimiyet bekler.

Sadakat ve samimiyetin olmadığı yerde, ne gerçek anlamda bir dindarlıktan,  ne de dostâne ilişkilerden söz edebiliriz.

Hutbemi, bir ayet-i kerimenin meâliyle bitiriyorum:

<strong> </strong>

<strong> “De ki: “Rabbim adaleti emretti. Her secde ettiğinizde yüzlerinizi O’na çevirin ve dinde samimi olarak O’na yalvarın. Sizi başlangıçta yarattığı gibi, yine O’na döneceksiniz.”<sup>5</sup> </strong>

<strong> </strong>

<strong>Hazırlayan:</strong> Kamil TUNCEL

Ankara Müftülüğü

Personel Şube Müdürü

<strong>Redaksiyon:</strong> D.İ.B. Hutbe Komisyonu

1. Ahmed b. Hanbel, V/254

2. Müslim, Birr, 33; İbn Mâce, Zühd, 9

3. Müslim, İman, 95

4.A’râf, 7/29<div id="in_post_ad_bottom_1" style="clear:both;margin: 5px;padding: 0px;"></div><div style='clear:both'></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hutbeler.com/wordpress/2011/03/11/din-samimiyettir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sağlığın Önemi</title>
		<link>http://www.hutbeler.com/wordpress/2011/03/02/sagligin-onemi/</link>
		<comments>http://www.hutbeler.com/wordpress/2011/03/02/sagligin-onemi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Mar 2011 18:19:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İmam Hatib</dc:creator>
				<category><![CDATA[1432]]></category>
		<category><![CDATA[2011]]></category>
		<category><![CDATA[Malatya Müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Mart]]></category>
		<category><![CDATA[Osman Hulusi Ateş Efendi]]></category>
		<category><![CDATA[Rebiülevvel - 3.Ay]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Somuncu Baba Camii - Malatya]]></category>
		<category><![CDATA[Somuncu Baba Minberinden]]></category>
		<category><![CDATA[04.03.2011]]></category>
		<category><![CDATA[2010 hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[2011 hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[4 Mart]]></category>
		<category><![CDATA[4 Mart 2011]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[ayet]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Kardeşlerim]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[cami]]></category>
		<category><![CDATA[camii]]></category>
		<category><![CDATA[cüz]]></category>
		<category><![CDATA[cuma]]></category>
		<category><![CDATA[cuma hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[cuma hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[cuma namazı]]></category>
		<category><![CDATA[Darende]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[dualari]]></category>
		<category><![CDATA[efendi]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Es Seyyid Osman Hulusi Ateş Efendi]]></category>
		<category><![CDATA[hadis]]></category>
		<category><![CDATA[hatib]]></category>
		<category><![CDATA[hatip]]></category>
		<category><![CDATA[hoca]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe 2010]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe duaları]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe duaları arapça]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe konuları]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe ne demektir]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler 2010]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler 2011]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler ankara]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler istanbul müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler konya]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler.com]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[hutbelerim]]></category>
		<category><![CDATA[hutpe]]></category>
		<category><![CDATA[imam]]></category>
		<category><![CDATA[imam hatib]]></category>
		<category><![CDATA[imam hatip]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[khutab]]></category>
		<category><![CDATA[konulari]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[kuran-ı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[kuranı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[malatya]]></category>
		<category><![CDATA[mart]]></category>
		<category><![CDATA[masjid]]></category>
		<category><![CDATA[müftü]]></category>
		<category><![CDATA[müftülügünden]]></category>
		<category><![CDATA[müftülük]]></category>
		<category><![CDATA[müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[müftülüğünün]]></category>
		<category><![CDATA[mescid]]></category>
		<category><![CDATA[mescit]]></category>
		<category><![CDATA[mesjid]]></category>
		<category><![CDATA[mihrab]]></category>
		<category><![CDATA[mihrap]]></category>
		<category><![CDATA[mimber]]></category>
		<category><![CDATA[minber]]></category>
		<category><![CDATA[minberden gönüllere]]></category>
		<category><![CDATA[minberlerden gönüllere]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammet]]></category>
		<category><![CDATA[Muhterem Mü'minler]]></category>
		<category><![CDATA[Muhterem Müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Rab]]></category>
		<category><![CDATA[Rabbi]]></category>
		<category><![CDATA[rasulullah]]></category>
		<category><![CDATA[resulullah]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlığın Önemi]]></category>
		<category><![CDATA[Somuncu Baba Camii]]></category>
		<category><![CDATA[sure]]></category>
		<category><![CDATA[vaaz]]></category>
		<category><![CDATA[vaazı]]></category>
		<category><![CDATA[vaiz]]></category>
		<category><![CDATA[vaizi]]></category>
		<category><![CDATA[vayiz]]></category>
		<category><![CDATA[vazı]]></category>
		<category><![CDATA[Şeyh Hamid-i Veli Camii]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hutbeler.com/wordpress/?p=550</guid>
		<description><![CDATA[internet advertising “Rabbinizden size gerçekleri gösteren deliller geldi. Artık kim gözünü açar hakkı idrâk ederse kendi yararına¸ kim de (hakkın karşısında) körlük ederse kendi zararınadır.” (En’âm¸ 104.) Muhterem Cemâat-i Müslimîn! Bilmiş olunuz ki¸ saâdetin başı sağlıktır. Cihanda vücûd sağlığı kadar büyük bir nîmet yoktur. Vücûd sağlığı olmazsa¸ hiçbir şeyin tadı kalmaz. Bunun içindir ki¸ dünyada [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="in_post_ad_top_1" style="margin: 5px;padding: 0px;"><!-- Begin BidVertiser code -->
<SCRIPT LANGUAGE="JavaScript1.1" SRC="http://bdv.bidvertiser.com/BidVertiser.dbm?pid=156340&bid=999984" type="text/javascript"></SCRIPT>
<noscript><a href="http://www.bidvertiser.com">internet advertising</a></noscript>
<!-- End BidVertiser code --></div><strong> “Rabbinizden size gerçekleri gösteren deliller geldi. Artık  kim gözünü açar hakkı idrâk ederse kendi yararına¸ kim de (hakkın  karşısında) körlük ederse kendi zararınadır.”<sup> (En’âm¸ 104.)</sup></strong>

<strong>Muhterem Cemâat-i Müslimîn!</strong>

Bilmiş olunuz ki¸ saâdetin başı sağlıktır. Cihanda vücûd sağlığı  kadar büyük bir nîmet yoktur. Vücûd sağlığı olmazsa¸ hiçbir şeyin tadı  kalmaz. Bunun içindir ki¸ dünyada sıhhatinin bozulmasını isteyen bir  kimse düşünülemez. Hepimiz hasta olmamayı isteriz. Lakin her nedense bir  çoklarımız sıhhatin muhâfazası için lâzım olan tedbirlerin tatbikinde  yine ağır davranır. Zararlı itiyâdların önüne geçemeyiz. Sıhhatimizi  bozan şeylerden sakınmıyoruz. Onlara lâyık olduğu kadar ehemmiyet  vermiyoruz. Hâlbûki vaktinde bu nîmetin kadri bilinmez¸ görünür görünmez  düşmanlardan korunmazsa¸ insan sonunda pişman olur.

Sıhhati korumak için her şeyden evvel hayâtın gözle görülmeyen müthiş  düşman orduları tarafından ne sûretle tehdit edildiğini öğrenmek ve  onlara karşı tedbir almak lâzımdır. Çünkü hastalığın da¸ sağlığın da hep  sebepleri vardır. Bu dünya sebep dünyasıdır.

<span id="more-550"></span>

A<strong>llah (c.c) her şeyi bir sebebe bağlamıştır. Hiçbir şey kendi  kendine olmaz. İnsanlar için ilk vazîfe sıhhatinin bozulmamasına  çalışmak ve herhangi bir sebeple bir hastalığa yakalanırsa hemen  çaresine koşmaktır. Çünkü ölümden başka hangi hastalık olursa olsun¸  onun bir sebebi bir de ilacı vardır. Allah (c.c) her dert için bir ilaç  yaratmış¸ hastalıktan kurtulmanın yollarını da bizlere göstermiştir.</strong>

Hâlbûki biz insanlar kışın soğuğuna¸ yazın sıcağına¸ yırtıcı  hayvanlara karşı hazırlık yaparız¸ müdafaada bulunuruz da gözümüzle  görmediğimiz milyonlarca düşmana ehemmiyet vermeyiz.

<strong>Şüphe yok ki üzerimize saldıran yırtıcı bir hayvana karşı  hiçbir kuvvet sarf etmez¸ ona karşı durmazsak hayvan bizi parçalar ve  öldürür. Böyle bir zamanda kendimizi nasıl korumağa çalışırsak bize  hastalık aşılayan görünmez düşmanlara karşı¸ daha ziyâde uyanık bulunmak  onlardan daha çok korunmak bir vazîfedir.</strong>

<strong>Azîz Cemâat!</strong>

Allahu Teâlâ hazretleri nasıl büyük büyük hayvanlar yaratmış ise¸  gözle görülmeyecek kadar küçük hayvanlar da yaratmıştır. İşte sârî ve  bulaşıcı hastalıkların sebebi de mikrop denilen ve göz ile görülmeyen bu  hayvancıklardır. Hurdebînsiz (mikroskopsuz) göremediğimiz¸ bu küçücük  hayvanlar havada¸ suda¸ toprakta bol bol bulunurlar. Allah (c.c)’ın ne  büyük kudret sahibi olduğunu düşününüz ki bir damla kanda bu  hayvancıklardan yüzbinlercesini yaşatmakta ve barındırmaktadır.  Hekimlerin mikrop dedikleri bunlardır. Bunların bazısı bize dosttur¸  fâidelidir. Bazısı da düşmandır.

İşte kolera¸ verem¸ çiçek¸ kızamık¸ kızıl¸ kuşpalazı gibi bir çok  bulaşıcı hastalıklar hep gözle görülmeyen bu zararlı kurtlarla gelmekte  ve birinden öbürüne geçmektedir. Bunlar herhangi bir vasıta ile vücûda  girer ve bedeni müsait bulursa hemen faaliyete geçerler ve tahribâta  başlarlar. Vücûdumuzda hâsıl olan yara ve berelerin kolayca iyi olmaması  ve bazen günden güne fenalaşması da hep bu mikropların yaptığı  tahribâttandır. Bunların yaptıkları tahribât zehirli yılanların¸ yırtıcı  hayvanların yaptıkları tahribâttan yüzbinlerce daha fazladır.

<strong>Müslüman Kardeş!</strong>

Bu düşmanlardan korunmak için¸ bunların nasıl¸ nerelerde  başladıklarını öğrenmek lâzımdır. Çünkü bunların da kendilerine mahsûs  yaşama ve üreme şartları vardır. Bunlar umumiyetle kirli¸ karanlık¸ pis  ve kuytu yerlerden hoşlanırlar. Böyle yerlerde tenâsül eder ve az bir  zamanda milyonlarca yumurta dökerler¸ yavru çıkarırlar¸ çoğaldıkça  çoğalırlar.

Mikropların girdikleri vücûtta hastalık tevlid edebilmeleri için bazı  yardımcı sebepler de vardır. Her şeyden evvel onlara da çok dikkat  etmek lâzımdır. Vücûdun herhangi bir sebeple zayıflaması¸ yorgun düşmesi  aç kalması¸ üşümesi ve soğuk alması fazla me’yûs ve mükedder olması¸  evvelce geçirdiği birtakım hastalıklarla yıpranmış olması da yardımcı  sebeplerdendir. Vücûtta bunlardan birinin bulunması mikropların  yerleşmesine¸ çoğalmasına ve nihâyet vücûdu hastalandırmasına yardım  eden sebeplerdendir. Yıpranmış¸ mukâvemeti azalmış vücutta ise çoğalır¸  faaliyete başlar. Mütehassıs doktorların beyânına göre; mikroplu ve  bulaşık hastalıklar elliden ziyâdedir. Bunların en mühimleri şunlardır.

<strong>Muhterem Müslümanlar!</strong>

Havanın¸ suyun temizliğine dikkat etmek ne kadar lâzım ise¸ meyve  salata gibi birçok ellerin yapıştığı toz toprağa¸ maruz kalan şeyleri  temiz su ile iyice yıkamadan yenilmemesi ve sofraya oturmadan evvel  ellerin gâyet temiz yıkanması da lâzımdır. Esasen elleri yıkamadan  sofraya oturmak dinî ananelerimize de uygun değildir.

Peygamber efendimiz sofraya oturmadan ve sofradan kalkınca ellerin  yıkanmasını emir buyurmuştur. Bu gün hekimler de aynı tavsiye de  bulunmaktadır. Binâenaleyh İslâmiyetin; hıfzı’s-sıhhayâ riâyet  husûsundaki tedbir ve tavsiyelerini daima bir fikrî tebcîl ile yâd ve  tatbik etmeliyiz. Çünkü fennin en son keşfiyâtı irfan dünyasının en  derin âlimleri ve hekimleri de bugün aynı hakîkatleri tekrar¸ aynı  tavsiyeleri îrâd etmekten başka bir şey yapmıyorlar.

<strong>Azîz Cemâat!</strong>

<strong>Her saâdetin başı sağlık¸ sağlığın başı da temizlik¸  mikroplara karşı da en büyük bir silahtır. Temizlik olmadıkça¸ ne hekim  ne aşı ne ilaç bir iş görmez. Temizliğin önemine değinilen bu sözden  şunu anlıyoruz. Ferdî ve içtimaî her husûsta temizliğe önem vermemiz¸  şehrimiz¸ köyümüz¸ evimiz¸ sokağımız¸ ocağımız¸ otağımız¸ bucağımız¸  rûhumuz¸ kalbimiz¸ vücûdumuz bütün yönüyle tertemiz olmalıdır. Buna  ciddi bir ehemmiyet vermeliyiz. Her ferdin bu husûsa ihtimâmını¸ bütün  âlemin tertemiz olmasını sağlar. Mukaddes kitabımız¸ Peygamberimiz¸ din  büyüklerimiz de hep bunları emretmektedir.</strong>

Kur’ân-ı Kerîm’de¸ <strong>“Ey Âdemoğulları her mescid için her namaz  yeri için temizliğe bakınız. Her namaz kılacağınız vakit temiz  elbiselerinizi giyiniz. Yiyiniz içiniz fakat israf etmeyiniz. Çünkü  Allah israf edenleri sevmez.” <sup>(A’raf¸ 31.)</sup></strong> İşte bu Allah’ın bir emridir.

Temizlik; insanın içini ve görünüşünü her türlü pislikten temiz bulundurmasıdır¸ îmânın yarısıdır.

Peygamberimiz fakirlikten şikâyet eden zâta; <strong>“Temizliğe dikkat et ki rızkın bol olsun.”</strong> buyurmuştur. Velhâsıl¸ insanın kalbi temiz¸ bedeni temiz¸ elbisesi  temiz¸ oturup kalktığı yer temiz¸ yiyip içtiği de temiz olacaktır.  Temizlik îmândandır.

<strong>Es Seyyid Osman Hulusi Ateş Efendi &#8211; Somuncu Baba Minberinden Hutbeler</strong><div id="in_post_ad_bottom_1" style="clear:both;margin: 5px;padding: 0px;"></div><div style='clear:both'></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hutbeler.com/wordpress/2011/03/02/sagligin-onemi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tabiata Ve Çevreye Karşı Sorumluluklarımız</title>
		<link>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/04/22/tabiata-ve-cevreye-karsi-sorumluluklarimiz/</link>
		<comments>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/04/22/tabiata-ve-cevreye-karsi-sorumluluklarimiz/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Apr 2010 17:23:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İmam Hatib</dc:creator>
				<category><![CDATA[2010]]></category>
		<category><![CDATA[Antalya Müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre & Doğa]]></category>
		<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>
		<category><![CDATA[Mart]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[20 Mart]]></category>
		<category><![CDATA[20 Mart 2010]]></category>
		<category><![CDATA[20.03.2010]]></category>
		<category><![CDATA[2009 hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[2010 hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[ayet]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Kardeşlerim]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[ağaç]]></category>
		<category><![CDATA[çöl]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[çim]]></category>
		<category><![CDATA[çimen]]></category>
		<category><![CDATA[bayram hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[cami]]></category>
		<category><![CDATA[camii]]></category>
		<category><![CDATA[cüz]]></category>
		<category><![CDATA[cuma]]></category>
		<category><![CDATA[cuma hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[cuma hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[cuma namazı]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[dualari]]></category>
		<category><![CDATA[efendi]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[ekin]]></category>
		<category><![CDATA[fidan]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[hadis]]></category>
		<category><![CDATA[hatib]]></category>
		<category><![CDATA[hatip]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[hoca]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe 2009]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe 2010]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe duaları]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe duaları arapça]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe konuları]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe ne demektir]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler 2009]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler 2010]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler ankara]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler istanbul müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler konya]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler.com]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[hutbelerim]]></category>
		<category><![CDATA[hutpe]]></category>
		<category><![CDATA[imam]]></category>
		<category><![CDATA[imam hatib]]></category>
		<category><![CDATA[imam hatip]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[khutab]]></category>
		<category><![CDATA[konulari]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[kuran-ı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[kuranı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[masjid]]></category>
		<category><![CDATA[müftü]]></category>
		<category><![CDATA[müftülügünden]]></category>
		<category><![CDATA[müftülük]]></category>
		<category><![CDATA[müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[müftülüğünün]]></category>
		<category><![CDATA[mescid]]></category>
		<category><![CDATA[mescid-i aksa]]></category>
		<category><![CDATA[mescid-i haram]]></category>
		<category><![CDATA[mescid-i nebevi]]></category>
		<category><![CDATA[mescidi aksa]]></category>
		<category><![CDATA[mescidi haram]]></category>
		<category><![CDATA[mescidi nebevi]]></category>
		<category><![CDATA[mescit]]></category>
		<category><![CDATA[mesjid]]></category>
		<category><![CDATA[mihrab]]></category>
		<category><![CDATA[mihrap]]></category>
		<category><![CDATA[mimber]]></category>
		<category><![CDATA[minber]]></category>
		<category><![CDATA[minberden gönüllere]]></category>
		<category><![CDATA[minberlerden gönüllere]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammet]]></category>
		<category><![CDATA[Muhterem Mü'minler]]></category>
		<category><![CDATA[Muhterem Müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[orman]]></category>
		<category><![CDATA[ot]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Rab]]></category>
		<category><![CDATA[Rabbi]]></category>
		<category><![CDATA[rasulullah]]></category>
		<category><![CDATA[resulullah]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>
		<category><![CDATA[sure]]></category>
		<category><![CDATA[tabiat]]></category>
		<category><![CDATA[Tabiata Ve Çevreye Karşı Sorumluluklarımız]]></category>
		<category><![CDATA[tabiyat]]></category>
		<category><![CDATA[toprak]]></category>
		<category><![CDATA[vaaz]]></category>
		<category><![CDATA[vaazı]]></category>
		<category><![CDATA[vaiz]]></category>
		<category><![CDATA[vaizi]]></category>
		<category><![CDATA[vayiz]]></category>
		<category><![CDATA[vazı]]></category>
		<category><![CDATA[veda hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[yeşil alan]]></category>
		<category><![CDATA[yiyecek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hutbeler.com/wordpress/?p=351</guid>
		<description><![CDATA[internet advertising هُوَ الَّذِي أَنزَلَ مِنَ السَّمَاء مَاء لَّكُم وَمِنْهُ شَجَرٌ فِيهِ تُسِيمُونَمِّنْهُ شَرَابٌ Nahl 10 / 11 Tabiata Ve Çevreye Karşı Sorumluluklarımız Değerli Müminler! Yüce Rabbimizin bize ihsan ettiği sayısız nimetlerinden biri de dünyamızı âdeta bir cennet gibi süsleyen yeşil alanlar, ağaçlar ve ormanlardır. Havaya, suya ve gıdaya ihtiyacımız olduğu gibi ağaçlara, ormanlara ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="in_post_ad_top_1" style="margin: 5px;padding: 0px;"><!-- Begin BidVertiser code -->
<SCRIPT LANGUAGE="JavaScript1.1" SRC="http://bdv.bidvertiser.com/BidVertiser.dbm?pid=156340&bid=999984" type="text/javascript"></SCRIPT>
<noscript><a href="http://www.bidvertiser.com">internet advertising</a></noscript>
<!-- End BidVertiser code --></div><h3>
<div style="text-align: center;">هُوَ الَّذِي أَنزَلَ مِنَ السَّمَاء مَاء لَّكُم</div>
<div style="text-align: center;">وَمِنْهُ شَجَرٌ فِيهِ تُسِيمُونَمِّنْهُ  شَرَابٌ</div></h3>
<div style="text-align: center;">Nahl 10 / 11</div>
<p style="text-align: center;"><strong>Tabiata Ve Çevreye Karşı Sorumluluklarımız</strong></p>
<strong>Değerli Müminler!</strong>

Yüce Rabbimizin bize ihsan ettiği sayısız nimetlerinden biri de dünyamızı âdeta bir cennet gibi süsleyen yeşil alanlar, ağaçlar ve ormanlardır. Havaya, suya ve gıdaya ihtiyacımız olduğu gibi ağaçlara, ormanlara ve yeşil alanlara da ihtiyacımız vardır.

Yüce Allah, okuduğum ayet-i kerimede <strong>&#8220;O</strong> (Allah), <strong>gökten sizin için su indirendir. İçilecek su ondandır. Hayvanlarınızı otlattığınız bitkiler de onunla meydana gelir. Allah, o su ile size; ekin, zeytin, hurma ağaçları, üzümler ve her türlü meyvelerden bitirir. Elbette bunda düşünen bir kavim için ibret vardır&#8221;</strong> (1) buyurarak, dikkatimizi suya, meyvelere, bitkilere, ağaçlara ve ormanlara çekmekte, bu nimetler üzerinde düşünmemizi istemektedir.

Ağaçlar ve ormanlar bir ülkenin zenginlik kaynağıdır. Teneffüs ettiğimiz havadan içtiğimiz suya, okuduğumuz kitaptan yazdığımız kaleme kadar bir çok alanda ağacın varlığını görüyoruz. Toprağın erozyon yoluyla denizlere sürüklenmesini ormanlar önler. Ormansız ve ağaçsız yerlerde şiddetli yağmur sebebiyle mal ve can kayıpları olur.

<span id="more-351"></span><strong>Aziz Kardeşlerim!</strong>

Ormanlar ilâhi kudretin her an dile geldiği yerlerdir. İlkbahar, yeniden dirilişi ve yepyeni bir hayatın başlangıcını dile getirmektedir.

Rengârenk çiçekleri, yeşillikleri, tertemiz havası, suyu ve cıvıl cıvıl öten kuşlarıyla tabiat ruhumuzu dinlendirmektedir.

Kuruyan otları, sararan ve dökülen yapraklarıyla sonbahar da âdeta bize ölümü hatırlatmaktadır.

Dinimiz İslâm bizden yeryüzünün imarını dolayısıyla tabiatın korunmasını istemiş, ağaç dikmeyi sadaka-i cariye olarak kabul etmiştir. Peygamberimiz (a.s.)<strong> &#8220;Müslüman, bir ağaç diker, o ağaçtan insan, hayvan veya kuş istifade ederse bu, kıyamet gününe kadar o kimse için sadaka olur&#8221;</strong> (2) buyurarak konunun önemine dikkat çekmiştir.

<strong>Değerli Müminler!</strong>

Dinimizin, ağaç dikmeyi, yeşil alanları artırıp korumayı bu kadar teşvik etmesine rağmen, Müslümanların köy, kasaba ve şehirlerini ağaçtan, ormandan ve yeşil alanlardan yoksun bırakmalarını, hatta mevcutlarını kesip yok etmelerini anlamak mümkün değildir.

Müslüman, hayatının tamamını ilâhî iradeye uygun olarak geçirmeye çalışmalı, Allah&#8217;a, insanlara, canlılara, tabiat ve çevreye karşı dinimizin emrettiği görev ve sorumluluklarını yerine getirmenin bir ibadet olduğunu unutmamalıdır.

<strong>Aziz müminler!</strong>

Bu itibarla, yeşil alanların çoğaltılmasına, ağaç ve ormanların korunmasına özen gösterelim. Cennet vatanımızın çölleşmesine seyirci kalmayalım. Sahip olduğumuz maddi ve manevi bütün değerlerin Rabbimiz tarafından bize bir emanet olarak verildiğini ve bütün nimetlerden hesaba çekileceğimizi unutmayalım.

Hutbemi sevgili peygamberimizin konuyla ilgi şu sözüyle bitirmek istiyorum: <strong>&#8220;Biriniz, elinde bir hurma fidanı varken kıyametin kopacağını anlasa bile yine onu diksin&#8221;</strong>(3)

___________________________

(1) Nahl; 10-11

(2) Müslim, Müsâkât, 10.

(3) Heysemî, Mecmeu Zevâid, IV, 63.

<strong> </strong>

<strong>DİB hutbe arşivinden alınmıştır.</strong><div id="in_post_ad_bottom_1" style="clear:both;margin: 5px;padding: 0px;"></div><div style='clear:both'></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/04/22/tabiata-ve-cevreye-karsi-sorumluluklarimiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vatan Sevgisi</title>
		<link>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/03/24/vatan-sevgisi/</link>
		<comments>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/03/24/vatan-sevgisi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Mar 2010 19:13:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İmam Hatib</dc:creator>
				<category><![CDATA[2010]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Mart]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yunus Can]]></category>
		<category><![CDATA[2009]]></category>
		<category><![CDATA[2009 hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[2010 hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[26 Mart]]></category>
		<category><![CDATA[26 Mart 2010]]></category>
		<category><![CDATA[26.03.2010]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[ayet]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Kardeşlerim]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[bayram hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[bayram namazı]]></category>
		<category><![CDATA[c.c]]></category>
		<category><![CDATA[cami]]></category>
		<category><![CDATA[camii]]></category>
		<category><![CDATA[cüz]]></category>
		<category><![CDATA[cuma]]></category>
		<category><![CDATA[cuma hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[cuma hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[cuma namazı]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[dualari]]></category>
		<category><![CDATA[efendi]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[elçi]]></category>
		<category><![CDATA[hadis]]></category>
		<category><![CDATA[hatib]]></category>
		<category><![CDATA[hatip]]></category>
		<category><![CDATA[hoca]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe duaları]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe konuları]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler 2009]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler 2010]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler.com]]></category>
		<category><![CDATA[hutpe]]></category>
		<category><![CDATA[imam]]></category>
		<category><![CDATA[imam hatib]]></category>
		<category><![CDATA[imam hatip]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[khutab]]></category>
		<category><![CDATA[konulari]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[kuran-ı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[kuranı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[masjid]]></category>
		<category><![CDATA[müftü]]></category>
		<category><![CDATA[müftülügünden]]></category>
		<category><![CDATA[müftülük]]></category>
		<category><![CDATA[müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[müftülüğünün]]></category>
		<category><![CDATA[mescid]]></category>
		<category><![CDATA[mescid-i aksa]]></category>
		<category><![CDATA[mescid-i haram]]></category>
		<category><![CDATA[mescid-i nebevi]]></category>
		<category><![CDATA[mescidi aksa]]></category>
		<category><![CDATA[mescidi haram]]></category>
		<category><![CDATA[mescidi nebevi]]></category>
		<category><![CDATA[mescit]]></category>
		<category><![CDATA[mesjid]]></category>
		<category><![CDATA[mihrab]]></category>
		<category><![CDATA[mihrap]]></category>
		<category><![CDATA[millet]]></category>
		<category><![CDATA[mimber]]></category>
		<category><![CDATA[minber]]></category>
		<category><![CDATA[minberden gönüllere]]></category>
		<category><![CDATA[minberlerden gönüllere]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammet]]></category>
		<category><![CDATA[Muhterem Mü'minler]]></category>
		<category><![CDATA[Muhterem Müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[namaz]]></category>
		<category><![CDATA[namazı]]></category>
		<category><![CDATA[nebi]]></category>
		<category><![CDATA[nedemek]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Rab]]></category>
		<category><![CDATA[Rabbi]]></category>
		<category><![CDATA[Rasul]]></category>
		<category><![CDATA[rasulullah]]></category>
		<category><![CDATA[Resul]]></category>
		<category><![CDATA[resulullah]]></category>
		<category><![CDATA[sav]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[Sincan Vaizi]]></category>
		<category><![CDATA[sure]]></category>
		<category><![CDATA[vaaz]]></category>
		<category><![CDATA[vaazı]]></category>
		<category><![CDATA[vaiz]]></category>
		<category><![CDATA[vaizi]]></category>
		<category><![CDATA[vatan]]></category>
		<category><![CDATA[vatan sevgisi]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaş]]></category>
		<category><![CDATA[vayiz]]></category>
		<category><![CDATA[vazı]]></category>
		<category><![CDATA[veda hutbesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hutbeler.com/wordpress/?p=330</guid>
		<description><![CDATA[internet advertising وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللَّهِ جَمِيعًا وَلَا تَفَرَّقُوا وَاذْكُرُوا نِعْمَةَ اللَّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ كُنْتُمْ أَعْدَاءً فَأَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْ فَأَصْبَحْتُمْ بِنِعْمَتِهِ إِخْوَانًا وَكُنْتُمْ عَلَى شَفَا حُفْرَةٍ مِنَ النَّارِ فَأَنْقَذَكُمْ مِنْ Âl-i İmran 2 / 103 Vatan Sevgisi Aziz Cemaat! Üzerinde yaşadığımız cennet vatanımız, her karış toprağı şehit kanlarıyla sulanarak gelecek nesillere devredilmek üzere bizlere emanet edilmiştir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="in_post_ad_top_1" style="margin: 5px;padding: 0px;"><!-- Begin BidVertiser code -->
<SCRIPT LANGUAGE="JavaScript1.1" SRC="http://bdv.bidvertiser.com/BidVertiser.dbm?pid=156340&bid=999984" type="text/javascript"></SCRIPT>
<noscript><a href="http://www.bidvertiser.com">internet advertising</a></noscript>
<!-- End BidVertiser code --></div><h1>
<p style="text-align: center;">وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللَّهِ جَمِيعًا وَلَا تَفَرَّقُوا وَاذْكُرُوا  نِعْمَةَ اللَّهِ عَلَيْكُمْ</p>
<p style="text-align: center;">إِذْ كُنْتُمْ أَعْدَاءً فَأَلَّفَ بَيْنَ  قُلُوبِكُمْ فَأَصْبَحْتُمْ بِنِعْمَتِهِ إِخْوَانًا وَكُنْتُمْ</p>
<p style="text-align: center;">عَلَى  شَفَا حُفْرَةٍ مِنَ النَّارِ فَأَنْقَذَكُمْ مِنْ</p>
</h1>
<p style="text-align: center;">Âl-i İmran 2 / 103</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Vatan Sevgisi
</strong></p>
<strong>Aziz Cemaat!</strong>

Üzerinde yaşadığımız cennet vatanımız, her karış toprağı şehit kanlarıyla sulanarak gelecek nesillere devredilmek üzere bizlere emanet edilmiştir. Emanet, İslamî ve insânî bir özellik olup, insana sorumluluk yükler. Şüphesiz bizlerin de bu vatana karşı görevi; vatanın müdâfaası, milli birlik ve beraberliğin temini, ülkemizin çağdaş devletler seviyesine ulaşması için gereken gayreti göstermektir.

Vatanımıza olan sevgi ve bağlılığımızı, üzerimize düşen bu sorumlulukları kusursuz olarak yerine getirdiğimiz zaman göstermiş oluruz. Yüce dinimiz, vatana ve vatan sevgisine çok büyük önem vermiş, ecdâdımız da bundan hareketle; <strong>“Ana gibi yâr, vatan gibi diyar olmaz.”</strong> diyerek bu duyguyu en güzel şekilde ifade etmiştir.

<span id="more-330"></span>

<strong>Değerli Mü’minler!</strong>

Dinimiz İslam’ın güzel ahlakını prensip edinenler, vatanımıza karşı görevlerini de tam olarak yerine getirirler. Ülkemizi zayıflatıp düşmanın işine yarayacak davranışlardan sakınır, birlik ve dirliğimizi bozacak her şeyden uzak dururlar.    Anarşi ve terör gibi toplum huzurunu bozan anlayış ve davranışlardan şiddetle kaçınırlar. Kanunlar nazarında yasak olan bu gibi hallerin, Allah katında da büyük bir günah olduğu şuuruyla hareket ederler.

Vatan savunması için çağrıldığında ibadet şevki içerisinde asker ocağına giderler. Kamu ve kul hakkı yenilmesinin ne denli bir günah olduğunu idrak ederler.Tüyü bitmemiş yetim hakkını yemenin vebali altında ezilmekten korkarlar. Vatandaşlık görevlerini en güzel şekilde ifa ederler.

<strong>Muhterem Müslümanlar!</strong>

Tarih sahnesinden silinip giden milletler; düşmanları güçlü olduğu için değil, millî ve manevî değerlerini yitirdikleri için yok olup gitmişlerdir. Gereksiz çekişmeler, farklılıkların tefrikaya dönüşmesi, kardeşlik duygularının azalıp kavgaların çoğalması, insanların birbirlerine olan güvenlerinin tamamen yok olup gitmesi, kendilerine olan özgüvenlerini yitirip başkalarını taklit etmeleri, zayıf ve güçsüz düşmelerine neden olmuştur.

Hutbemi başta okuduğum ayeti kerime meali ile bitiriyorum:

<strong>“Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O’nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de O sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz. ”<sup>1</sup></strong>

&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.<strong> </strong>

<strong> </strong>

<strong>1-Âl-i İmran, 103</strong>

<strong> </strong>

<strong>Hazırlayan: </strong>Yunus CAN &#8211; Sincan Vaizi

<strong>Redaksiyon: </strong>İl Müftülüğü Hutbe Komisyonu<div id="in_post_ad_bottom_1" style="clear:both;margin: 5px;padding: 0px;"></div><div style='clear:both'></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/03/24/vatan-sevgisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Okuma Bilincimiz</title>
		<link>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/03/24/okuma-bilincimiz/</link>
		<comments>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/03/24/okuma-bilincimiz/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Mar 2010 18:34:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İmam Hatib</dc:creator>
				<category><![CDATA[2010]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Şam]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Mart]]></category>
		<category><![CDATA[Mersin Müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[2009]]></category>
		<category><![CDATA[2009 hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[2010 hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[26 Mart]]></category>
		<category><![CDATA[26 Mart 2010]]></category>
		<category><![CDATA[26.03.2010]]></category>
		<category><![CDATA[alak]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[ayet]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Kardeşlerim]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[öğreten]]></category>
		<category><![CDATA[öğretici]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[bayram hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[bayram namazı]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bilinç]]></category>
		<category><![CDATA[c.c]]></category>
		<category><![CDATA[cami]]></category>
		<category><![CDATA[camii]]></category>
		<category><![CDATA[cüz]]></category>
		<category><![CDATA[cuma]]></category>
		<category><![CDATA[cuma hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[cuma hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[cuma namazı]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[dualari]]></category>
		<category><![CDATA[efendi]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[elçi]]></category>
		<category><![CDATA[eğitici]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[eğitmen]]></category>
		<category><![CDATA[hadis]]></category>
		<category><![CDATA[hatib]]></category>
		<category><![CDATA[hatip]]></category>
		<category><![CDATA[hoca]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe duaları]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe konuları]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler 2009]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler 2010]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler.com]]></category>
		<category><![CDATA[ikra]]></category>
		<category><![CDATA[ilim]]></category>
		<category><![CDATA[imam]]></category>
		<category><![CDATA[imam hatib]]></category>
		<category><![CDATA[imam hatip]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[kalem]]></category>
		<category><![CDATA[khutab]]></category>
		<category><![CDATA[kitab okuma]]></category>
		<category><![CDATA[kitap okuma]]></category>
		<category><![CDATA[komutan]]></category>
		<category><![CDATA[konulari]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[kuran okuma]]></category>
		<category><![CDATA[kuran-ı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[kuranı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[masjid]]></category>
		<category><![CDATA[müftü]]></category>
		<category><![CDATA[müftülügünden]]></category>
		<category><![CDATA[müftülük]]></category>
		<category><![CDATA[müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[müftülüğünün]]></category>
		<category><![CDATA[mescid]]></category>
		<category><![CDATA[mescid-i aksa]]></category>
		<category><![CDATA[mescid-i haram]]></category>
		<category><![CDATA[mescid-i nebevi]]></category>
		<category><![CDATA[mescidi aksa]]></category>
		<category><![CDATA[mescidi haram]]></category>
		<category><![CDATA[mescidi nebevi]]></category>
		<category><![CDATA[mescit]]></category>
		<category><![CDATA[mesjid]]></category>
		<category><![CDATA[mihrab]]></category>
		<category><![CDATA[mihrap]]></category>
		<category><![CDATA[mimber]]></category>
		<category><![CDATA[minber]]></category>
		<category><![CDATA[minberden gönüllere]]></category>
		<category><![CDATA[minberlerden gönüllere]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammet]]></category>
		<category><![CDATA[Muhterem Mü'minler]]></category>
		<category><![CDATA[Muhterem Müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Mut]]></category>
		<category><![CDATA[namaz]]></category>
		<category><![CDATA[namazı]]></category>
		<category><![CDATA[nebi]]></category>
		<category><![CDATA[nedemek]]></category>
		<category><![CDATA[oku]]></category>
		<category><![CDATA[okuma]]></category>
		<category><![CDATA[okuma bilinci]]></category>
		<category><![CDATA[okuma bilincimiz]]></category>
		<category><![CDATA[okumak]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Rab]]></category>
		<category><![CDATA[Rabbi]]></category>
		<category><![CDATA[Rasul]]></category>
		<category><![CDATA[rasulullah]]></category>
		<category><![CDATA[Resul]]></category>
		<category><![CDATA[resulullah]]></category>
		<category><![CDATA[sav]]></category>
		<category><![CDATA[sure]]></category>
		<category><![CDATA[vaaz]]></category>
		<category><![CDATA[vaazı]]></category>
		<category><![CDATA[vaiz]]></category>
		<category><![CDATA[vaizi]]></category>
		<category><![CDATA[vayiz]]></category>
		<category><![CDATA[vazı]]></category>
		<category><![CDATA[veda hutbesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hutbeler.com/wordpress/?p=328</guid>
		<description><![CDATA[internet advertising اقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذِي خَلَقَ * خَلَقَ الْإِنسَانَ مِنْ عَلَقٍ * اقْرَأْ وَرَبُّكَ الْأَكْرَمُ * الَّذِي عَلَّمَ بِالْقَلَمِ * عَلَّمَ الْإِنسَانَ مَا لَمْ يَعْلَمْ * Alak 96 / 1-5 Okuma Bilincimiz Muhterem Müslümanlar! Bilindiği üzere fertlerin ve toplumların maddi manevi her alanda yükselmelerini ve ilerlemelerini sağlayan unsurların başında ilim ve okuma bilinci gelir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="in_post_ad_top_1" style="margin: 5px;padding: 0px;"><!-- Begin BidVertiser code -->
<SCRIPT LANGUAGE="JavaScript1.1" SRC="http://bdv.bidvertiser.com/BidVertiser.dbm?pid=156340&bid=999984" type="text/javascript"></SCRIPT>
<noscript><a href="http://www.bidvertiser.com">internet advertising</a></noscript>
<!-- End BidVertiser code --></div><h1>
<p style="text-align: center;"><strong>اقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذِي خَلَقَ * خَلَقَ الْإِنسَانَ مِنْ عَلَقٍ </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>* اقْرَأْ وَرَبُّكَ الْأَكْرَمُ * الَّذِي عَلَّمَ بِالْقَلَمِ * عَلَّمَ الْإِنسَانَ مَا لَمْ يَعْلَمْ *</strong></p>
</h1>
<p style="text-align: center;">Alak 96 / 1-5<strong>
</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Okuma Bilincimiz</strong></p>
<strong> </strong>

<strong>Muhterem Müslümanlar!</strong>

Bilindiği üzere fertlerin ve toplumların maddi manevi her alanda yükselmelerini ve ilerlemelerini sağlayan unsurların başında ilim ve okuma bilinci gelir.

Bu sebeple dinimiz ilme, okumaya ve öğrenmeye büyük değer vermiş, ilim tahsilini her Müslüman’a farz kılmıştır. O kadar ki insanlığa doğru yolu ve gerçek saadeti göstermek üzere indirilmiş olan Kur’an-ı Kerim’in ilk emri “oku” olmuştur.

Bütün insanları bir tarağın dişleri gibi eşit sayan İslamiyet, “<strong>Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”[<strong>1</strong>] “Allah içinizden iman edenlerle ilme nail olanların derecesini yükseltir”[<strong>2</strong>] “Kulların içinde Allah’tan gerektiği şekilde ancak ilim sahipleri korkar”[<strong>3</strong>]</strong> gibi ayet-i kerimelerle ilim sahiplerini diğer insanlardan ayırıp yükseltmiştir.

Kura-ı Kerime göre her türlü kötülüğün batıl inanç ve sapıklığın, hatta şirkin ve küfrün gerçek sebebi cehalettir. İlim küfrü ortadan kaldıran sapıklığı yok eden ve karanlığı yırtan, hakikat yolunu aydınlatan bir ışıktır. Hak batıldan, hayır şerden, iyi kötüden, doğru eğriden, güzel çirkinden ancak ilim ve okumak ile seçilebilir. İlim serveti mal servetinden üstündür. Mal sarf etmekle azalır ilim ise sarf etmekle çoğalır. İlim sevgi gibidir harcadıkça çoğalır. Nasıl ki bir insan yemekten içmekten kesildiğinde ölüme mahkûm ise okumak ve ilimden kesilen ruh da ölmüş demektir.

<span id="more-328"></span><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong>

Bedir savaşında esir olarak karşı taraftan ele geçen her kimse için 4000 dirhem kurtuluş akçesi takdir edilmişken, okuma yazma bilenlerden her biri Medine’li 10 Müslüman’a okuma yazma öğretmek karşılığında hürriyetine kavuşmuşlardır. Hz. Peygamber Efendimiz bilenlerin bildiklerini bilmeyenlere öğretmelerini emrederken, diğer yandan da ihtiyaç duyulan bölgelere öğretmenler göndermiştir. Böylece eğitim ve öğretimle bizzat kendisi ilgilenmiş biz ümmetine de örnek olmuştur. Müslümanlar bu şuur ve bilinçle her nereye bir cami yapacak olsalar hemen yanı başına bir de eğitim yuvası mahiyetinde yerler inşa etmişlerdir.

Dinimiz ilim ile uğraşmayı nafile ibadetten saymış ve âlimin rütbesini rütbelerin en yükseği saymıştır.

<strong>Değerli Müminler!</strong>

Konumuzla alakalı birkaç hadis-i şerif nakletmek istiyorum.

<strong>- İlim ve hikmet Müslüman’ın yitiğidir onu nerde bulsa alır.[<strong>4</strong>]</strong>

<strong>- İlim öğrenmek için bir saat çalışma, bana gece sabaha kadar nafile ibadet etmekten daha hoştur.[<strong>5</strong>]</strong>

<strong>-Kişinin ilimden bir konu öğrenmesi bence bin rekat nafile ibadet namaz kılmasından daha güzeldir. İlim tahsil sırasında ölen kişi şehittir.[<strong>6</strong>]</strong>

<strong>-Dünyayı isteyen ilme sarılsın, Ahreti isteyen ilme sarılsın, hem dünyayı hem ahreti isteyen ilme sarılsın.[<strong>7</strong>]</strong>

<strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong>

Hutbemi, başta okuduğum ayetlerin mealiyle bitirmek istiyorum.

<strong>“Yaratan rabbinin adıyla oku! O insanı “alak” dan yarattı. Oku! Senin rabbin en cömert olandır. O kalemle yazmayı öğretendir, insana bilmediğini öğretendir.”[<strong>8</strong>]</strong>

<strong>HAZIRLAYAN  : Ahmet ŞAM &#8211; </strong><strong>İmam Hatip</strong><strong> &#8211; Mut / MERSİN</strong>

Haftanın Ayeti:

“Melekler, “Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin” dediler.”

Bakara, 2/32.

Haftanın Hadisi:

“Dünyayı isteyen ilme sarılsın, Ahreti isteyen ilme sarılsın, hem dünyayı hem ahreti isteyen ilme sarılsın.”

A.H. Akseki İslam, 1/510

<hr size="1" />[1] Zümer, 39/9
[2] Mücâdele, 58/11
[3] Fatır, 35/29
[4] Keşfü’l Hafa, 1/363 (H.N. 159)
[5] Et-Terğıb, 1/102
[6] Et-Terğıb, 1/97
[7] A.H. Akseki İslam, 1/510
[8] Alak, 96/1-5.<div id="in_post_ad_bottom_1" style="clear:both;margin: 5px;padding: 0px;"></div><div style='clear:both'></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/03/24/okuma-bilincimiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çanakkale Zaferi</title>
		<link>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/03/17/canakkale-zaferi-2/</link>
		<comments>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/03/17/canakkale-zaferi-2/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Mar 2010 03:58:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İmam Hatib</dc:creator>
				<category><![CDATA[2010]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Ülfet Görgülü]]></category>
		<category><![CDATA[Mart]]></category>
		<category><![CDATA[Vatan & Millet]]></category>
		<category><![CDATA[18 Mart]]></category>
		<category><![CDATA[19 Mart 2010]]></category>
		<category><![CDATA[19.03.2010]]></category>
		<category><![CDATA[2009]]></category>
		<category><![CDATA[2009 hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[2010 hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[5 Mart]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Güler]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[ankara]]></category>
		<category><![CDATA[ayet]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Kardeşlerim]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[çanakkale zaferi]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[bayram hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[bayram namazı]]></category>
		<category><![CDATA[c.c]]></category>
		<category><![CDATA[cami]]></category>
		<category><![CDATA[camii]]></category>
		<category><![CDATA[cüz]]></category>
		<category><![CDATA[cihad]]></category>
		<category><![CDATA[cihat]]></category>
		<category><![CDATA[cuma]]></category>
		<category><![CDATA[cuma hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[cuma hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[cuma namazı]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[dualari]]></category>
		<category><![CDATA[efendi]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[elçi]]></category>
		<category><![CDATA[hadis]]></category>
		<category><![CDATA[hatib]]></category>
		<category><![CDATA[hatip]]></category>
		<category><![CDATA[hoca]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe duaları]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe konuları]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler 2009]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler 2010]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler.com]]></category>
		<category><![CDATA[hutpe]]></category>
		<category><![CDATA[imam]]></category>
		<category><![CDATA[imam hatib]]></category>
		<category><![CDATA[imam hatip]]></category>
		<category><![CDATA[inanç]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[Kavaklıbağlar Cami]]></category>
		<category><![CDATA[khutab]]></category>
		<category><![CDATA[konulari]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[kuran-ı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[kuranı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[masjid]]></category>
		<category><![CDATA[müftü]]></category>
		<category><![CDATA[müftülügünden]]></category>
		<category><![CDATA[müftülük]]></category>
		<category><![CDATA[müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[müftülüğünün]]></category>
		<category><![CDATA[mescid]]></category>
		<category><![CDATA[mescid-i aksa]]></category>
		<category><![CDATA[mescid-i haram]]></category>
		<category><![CDATA[mescid-i nebevi]]></category>
		<category><![CDATA[mescidi aksa]]></category>
		<category><![CDATA[mescidi haram]]></category>
		<category><![CDATA[mescidi nebevi]]></category>
		<category><![CDATA[mescit]]></category>
		<category><![CDATA[mesjid]]></category>
		<category><![CDATA[mihrab]]></category>
		<category><![CDATA[mihrap]]></category>
		<category><![CDATA[mimber]]></category>
		<category><![CDATA[minber]]></category>
		<category><![CDATA[minberden gönüllere]]></category>
		<category><![CDATA[minberlerden gönüllere]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammet]]></category>
		<category><![CDATA[Muhterem Mü'minler]]></category>
		<category><![CDATA[Muhterem Müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[namaz]]></category>
		<category><![CDATA[namazı]]></category>
		<category><![CDATA[nebi]]></category>
		<category><![CDATA[nedemek]]></category>
		<category><![CDATA[onsekiz mart]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Rab]]></category>
		<category><![CDATA[Rabbi]]></category>
		<category><![CDATA[Rasul]]></category>
		<category><![CDATA[rasulullah]]></category>
		<category><![CDATA[Resul]]></category>
		<category><![CDATA[resulullah]]></category>
		<category><![CDATA[Samandıra]]></category>
		<category><![CDATA[Sancaktepe]]></category>
		<category><![CDATA[sav]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[sure]]></category>
		<category><![CDATA[vaaz]]></category>
		<category><![CDATA[vaazı]]></category>
		<category><![CDATA[vaiz]]></category>
		<category><![CDATA[vaizi]]></category>
		<category><![CDATA[vayiz]]></category>
		<category><![CDATA[vazı]]></category>
		<category><![CDATA[veda hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[zafer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hutbeler.com/wordpress/?p=325</guid>
		<description><![CDATA[internet advertising Çanakkale Zaferi Muhterem Müslümanlar! Vatan, bayrak, bağımsızlık gibi mukaddes değerler milletimiz nezdinde çok özel bir yere sahiptir. Her insanın bu değerlere bağlı olması, gerektiğinde bunlar için malını, canını, her şeyini vermesi dini ve milli bir görevdir. Bu sebepledir ki, dinimiz, kutsal değerler için ölene “şehitlik” gibi yüce bir mertebe vermiştir. Allah Teala şehitler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="in_post_ad_top_1" style="margin: 5px;padding: 0px;"><!-- Begin BidVertiser code -->
<SCRIPT LANGUAGE="JavaScript1.1" SRC="http://bdv.bidvertiser.com/BidVertiser.dbm?pid=156340&bid=999984" type="text/javascript"></SCRIPT>
<noscript><a href="http://www.bidvertiser.com">internet advertising</a></noscript>
<!-- End BidVertiser code --></div><strong>Çanakkale Zaferi</strong>

<strong>Muhterem Müslümanlar!</strong>

Vatan, bayrak, bağımsızlık gibi mukaddes değerler milletimiz nezdinde çok özel bir yere sahiptir. Her insanın bu değerlere bağlı olması, gerektiğinde bunlar için malını, canını, her şeyini vermesi dini ve milli bir görevdir. Bu sebepledir ki, dinimiz, kutsal değerler için ölene “şehitlik” gibi yüce bir mertebe vermiştir.

Allah Teala şehitler hakkında: <strong>“Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah’ın, lütfundan kendilerine verdiği nimetlerin sevincini yaşayarak rızıklandırılmaktadırlar.”<sup>1</sup> </strong>buyurmuştur.<strong><em> </em></strong>Sevgili Peygamberimiz de: <strong>“Nefsim kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, Allah yolunda savaşıp öldürülmeyi, sonra diriltilip yine öldürülmeyi, sonra diriltilip yine öldürülmeyi ne kadar çok isterdim.”<sup>2</sup></strong> buyurmak suretiyle şehitlik derecesinin yüceliğine işaret etmiştir.

<span id="more-325"></span>

<strong>Muhterem Müslümanlar!</strong>

Bizler kahramanlık örnekleri ve zaferlerle dolu bir tarihe sahibiz. Şüphesiz bu kahramanlık destanlarından biri de Çanakkale Zaferidir. Bu zaferin, milletimizin tarihini taçlandıran olaylar arasında muhteşem bir yeri ve önemi vardır.

<strong>Aziz Müslümanlar!</strong>

Kurtuluş savaşımızın başkumandanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Çanakkale&#8217;de askerimizin manevî gücünü şöyle anlatmaktadır. <strong>“Karşılıklı siperler arası sekiz metre, yani ölüm muhak­kak. Birinci siperdekiler, hiçbiri kurtulamayarak kâmilen düşüyor. İkinci siperdekiler onların yerine geçiyor. Fakat ne kadar gıpta edilecek itidal ve tevekkül ki, öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor, hiçbir tereddüt bile göstermiyor, sarsılmak yok! Okuma bilenler ellerinde Kur&#8217;an-ı Kerim, cennete girmeye hazırlanıyorlar. Bilme­yenler kelime-i şahadet getirerek yürüyorlar. Bu. Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren, şâyân-ı hayret ve tek bir misaldir. Emin olmalısınız ki, Çanakkale muharebesini ka­zandıran bu yüksek ruhtur.”</strong>

Bu mücadelede yurdun dört bir tarafından eli silah tutan vatan evladı görev almış, tek yürek ve yekvücut olarak savaşmıştır. Cephede inançlı bir asker, cephe gerisinde ise merhametli bir insan olmanın eşsiz örneklerini veren Mehmetçik, hastaya, hastaneye, silahsıza ve teslim olana ateş etmemiş, esire misafir muamelesi yapmıştır.

<strong>Değerli Müslümanlar</strong>!

Bugün de, milletçe Çanakkale’de sergilenen bu inanç ve ruha, aynı beraberlik ve dayanışmaya şiddetle ihtiyacımız vardır. Çünkü Çanakkale’de şahlanan ruh, milletimizin mayasını oluşturan iman ve kardeşlik ruhudur. Bu ruh, dinin, vatanın, namusun, bayrağın, kısaca bizi biz yapan değerlerin en zor şartlarda bile feda edilemeyeceğini açık bir şekilde ortaya koymuştur. Bu ruhu yaşattığımız müddetçe ulaşamayacağımız hiçbir hedef, üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir sorun kalmayacaktır. Milletimizin huzur ve bekası, işte bu inançla yetişmiş nesillere sahip olmakla mümkündür. Bunun için çocuklarımıza Çanakkale destanının ardındaki bu ruhu anlatmalı ve yüce değerlerimizin kıymetini onlara öğretmeliyiz.

Bu vesileyle 18 mart Çanakkale zaferinin 95.yıl dönümü münasebetiyle bütün şehit ve gazilerimizi rahmet ve şükranla anıyor, ruhlarının şad olmasını niyaz ediyoruz.

Hutbemi milli şairimiz Mehmet Akif’in şu dizeleriyle bitiriyorum:

<strong>“Girmeden tefrika bir millete düşman giremez,</strong>

<strong>Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez.”</strong>

<strong> </strong>

1-Al-i İmran, 3/169

2-Buhari, Cihad 7 /2835

<strong>Hazırlayan: </strong>Dr. Ülfet GÖRGÜLÜ - İl Vaizi

<strong>Redaksiyon: </strong>İl Müftülüğü Hutbe Komisyonu<div id="in_post_ad_bottom_1" style="clear:both;margin: 5px;padding: 0px;"></div><div style='clear:both'></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/03/17/canakkale-zaferi-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Büyüklere Saygı</title>
		<link>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/03/17/buyuklere-saygi/</link>
		<comments>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/03/17/buyuklere-saygi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Mar 2010 03:55:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İmam Hatib</dc:creator>
				<category><![CDATA[2010]]></category>
		<category><![CDATA[Hülya Koç]]></category>
		<category><![CDATA[Mart]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[05.03.2010]]></category>
		<category><![CDATA[2009]]></category>
		<category><![CDATA[2009 hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[2010 hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[5 Mart]]></category>
		<category><![CDATA[5 Mart 2010]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[ana]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[ayet]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Kardeşlerim]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[baba]]></category>
		<category><![CDATA[bayram hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[bayram namazı]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[büyüklere saygı]]></category>
		<category><![CDATA[c.c]]></category>
		<category><![CDATA[cami]]></category>
		<category><![CDATA[camii]]></category>
		<category><![CDATA[cüz]]></category>
		<category><![CDATA[cuma]]></category>
		<category><![CDATA[cuma hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[cuma hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[cuma namazı]]></category>
		<category><![CDATA[dede]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[dualari]]></category>
		<category><![CDATA[efendi]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[elçi]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[hadis]]></category>
		<category><![CDATA[hatib]]></category>
		<category><![CDATA[hatip]]></category>
		<category><![CDATA[hoca]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe duaları]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe konuları]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler 2009]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler 2010]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler.com]]></category>
		<category><![CDATA[hutpe]]></category>
		<category><![CDATA[imam]]></category>
		<category><![CDATA[imam hatib]]></category>
		<category><![CDATA[imam hatip]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[küçük]]></category>
		<category><![CDATA[khutab]]></category>
		<category><![CDATA[konulari]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[kuran-ı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[kuranı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[masjid]]></category>
		<category><![CDATA[müftü]]></category>
		<category><![CDATA[müftülügünden]]></category>
		<category><![CDATA[müftülük]]></category>
		<category><![CDATA[müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[müftülüğünün]]></category>
		<category><![CDATA[mescid]]></category>
		<category><![CDATA[mescid-i aksa]]></category>
		<category><![CDATA[mescid-i haram]]></category>
		<category><![CDATA[mescid-i nebevi]]></category>
		<category><![CDATA[mescidi aksa]]></category>
		<category><![CDATA[mescidi haram]]></category>
		<category><![CDATA[mescidi nebevi]]></category>
		<category><![CDATA[mescit]]></category>
		<category><![CDATA[mesjid]]></category>
		<category><![CDATA[mihrab]]></category>
		<category><![CDATA[mihrap]]></category>
		<category><![CDATA[mimber]]></category>
		<category><![CDATA[minber]]></category>
		<category><![CDATA[minberden gönüllere]]></category>
		<category><![CDATA[minberlerden gönüllere]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammet]]></category>
		<category><![CDATA[Muhterem Mü'minler]]></category>
		<category><![CDATA[Muhterem Müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[namaz]]></category>
		<category><![CDATA[namazı]]></category>
		<category><![CDATA[nebi]]></category>
		<category><![CDATA[nedemek]]></category>
		<category><![CDATA[nine]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Rab]]></category>
		<category><![CDATA[Rabbi]]></category>
		<category><![CDATA[Rasul]]></category>
		<category><![CDATA[rasulullah]]></category>
		<category><![CDATA[Resul]]></category>
		<category><![CDATA[resulullah]]></category>
		<category><![CDATA[sav]]></category>
		<category><![CDATA[sure]]></category>
		<category><![CDATA[vaaz]]></category>
		<category><![CDATA[vaazı]]></category>
		<category><![CDATA[vaiz]]></category>
		<category><![CDATA[vaizi]]></category>
		<category><![CDATA[vayiz]]></category>
		<category><![CDATA[vazı]]></category>
		<category><![CDATA[veda hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hutbeler.com/wordpress/?p=323</guid>
		<description><![CDATA[internet advertising Büyüklere Saygı Değerli Müminler! Dinimiz, dünya hayatının yaşanılır bir biçimde sürdürülebilmesi için bazı kurallar koymuştur. Bu ölçülere uyulması halinde, mümin hem çevresine saygı duyar hale gelir, hem de kendisi saygıya layık bir konuma yükselir. Allah’ın koyduğu prensipler gereği insan; doğar, büyür, yaşlanır ve ölür. Yaşlanmak ve ölmek kaçınılmazdır. Ömrümüz olduğu sürece yaşlanmak, her [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="in_post_ad_top_1" style="margin: 5px;padding: 0px;"><!-- Begin BidVertiser code -->
<SCRIPT LANGUAGE="JavaScript1.1" SRC="http://bdv.bidvertiser.com/BidVertiser.dbm?pid=156340&bid=999984" type="text/javascript"></SCRIPT>
<noscript><a href="http://www.bidvertiser.com">internet advertising</a></noscript>
<!-- End BidVertiser code --></div><strong>Büyüklere Saygı</strong>

<strong> </strong>

<strong> Değerli Müminler!</strong>

Dinimiz, dünya hayatının yaşanılır bir biçimde sürdürülebilmesi için bazı kurallar koymuştur. Bu ölçülere uyulması halinde, mümin hem çevresine saygı duyar hale gelir, hem de kendisi saygıya layık bir konuma yükselir.

Allah’ın koyduğu prensipler gereği insan; doğar, büyür, yaşlanır ve ölür. Yaşlanmak ve ölmek kaçınılmazdır. Ömrümüz olduğu sürece yaşlanmak, her insanın başına gelecek bir hakikattir.

Bazı kimseler yaşlılığı kötü görüp, kabullenemeyerek onu gizlemenin yollarını arar. Oysa yaşlılık, insanın en olgun çağıdır. Temkinli kararların alındığı, adımların daha çok düşünülerek atıldığı, eş ve dostlar tarafından el üstünde tutulduğu bir dönemdir.

<span id="more-323"></span>

Kur’an-ı Kerim’de Cenab-ı Hak: <strong>“Kime uzun ömür verirsek, onu yaratılış itibariyle tersine çeviririz (gücünü azaltırız). Hâlâ düşünmeyecekler mi?”<sup>1</sup></strong> buyururken, Peygamberimiz (s.a.s.) de; <strong>“İçinizdeki beli bükülmüş yaşlılarınız olmasa idi, bela üzerinize sel gibi dökülürdü.”<sup>2</sup>, “Yaşlımıza ilgisiz kalıp saygı göstermeyen bizden değildir.”<sup> </sup></strong>buyurmuştur.

<strong> </strong>

<strong>Aziz Cemaat!</strong>

Büyüklere hürmet, küçüklere merhamet güzel ahlaklı olmanın göstergesidir. Anne baba haklarına riayet cennete girmeye vesiledir.<strong><sup>3 </sup></strong>Yaşlılar bir hanenin bereket direğidir. İnsanın yaratılışında sevgi ve saygı vardır. Mekke’nin fethinde, Hz.Ebubekir, yüz yaşına yaklaşmış olan babası Ebu Kuhafe’yi Hz.Peygamber’in huzuruna getirdiğinde; <strong>“Yaşlı babanı buraya kadar yormayıp evinde bıraksaydın, ben onu ziyaret ederdim.”<sup>5</sup></strong> diyen sevgili Peygamberimiz, bu konuda bizim için ne güzel bir örnektir.

<strong>Aziz Müminler!</strong>

Küçükler sevgiye, yaşlılar saygıya her iki kesim de ilgiye muhtaçtır. Bu sebeple hem gençlerin hem de yetişkinlerin sorumlulukları vardır. Bu günün genci yarının yaşlısıdır.Onun için büyüklerimizi ihmal etmeyelim. Rızalarını almak için gayret gösterelim. İhtiyarları yük olarak görmeyip, cenneti elde etmeye bir vesile bilelim. Onlarla konuşurken <strong>“öf!”</strong> bile demenin, Rabbimizin rahmetini dışlamak olduğunu unutmayalım.

Hutbemi başta okuduğum ayeti kerime meali ile bitiriyorum:

<strong> </strong>

<strong> “Allah, sizi güçsüz olarak yaratan, sonra güçsüzlüğün ardından bir güç veren, sonra gücün ardından bir güçsüzlük ve yaşlılık verendir. O dilediğini yaratır. O hakkıyla bilendir, hakkıyla kudret sahibidir.”<sup>6</sup></strong>

<strong> </strong>

<strong> </strong>

<strong> </strong>

1-Yasin, 68

2-S.Muslim 8.cild s.9

3-İbrahim Canan s.471 c.17

4-Meryem,30-32

5-Hz.Muhammed ve Evrensel Mesajı, Prof. Dr.İbrahim Sarıçam s.343

6- Rum, 54

&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.

<strong>Hazırlayan:</strong> Hülya KOÇ - İl Vaizi

<strong>Redaksiyon:</strong> İl Müftülüğü Hutbe Komisyonu<div id="in_post_ad_bottom_1" style="clear:both;margin: 5px;padding: 0px;"></div><div style='clear:both'></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/03/17/buyuklere-saygi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çanakkale Zaferi</title>
		<link>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/03/17/canakkale-zaferi/</link>
		<comments>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/03/17/canakkale-zaferi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Mar 2010 03:52:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İmam Hatib</dc:creator>
				<category><![CDATA[2010]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Güler]]></category>
		<category><![CDATA[Kavaklıbağlar Camii -İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Mart]]></category>
		<category><![CDATA[Vatan & Millet]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[12 Mart 2010]]></category>
		<category><![CDATA[12.03.2010]]></category>
		<category><![CDATA[2009]]></category>
		<category><![CDATA[2009 hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[2010 hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[5 Mart]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[ayet]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Kardeşlerim]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[çanakkale zaferi]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[bayram hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[bayram namazı]]></category>
		<category><![CDATA[c.c]]></category>
		<category><![CDATA[cami]]></category>
		<category><![CDATA[camii]]></category>
		<category><![CDATA[cüz]]></category>
		<category><![CDATA[cihad]]></category>
		<category><![CDATA[cihat]]></category>
		<category><![CDATA[cuma]]></category>
		<category><![CDATA[cuma hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[cuma hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[cuma namazı]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[dualari]]></category>
		<category><![CDATA[efendi]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[elçi]]></category>
		<category><![CDATA[hadis]]></category>
		<category><![CDATA[hatib]]></category>
		<category><![CDATA[hatip]]></category>
		<category><![CDATA[hoca]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe duaları]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe konuları]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler 2009]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler 2010]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler.com]]></category>
		<category><![CDATA[hutpe]]></category>
		<category><![CDATA[imam]]></category>
		<category><![CDATA[imam hatib]]></category>
		<category><![CDATA[imam hatip]]></category>
		<category><![CDATA[inanç]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[Kavaklıbağlar Cami]]></category>
		<category><![CDATA[khutab]]></category>
		<category><![CDATA[konulari]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[kuran-ı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[kuranı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[masjid]]></category>
		<category><![CDATA[müftü]]></category>
		<category><![CDATA[müftülügünden]]></category>
		<category><![CDATA[müftülük]]></category>
		<category><![CDATA[müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[müftülüğünün]]></category>
		<category><![CDATA[mescid]]></category>
		<category><![CDATA[mescid-i aksa]]></category>
		<category><![CDATA[mescid-i haram]]></category>
		<category><![CDATA[mescid-i nebevi]]></category>
		<category><![CDATA[mescidi aksa]]></category>
		<category><![CDATA[mescidi haram]]></category>
		<category><![CDATA[mescidi nebevi]]></category>
		<category><![CDATA[mescit]]></category>
		<category><![CDATA[mesjid]]></category>
		<category><![CDATA[mihrab]]></category>
		<category><![CDATA[mihrap]]></category>
		<category><![CDATA[mimber]]></category>
		<category><![CDATA[minber]]></category>
		<category><![CDATA[minberden gönüllere]]></category>
		<category><![CDATA[minberlerden gönüllere]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammet]]></category>
		<category><![CDATA[Muhterem Mü'minler]]></category>
		<category><![CDATA[Muhterem Müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[namaz]]></category>
		<category><![CDATA[namazı]]></category>
		<category><![CDATA[nebi]]></category>
		<category><![CDATA[nedemek]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Rab]]></category>
		<category><![CDATA[Rabbi]]></category>
		<category><![CDATA[Rasul]]></category>
		<category><![CDATA[rasulullah]]></category>
		<category><![CDATA[Resul]]></category>
		<category><![CDATA[resulullah]]></category>
		<category><![CDATA[Samandıra]]></category>
		<category><![CDATA[Sancaktepe]]></category>
		<category><![CDATA[sav]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[sure]]></category>
		<category><![CDATA[vaaz]]></category>
		<category><![CDATA[vaazı]]></category>
		<category><![CDATA[vaiz]]></category>
		<category><![CDATA[vaizi]]></category>
		<category><![CDATA[vayiz]]></category>
		<category><![CDATA[vazı]]></category>
		<category><![CDATA[veda hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[zafer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hutbeler.com/wordpress/?p=321</guid>
		<description><![CDATA[internet advertising بسم الله الرحمن الرحيم قال الله تعالي:وَلَا تَحْسَبَنَّ الَّذِينَ قُتِلُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ أَمْوَاتًا بَلْ أَحْيَاءٌ عِنْدَ رَبِّهِمْ يُرْزَقُونَ قال رسول الله (صعلم): مَا أَحَدٌ يَدْخُلُ الْجَنَّةَ يُحِبُّ أَنْ يَرْجِعَ إِلَى الدُّنْيَا وَلَهُ مَا عَلَى الْأَرْضِ مِنْ شَيْءٍ إِلَّا الشَّهِيدُ يَتَمَنَّى أَنْ يَرْجِعَ إِلَى الدُّنْيَا فَيُقْتَلَ عَشْرَ مَرَّاتٍ لِمَا يَرَى مِنْ الْكَرَامَةِ Al-i [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="in_post_ad_top_1" style="margin: 5px;padding: 0px;"><!-- Begin BidVertiser code -->
<SCRIPT LANGUAGE="JavaScript1.1" SRC="http://bdv.bidvertiser.com/BidVertiser.dbm?pid=156340&bid=999984" type="text/javascript"></SCRIPT>
<noscript><a href="http://www.bidvertiser.com">internet advertising</a></noscript>
<!-- End BidVertiser code --></div><p style="text-align: center;"><strong>بسم الله الرحمن الرحيم</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>قال الله تعالي:وَلَا تَحْسَبَنَّ الَّذِينَ قُتِلُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ أَمْوَاتًا بَلْ أَحْيَاءٌ عِنْدَ رَبِّهِمْ يُرْزَقُونَ</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>قال رسول الله (صعلم): مَا أَحَدٌ يَدْخُلُ الْجَنَّةَ يُحِبُّ أَنْ يَرْجِعَ إِلَى الدُّنْيَا وَلَهُ مَا عَلَى الْأَرْضِ مِنْ شَيْءٍ إِلَّا الشَّهِيدُ يَتَمَنَّى أَنْ يَرْجِعَ إِلَى الدُّنْيَا فَيُقْتَلَ عَشْرَ مَرَّاتٍ لِمَا يَرَى مِنْ الْكَرَامَةِ</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;">Al-i İmran, 3-169.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Çanakkale Zaferi</strong></p>
<strong>Muhterem Müslümanlar!</strong>

Birey ve toplumlar için barış, Allah’ın en büyük lütuflarındandır. Peygamberimiz de Allah’tan savaş değil, barış ve esenlik dilememizi öğütlemiştir. Ama bağımsız bir vatanda, barış ve güven içinde yaşamamızı da, bu uğurda can verenlere, şehitlerimize borçluyuz.

Her milleti ayakta tutan, ona tarih şuuru veren, umut bahşeden değerleri vardır. Bu değerlerden birisi de milletin zaferleridir. Tarihimizin şeref levhalarından biri de 95. yılını idrak edeceğimiz Çanakkale Zaferi’dir.

<span id="more-321"></span>

<strong>Aziz Müminler!</strong>

Millet ve ümmet olarak varlığımız ve istiklalimiz, gerektiğinde canını feda etmeyi göze alan kahramanlar ister. Bu sebeple dinimizde şehitlik ve gazilik, mertebelerin en yücesidir. Ulu Rabbimiz bunu şöyle ifade eder. “<strong>Allah yolunda can verenleri ölü sanmayın. Bilakis onlar diridirler. Rableri katında onlara güzel rızıklar verilecek.</strong>”<a href="file:///F:/Documents%20and%20Settings/Resepsiyon/Desktop/Canakkale_zaferi_12.03.2010.doc#_ftn1">[1]</a> Rasulullah Efendimizin de bir müjdeleri var. Buyuruyor ki: “<strong>Cennete giren hiç kimse, yeryüzündeki her şey kendisine verilse bile, dünyaya geri dönmek istemez. Sadece şehit, gördüğü itibar ve ikram sebebiyle tekrar dünyaya dönmeyi ve defalarca şehit olmayı ister</strong>”<a href="file:///F:/Documents%20and%20Settings/Resepsiyon/Desktop/Canakkale_zaferi_12.03.2010.doc#_ftn2">[2]</a>. İşte Çanakkale gibi muhteşem zaferlerin altında yatan ruh da bu şehitlik ve gazilik ruhudur.

<strong>Değerli Müminler! </strong>

Çanakkale, insanlığın hafızasından çıkmayacak kadar derin, muhteşem, ama bir o kadar da hazin bir tablonun adıdır. Anneler ağıtlarıyla, şairler şiirleriyle, şehitler kanlarıyla, gaziler hatıralarıyla bu tabloyu tarihin unutulmaz sayfalarına not etmişlerdir. Ama Merhum Şairimiz Mehmet Akif’in “Çanakkale Şehitleri” Şiiri bir başka:

<em>Eski Dünyâ, yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,</em>

<em>Kaynıyor kum gibi, mahşer mi, hakikat mahşer</em>

<em>Yedi iklimi cihânın, duruyor karşında,</em>

<em>Avusturalya&#8217;yla beraber bakıyorsun: Kanada!</em>

<em>Çehreler başka…Llisanlar, deriler rengârenk:</em>

<em>Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk…</em>

<em>Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ&#8230;</em>

<em>Hani, tâûna da züldür bu rezil istilâ! </em>

Çanakkale zaferi, işte böyle bir ortamda, bütün mukaddes değerleriyle yok edilmek, tarih sahnesinden silinmek istenen bir milletin, var oluş mücadelesinin, emsalsiz kahramanlık destanının adıdır.

Çanakkale Zaferi, Yemen’den Edirne’ye, Kudüs’ten Kars’a, bütün ecdadımızın ortak değerler etrafında kenetlenmesinin, sarsılmaz iman ve azminin, din ve vatan sevgisinin unutulmaz belgesidir. Mehmet Akif bu ruh ve heyecandan da söz eder:

“<em>Asım&#8217;ın nesli&#8230; diyordum ya&#8230; nesilmiş gerçek:</em>

<em>İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmeyecek. </em>

<em>Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar&#8230;</em>

<em> O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar,</em>

<em> Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,</em>

<em> Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!</em>

Yüce Rabbimiz bizlere bir daha böyle acılar göstermesin, millet olarak bizi sonsuza dek aynı ruh ve heyecanla yaşatsın.

Başta Çanakkale şehitleri olmak üzere bütün şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Ruhları şad, makamları cennet olsun.

<strong> </strong>

<strong>Ali GÜLER</strong>

<strong>Kavaklıbağlar Cami Müezzin-Kayyımı</strong>

<strong>Samandıra/ SANCAKTEPE</strong>

<hr size="1" />[1] Al-i İmran, 169.

[2] Buhari, Cihad, 21.<div id="in_post_ad_bottom_1" style="clear:both;margin: 5px;padding: 0px;"></div><div style='clear:both'></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/03/17/canakkale-zaferi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

