<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hutbeler  - Haftanın Hutbesi : &#187; 2010</title>
	<atom:link href="http://www.hutbeler.com/wordpress/category/tarih/2010/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.hutbeler.com/wordpress</link>
	<description>www.Hutbeler.com</description>
	<lastBuildDate>Wed, 01 Feb 2012 15:32:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=</generator>
		<item>
		<title>Peygambere İman ve Salih Amel</title>
		<link>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/12/17/peygambere-iman-ve-salih-amel/</link>
		<comments>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/12/17/peygambere-iman-ve-salih-amel/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Dec 2010 23:48:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İmam Hatib</dc:creator>
				<category><![CDATA[2010]]></category>
		<category><![CDATA[Aralık]]></category>
		<category><![CDATA[Kayseri Müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Mahmut Sami Türkmenoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberler (sav)]]></category>
		<category><![CDATA[17 Aralık]]></category>
		<category><![CDATA[17 Aralık 2010]]></category>
		<category><![CDATA[17.12.2010]]></category>
		<category><![CDATA[2010 hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[aralık]]></category>
		<category><![CDATA[ayet]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Kardeşlerim]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Özvatan]]></category>
		<category><![CDATA[cami]]></category>
		<category><![CDATA[camii]]></category>
		<category><![CDATA[cüz]]></category>
		<category><![CDATA[cuma]]></category>
		<category><![CDATA[cuma hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[cuma hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[cuma namazı]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[dualari]]></category>
		<category><![CDATA[efendi]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[hadis]]></category>
		<category><![CDATA[hatib]]></category>
		<category><![CDATA[hatip]]></category>
		<category><![CDATA[hoca]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe 2010]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe duaları]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe duaları arapça]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe konuları]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe ne demektir]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler 2010]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler ankara]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler istanbul müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler konya]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler.com]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[hutbelerim]]></category>
		<category><![CDATA[hutpe]]></category>
		<category><![CDATA[imam]]></category>
		<category><![CDATA[imam hatib]]></category>
		<category><![CDATA[imam hatip]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[Kayseri]]></category>
		<category><![CDATA[khutab]]></category>
		<category><![CDATA[konulari]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[kuran-ı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[kuranı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[masjid]]></category>
		<category><![CDATA[müftü]]></category>
		<category><![CDATA[müftülügünden]]></category>
		<category><![CDATA[müftülük]]></category>
		<category><![CDATA[müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[müftülüğünün]]></category>
		<category><![CDATA[mescid]]></category>
		<category><![CDATA[mescit]]></category>
		<category><![CDATA[mesjid]]></category>
		<category><![CDATA[mihrab]]></category>
		<category><![CDATA[mihrap]]></category>
		<category><![CDATA[mimber]]></category>
		<category><![CDATA[minber]]></category>
		<category><![CDATA[minberden gönüllere]]></category>
		<category><![CDATA[minberlerden gönüllere]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammet]]></category>
		<category><![CDATA[Muhterem Mü'minler]]></category>
		<category><![CDATA[Muhterem Müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[Peygambere İman ve Salih Amel]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Rab]]></category>
		<category><![CDATA[Rabbi]]></category>
		<category><![CDATA[rasulullah]]></category>
		<category><![CDATA[resulullah]]></category>
		<category><![CDATA[sure]]></category>
		<category><![CDATA[vaaz]]></category>
		<category><![CDATA[vaazı]]></category>
		<category><![CDATA[vaiz]]></category>
		<category><![CDATA[vaizi]]></category>
		<category><![CDATA[vayiz]]></category>
		<category><![CDATA[vazı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hutbeler.com/wordpress/?p=491</guid>
		<description><![CDATA[internet advertising قُلْ إِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللَّهَ فَاتَّبِعُونِي يُحْبِبْكُمُ اللَّهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَاللَّهُ غَفُورٌ رَحِيمٌ Ali İmran 3, 31 Peygambere İman ve Salih Amel Muhterem Müslümanlar! Peygamberler, Rabbimizin insanlığa rehberlik etmek üzere gönderdiği rahmet elçileridir. Onlar iman esaslarını, dünya ve ahiret mutluluğunu sağlayacak doğru bilgiyi tebliğ eden, ilimle irfanı, bu günle yarını buluşturan ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="in_post_ad_top_1" style="margin: 5px;padding: 0px;"><!-- Begin BidVertiser code -->
<SCRIPT LANGUAGE="JavaScript1.1" SRC="http://bdv.bidvertiser.com/BidVertiser.dbm?pid=156340&bid=999984" type="text/javascript"></SCRIPT>
<noscript><a href="http://www.bidvertiser.com">internet advertising</a></noscript>
<!-- End BidVertiser code --></div><strong> </strong>

<strong> </strong>
<h3>
<p style="text-align: center;"><strong>قُلْ إِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللَّهَ فَاتَّبِعُونِي يُحْبِبْكُمُ اللَّهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ</strong> <strong>ذُنُوبَكُمْ وَاللَّهُ غَفُورٌ رَحِيمٌ</strong><strong> </strong></p>
</h3>
<p style="text-align: center;">Ali İmran 3, 31</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Peygambere İman ve Salih Amel</strong></p>
<strong>Muhterem Müslümanlar</strong>!

Peygamberler, Rabbimizin insanlığa rehberlik etmek üzere gönderdiği rahmet elçileridir. Onlar iman esaslarını, dünya ve ahiret mutluluğunu sağlayacak doğru bilgiyi tebliğ eden, ilimle irfanı, bu günle yarını buluşturan ve barıştıran insanlık önderleridir. Peygamberler zincirinin son halkası olan Hz. Muhammed(as) zorluklara karşı sabır ve metanetin, insanlara karşı vefanın, şefkat ve merhametin, haklı iken özveride bulunmanın, güçlü iken affetmenin, ihtiyaç sahibi iken infakın, paylaşmanın canlı örneğidir.

İnsanlığı şirkin karanlığından imanın, İslam’ın aydınlığına çıkarmıştır. Yüce Rabbimiz,tüm peygamberleri kendi dönemleri için; Peygamberimizi de kendisinden sonra gelen bütün insanlığa her zaman ve her çağda uyulması gereken güzel bir örnek olarak göndermiştir. Onun yaşantısı Allahtan gelen vahyin canlı olarak hayata aktarılması, uygulanmasıdır. Yani O canlı bir Kur&#8217;an&#8217;dı.

<span id="more-491"></span>

<strong>Aziz Mü’minler</strong>!

Sevgi, Cenabı Hakkın bize ihsan buyurduğu duyguların en yücesidir. İman ve ibadetlerimizin, anlam ve güzellik kazanmasını sağlayan sevgi; kalpte cereyan eden dışarıya söz ve davranışlarla yansıyan bir duygudur. Sevgi bir paylaşma eylemidir. Sevdiğine gönül verme, sevdiğinin yolunda olma ve onun uğrunda gelebilecek her türlü sıkıntıya göğüs germeyi ifade eder. Rasulüllah’ı sevmek, ona uymayı itaat etmeyi gerektirir. Çünkü Peygamberimiz (sav) Allahın elçisidir. Elçiyi sevmek, Onu göndereni sevmek, elçiye itaat etmek Onu gönderene itaat etmektir. Allah’ı sevmenin gereği olarak, Peygambere itaatin şart olduğunu şu Ayet-i Kerime ifade ediyor: <strong>Ey Muhammed de ki: Sizler Allah’ı seviyorsanız, Bana uyun ki Allah da sizleri sevsin ve günahlarınızı bağışlasın</strong> (1). Allah’ı ve Peygamberi seven Kuran ve sünnete tabi olmalıdır. Hayatını bu çizgide devam ettirmelidir. Kuran ve sünnet çizgisinde oluşturulan bir hayat ise insanı, Allahın rızasına ve takva bilincine ulaştırır.

<strong>Değerli Kardeşlerim</strong>!

Bizler İmanımızın gereği olarak Peygamberimizi ve Onun ümmeti olarak birbirimizi de severiz. Şunu da unutmamak gerekir ki;   Müslüman olarak; dinimizin bizden istediklerini Salih amellerle ihlâs ve samimiyet içerisinde yerine getirmeliyiz. Bu bizlerin insan olarak ferdi vazifelerimizdir. Bir insanın kendisi iman etmez ve bunun gereği olan Salih amel işlemez ise ahirette sıkıntıya düşeceği kaçınılmazdır. Hatta Peygamberlerin neslinden gelme şerefini taşımış olsa bile sonuç aynıdır. Çünkü peygamber olmayan hiçbir insan hata ve günah işlemekten korunmuş değildir.  Kur’an-ı Kerim de kıssaları geçen  Hz. Nuh’un oğlu <strong><em>Kenan,</em></strong> Hz. İbrahim’in babası <strong><em>Âzer</em></strong>, Hz. Lut’un hanımı <strong><em>Vâhile</em></strong>, Hz. Peygamber’in amcası <strong><em>Ebu Leheb</em></strong> gibi peygambere yalnız kan bağı (akraba) olanların iman bağı ve Salih amelleri olmadığından azaptan  kurtulamadıkları ifade edilmektedir. Şu halde İslâm’da faziletin kaynağı nesebe   değil,  imana ve Allah’ın rızasına bağlıdır. Hutbemi bu konuda Peygamberimizin kızı Fatıma’ya söylediği bir tavsiye ile bitiriyorum:  “<strong><em>Kızım Fatıma! Kıyamet günü Allah’ın huzuruna salih amelle gelmeye çalış! Sakın bana ve nesebine güvenme! Çünkü orada herkes kendi ameliyle baş başa kalacaktır</em></strong>.”(2)

<strong> </strong>

<strong> </strong>

<strong> </strong>

<span style="text-decoration: underline;">HAZIRLAYANIN ADI: MAHMUT SAMİ TÜRKMENOĞLU</span>

<span style="text-decoration: underline;">UNVANI               :  ÖZVATAN İLÇE</span><span style="text-decoration: underline;"> MÜFTÜSÜ</span>

Kayseri il Müftülüğünün 17.12.2010  tarihli  hutbesidir<strong><em> </em></strong>

<strong> </strong>

1-Ali İmran 31

2-Buhari cüz 11 shf:354

<strong> </strong>

<strong> </strong>

<strong> </strong>

<strong> </strong><div id="in_post_ad_bottom_1" style="clear:both;margin: 5px;padding: 0px;"></div><div style='clear:both'></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/12/17/peygambere-iman-ve-salih-amel/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Toplumsal Kardeşlik</title>
		<link>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/12/17/toplumsal-kardeslik/</link>
		<comments>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/12/17/toplumsal-kardeslik/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Dec 2010 23:28:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İmam Hatib</dc:creator>
				<category><![CDATA[2010]]></category>
		<category><![CDATA[Akköse Köyü C. - Trabzon]]></category>
		<category><![CDATA[Aralık]]></category>
		<category><![CDATA[Muharrem Uzun]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Trabzon Müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Vatan & Millet]]></category>
		<category><![CDATA[17 Aralık]]></category>
		<category><![CDATA[17 Aralık 2010]]></category>
		<category><![CDATA[17.12.2010]]></category>
		<category><![CDATA[2010 hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[Akköse Köyü]]></category>
		<category><![CDATA[Akköse Köyü Cami]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[aralık]]></category>
		<category><![CDATA[ayet]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Kardeşlerim]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[cami]]></category>
		<category><![CDATA[camii]]></category>
		<category><![CDATA[cüz]]></category>
		<category><![CDATA[cuma]]></category>
		<category><![CDATA[cuma hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[cuma hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[cuma namazı]]></category>
		<category><![CDATA[Dernekpazarı]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[dualari]]></category>
		<category><![CDATA[efendi]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[hadis]]></category>
		<category><![CDATA[hatib]]></category>
		<category><![CDATA[hatip]]></category>
		<category><![CDATA[hoca]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe 2010]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe duaları]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe duaları arapça]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe konuları]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe ne demektir]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler 2010]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler ankara]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler istanbul müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler konya]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler.com]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[hutbelerim]]></category>
		<category><![CDATA[hutpe]]></category>
		<category><![CDATA[imam]]></category>
		<category><![CDATA[imam hatib]]></category>
		<category><![CDATA[imam hatip]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[khutab]]></category>
		<category><![CDATA[konulari]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[kuran-ı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[kuranı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[masjid]]></category>
		<category><![CDATA[müftü]]></category>
		<category><![CDATA[müftülügünden]]></category>
		<category><![CDATA[müftülük]]></category>
		<category><![CDATA[müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[müftülüğünün]]></category>
		<category><![CDATA[mescid]]></category>
		<category><![CDATA[mescit]]></category>
		<category><![CDATA[mesjid]]></category>
		<category><![CDATA[mihrab]]></category>
		<category><![CDATA[mihrap]]></category>
		<category><![CDATA[mimber]]></category>
		<category><![CDATA[minber]]></category>
		<category><![CDATA[minberden gönüllere]]></category>
		<category><![CDATA[minberlerden gönüllere]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammet]]></category>
		<category><![CDATA[Muhterem Mü'minler]]></category>
		<category><![CDATA[Muhterem Müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Rab]]></category>
		<category><![CDATA[Rabbi]]></category>
		<category><![CDATA[rasulullah]]></category>
		<category><![CDATA[resulullah]]></category>
		<category><![CDATA[sure]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Kardeşlik]]></category>
		<category><![CDATA[trabzon]]></category>
		<category><![CDATA[vaaz]]></category>
		<category><![CDATA[vaazı]]></category>
		<category><![CDATA[vaiz]]></category>
		<category><![CDATA[vaizi]]></category>
		<category><![CDATA[vayiz]]></category>
		<category><![CDATA[vazı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hutbeler.com/wordpress/?p=489</guid>
		<description><![CDATA[internet advertising وَإِمَّا يَنزَغَنَّكَ مِنَ الشَّيْطَانِ نَزْغٌ فَاسْتَعِذْ بِاللَّهِ إِنَّهُ هُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ Fussilet,36 Toplumsal Kardeşlik Muhterem Müslümanlar! Gazap,hiddet ve kızgınlık, gelen öfke, insanı taşkın davranışlara sürükleyen, basiretini perdeleyen ruhsal bir olaydır .Öfke halinde olan insan, davranışlarını kontrol altına alması zordur .Bu haldeki insan, genellikle saldırgan ve kırıcı olur. Etrafındakilere zarar verdiği gibi kendisine de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="in_post_ad_top_1" style="margin: 5px;padding: 0px;"><!-- Begin BidVertiser code -->
<SCRIPT LANGUAGE="JavaScript1.1" SRC="http://bdv.bidvertiser.com/BidVertiser.dbm?pid=156340&bid=999984" type="text/javascript"></SCRIPT>
<noscript><a href="http://www.bidvertiser.com">internet advertising</a></noscript>
<!-- End BidVertiser code --></div><h3>
<p style="text-align: center;">وَإِمَّا   يَنزَغَنَّكَ   مِنَ   الشَّيْطَانِ   نَزْغٌ</p>
<p style="text-align: center;">فَاسْتَعِذْ   بِاللَّهِ إِنَّهُ   هُوَ   السَّمِيعُ   الْعَلِيمُ</p>
</h3>
<p style="text-align: center;">Fussilet,36<strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> Toplumsal Kardeşlik</strong></p>
<strong>Muhterem Müslümanlar!</strong>

Gazap,hiddet ve kızgınlık, gelen   öfke, insanı taşkın davranışlara sürükleyen, basiretini perdeleyen ruhsal bir   olaydır .Öfke halinde olan insan, davranışlarını kontrol altına alması zordur   .Bu haldeki insan, genellikle saldırgan ve kırıcı olur.

Etrafındakilere zarar verdiği   gibi kendisine de zarar verir Bundan kurtulmak için Allah, kendisine   sığınmamızı istiyor: <strong>“Eğer şeytandan   gelen kötü bir düşünce seni dürtecek olursa, hemen Allah’a sığın Çünkü O,   hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir”(1)</strong>

<strong><span id="more-489"></span></strong>Sevgili Peygamberimiz(sav) de   hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmaktadır: “ Bir kelime bilirim ki, eğer şu   iki kişi (dövüşen iki kimse) o kelimeyi söylese kendisinde bulunan gazap hali   muhakkak gider (Evet) O kişi <strong>“Euzü   billehi min eşşeytan”</strong> <strong>dese   kendisinde bulunan bu hal gider”(2)</strong>

İslam, beşeri  ilişkilerde    alçak gönüllü, iyi huylu ve affedici olmayı tavsiye eder .Bu konuda   Yüce Allah, Kur’an-ı Kerimde: <strong>“ Onlar   bollukta ve darlıkta Allah yolunda harcayanlar, öfkelerini yenenler,   insanları affedenlerdir. Allah iyilik edenleri sever”(3)</strong> Diğer bir ayette  ayette ise, <strong>“ İyilikle kötülük bir olmaz Kötülüğü en güzel şekilde sav ,Bir de   bakarsın ki, seninle aranızda düşmanlık bulunan kimse sanki sıcak bir dost   oluvermiştir. Bu güzel davranışa ancak sabredenler kavuşturulur. Buna ancak   (Hayırdan ve olgunluktan) büyük payı olanlar kavuşturulur”(4)</strong> buyurarak   öfkelerini yenenlerden övgüyle söz etmektedir

<strong>Muhterem Müminler!</strong>

<strong> </strong>

Herkes  zaman zaman öfkelenebilir. Haksız yere   kişiliğimize, onurumuza ve malımıza yapılan saldırılar, kızgınlık duymamıza neden   olabilir.Böyle durumlarda daha sonra pişmanlık duyacağımız, onarılması mümkün   olmayan tepkiler vermemeliyiz .Atalarımız:            <strong>“Öfkeyle kalkan, zararla oturur”</strong> diyerek bu gerçeği dile   getirmişlerdir.

İnsan zor durumlarda olsa dahi   öfkesini kontrol altına almalıdır. İradesini ve aklını kullanarak sabır   yolunu tercih etmelidir. Öfke hiddete ve şiddete dönüşmeden sabır ile   birleşince insan karakterinin olgunlaşmasına vesile olur. Sevgili   Peygamberimiz (sav) İslam’ı yayarken çeşitli işkencelere maruz kalmış,   hakarete uğramış, hatta savaşlarda yaralanmıştır.Buna rağmen O, öfkesine   hâkim olmuş ve sabır göstermiştir. Hiç kimseye kotu söz söylememiş ve   bedduada bulunmamıştır

<strong>O halde değerli müminler!</strong>

Bizlerde sabırlı ve anlayışlı olmaya   dikkat edelim Öfkelendiğimizde, insanları kıracak, üzecek ve onarılması   mümkün olmayan davranışlardan kaçınmaya özen gösterelim. İnsanlarla   problemlerimizi konuşarak ve uzlaşarak çözmeye çalışalım.

Hutbemi konuyu özetleyen bir   hadisle bitiriyorum:“ Yiğit, güreşte insanların sırtını yere getiren değildir   Gerçek yiğit, öfke anında kendisine hâkim olabilendir”(5)

<strong>Muharrem UZUN</strong>

<strong>Akköse Ky . M. C. İ.Hatibi  DERNEKPAZARI</strong><strong> </strong>

____________________________
1-Fussilet,36

2-Tecrid-i Sarih Ter C9,s57

3-Al-i İmran,134

4-Fussilet,34-35

5-Muslim, el-Birr ve’l Edeb   Ve’s Sıla,30<div id="in_post_ad_bottom_1" style="clear:both;margin: 5px;padding: 0px;"></div><div style='clear:both'></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/12/17/toplumsal-kardeslik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşure</title>
		<link>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/12/09/asure/</link>
		<comments>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/12/09/asure/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Dec 2010 23:07:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İmam Hatib</dc:creator>
				<category><![CDATA[2010]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Osman Yilmaz]]></category>
		<category><![CDATA[Aralık]]></category>
		<category><![CDATA[Gokpinar Horzumlar Cami-Konya]]></category>
		<category><![CDATA[Kandilller]]></category>
		<category><![CDATA[Konya Müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[aralık]]></category>
		<category><![CDATA[asure]]></category>
		<category><![CDATA[gokpinar]]></category>
		<category><![CDATA[horzumlar]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe]]></category>
		<category><![CDATA[konya]]></category>
		<category><![CDATA[muharrem ayı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hutbeler.com/wordpress/?p=483</guid>
		<description><![CDATA[internet advertising وَاِذْ يَمْكُرُ بِكَ الَّذينَ كَفَرُوا لِيُثْبِتُوكَ اَوْ يَقْتُلُوكَ اَوْ يُخْرِجُوكَ وَيَمْكُرُونَ وَيَمْكُرُ اللّٰهُۜ وَاللّٰهُ خَيْرُ الْمَاكِرينَ Enfal 8/30 Aşure Muhterem Müslümanlar! Tarihte bazı zaman dilimleri vardır ki, bu zaman dilimlerinde meydana gelen hadiseler, sebep ve sonuçları itibariyle, tarihin akışını değiştirmiş ve tarihte derin izler bırakmıştır. İnsanlık tarihinde çok büyük öneme sahip olan bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="in_post_ad_top_1" style="margin: 5px;padding: 0px;"><!-- Begin BidVertiser code -->
<SCRIPT LANGUAGE="JavaScript1.1" SRC="http://bdv.bidvertiser.com/BidVertiser.dbm?pid=156340&bid=999984" type="text/javascript"></SCRIPT>
<noscript><a href="http://www.bidvertiser.com">internet advertising</a></noscript>
<!-- End BidVertiser code --></div><p style="text-align: center;"><strong>وَاِذْ يَمْكُرُ بِكَ الَّذينَ كَفَرُوا لِيُثْبِتُوكَ اَوْ يَقْتُلُوكَ اَوْ يُخْرِجُوكَ وَيَمْكُرُونَ وَيَمْكُرُ اللّٰهُ</strong><strong>ۜ</strong><strong> وَاللّٰهُ خَيْرُ الْمَاكِرينَ</strong></p>
<p style="text-align: center;">Enfal 8/30</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Aşure</strong></p>
<strong>Muhterem Müslümanlar!</strong>

Tarihte bazı zaman dilimleri vardır ki, bu zaman dilimlerinde meydana gelen hadiseler, sebep ve sonuçları itibariyle, tarihin akışını değiştirmiş ve tarihte derin izler bırakmıştır. İnsanlık tarihinde çok büyük öneme sahip olan bu hadiselerden biri de içinde bulunduğumuz Muharrem ayında gerçekleşen Hz. Peygamber’in (s.a.) Mekke’den Medine’ye hicretidir.

Bilindiği üzere, kameri aylara göre, Muharrem ayı hicri yılbaşıdır. Yani kameri yılın birinci ayıdır. Hicri takvim buna göre düzenlenmiştir.

<span id="more-483"></span> <strong>Muhterem Mü’minler!</strong>

Allah (c.c.) tarafından insanlığın kararan gönlünü aydınlatmak, insanlık onurunu yeniden inşa etmek üzere gönderilen Hz. Muhammed’i (s.a.) ve onun şanlı ashabını, hicrete zorlayan, zülüm ve işkencenin bir örneğini daha insanlık tarihinde görmek mümkün değildir.

Müslümanlar, Miladi 622 yılının Muharrem ayında, gizli gizli Medine’ye hicret etmeye başlamışlardı. Bu arada müşrikler Peygamberimizin Medine’ye hicret etmesini istemiyorlardı. Böyle bir durumda Medine’nin güçlü bir devlet haline gelip, bunun da kendi saltanatlarının sonu olacağını biliyorlardı.

Müşrikler ortaya çıkan bu yeni durum üzerine Dâru’n-nedve’de bir toplantı yapıp ne yapmaları gerektiğine dair bir karar aldılar. Alınan bu karara göre sevgili Peygamberimiz(s.a.) Mekke’nin değişik ailelerine mensup bir grup genç tarafından öldürülecekti. Böylelikle Peygamberimizin ailesi bütün bir Mekke halkını karşılarına alamayacak, diyete razı olacak ve müşrikler Peygamberimizden ve onun kutlu mesajından kurtulmuş olacaklardı.  Müşriklerin bu konuşma ve planları Enfal Suresi’nin 30.ayetinde şöyle haber verilmektedir: <strong>“Ey Habibim! Hatırla şu zamanı ki inkar eden (Mekkeli müşrikler) seni bir yere kapatmak veya öldürmek, yahut da (Mekke’den) çıkarmak için sana tuzak hazırlıyorlardı. Onlar sana tuzak kurarken Allah da onlara tuzak kuruyordu. Allah tuzakların en iyisini kurar.”</strong>[1] İşte İslam tarihinin en büyük hadisesi olan hicret bu zor şartlar altında gerçekleşmiştir.

<strong>Kıymetli Müminler!</strong>

Hicri yılın ilk ayı olan Muharrem’in 10. gününe Aşure günü denilmektedir. Rasulullah  (s.a.) Medine’ye hicret ettiğinde oradaki Yahudilerin kutsal saydığı günler arasında, aşure günü de bulunuyordu. Peygamberimiz (s.a.) Yahudilerin bu günde oruç tutuklarını görmüş ve niye oruç tuttuklarını sormuştu. Yahudiler, Musa ve kavmi bu günde Firavun’un şerrinden kurtuldukları için bu orucu tuttuklarını söyleyince Peygamberimiz (s.a.): “Biz Musa’ya sizden daha yakınız.” buyurdu. Sadece Muharrem’in onuna mahsus olmamak üzere başına veya sonuna birer gün ilave edilerek oruç tutulmasını tavsiye etti[2] ve bu günlerde oruç tutmanın fazileti ile ilgili olarak şöyle buyurdu: “Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Muharrem ayında tutulan oruçtur.”[3]

<strong>Aziz Mü’minler! </strong>

Aşure gününde bir bayram havası estirmek, sevinç gösterisinde bulunup, değişik gıda maddelerinden meydana gelen bir tatlı pişirip dağıtılması hususunda Hz.Peygamber’den gelen herhangi bir sahih rivayete rastlanmamaktadır. Sadece asırlardan beri Müslümanlar arasında birlik ve beraberliğin oluşmasına izzet ve ikrama sebep olan bu güzel gelenek günümüz Müslümanlarınca da büyük bir heyecanla sürdürülmektedir. Bu güzel hasletlerimizin birlik ve beraberliğimize vesile olması duygu ve düşünceleriyle hepinizin hicri yılbaşınızı kutluyorum.

<strong><em>HAZIRLAYAN: Ali Osman YILMAZ </em></strong>

<strong><em>ÜNVANI: Gökpınar Beldesi Horzumlar C.İ.H.</em></strong>

<strong><em> ÇELTİK / KONYA</em></strong>

<strong><em>Konya Müftülüğü’nün 10.12.2010 Tarihli Hutbesidir.</em></strong>

<hr size="1" />[1] Enfal 8/30

[2] bkz. İbn Mâce, Sıyâm, 31.

[3] İbn Mâce, Sıyâm, 43.<div id="in_post_ad_bottom_1" style="clear:both;margin: 5px;padding: 0px;"></div><div style='clear:both'></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/12/09/asure/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İslam&#8217;da İnsana Verilen Değer</title>
		<link>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/12/02/islamda-insana-verilen-deger/</link>
		<comments>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/12/02/islamda-insana-verilen-deger/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Dec 2010 13:54:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İmam Hatib</dc:creator>
				<category><![CDATA[2010]]></category>
		<category><![CDATA[Aralık]]></category>
		<category><![CDATA[Konya Müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hutbeler.com/wordpress/?p=481</guid>
		<description><![CDATA[internet advertising لَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنسَانَ فِي أَحْسَنِ تَقْوِيمٍ Tîn 95/4 İslam&#8217;da İnsana Verilen Değer          Muhterem Müslümanlar!          İslam Dini insana özel bir değer vererek, onun şerefli ve üstün bir varlık olduğunu bildirmiştir.[1] Ona, yaşama, mülk edinme beden ve ruh sağlığını koruma, istediği dini benimseme ve gereklerine göre hareket etme gibi haklar vermiş ve bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="in_post_ad_top_1" style="margin: 5px;padding: 0px;"><!-- Begin BidVertiser code -->
<SCRIPT LANGUAGE="JavaScript1.1" SRC="http://bdv.bidvertiser.com/BidVertiser.dbm?pid=156340&bid=999984" type="text/javascript"></SCRIPT>
<noscript><a href="http://www.bidvertiser.com">internet advertising</a></noscript>
<!-- End BidVertiser code --></div><p style="text-align: center;"><strong>لَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنسَانَ فِي أَحْسَنِ تَقْوِيمٍ</strong></p>
<p style="text-align: center;">Tîn 95/4</p>
<p style="text-align: center;"><strong>İslam&#8217;da İnsana Verilen Değer</strong></p>
         <strong>Muhterem Müslümanlar!</strong>

         İslam Dini insana özel bir değer vererek, onun şerefli ve üstün bir varlık olduğunu bildirmiştir.[1] Ona, yaşama, mülk edinme beden ve ruh sağlığını koruma, istediği dini benimseme ve gereklerine göre hareket etme gibi haklar vermiş ve bu hakları dokunulmaz ilan etmiştir. Kişinin dinine, diline, ırkına, cinsiyetine, malına ve makamına göre yapılan ayrımları da kabul etmemiştir.

İnsan, Allah’ın yeryüzündeki halifesidir. Yüce Allah: <strong>“Hatırla ki, Rabbin meleklere: “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım.”</strong><strong> dedi.</strong>”[2] Tîn Suresi’nde de: <strong>“Biz insanı en güzel biçimde yarattık.”</strong>[3] buyurarak insanın en değerli varlık olduğuna işaret etmiştir. İnsan böylesine mükerrem bir varlık olunca insana hizmet ve insanlık haysiyetini koruma adına yapılan her çalışma kutsaldır, değerlidir.

<span id="more-481"></span>

            İslam insanın yaşam hakkını kutsal saymıştır. <strong>“…Bir cana kıyan kimse, sanki bütün insanları öldürmüş gibidir; birine hayat veren kimse de bütün insanlara hayat vermiş gibidir…”</strong>[4]ayeti dinimizin insan hayatına ne derece değer verildiğinin en güzel belirtisidir.

 Fakir düşerim, besleyemem düşüncesiyle çocuk aldırmak, doğmuş çocukları sokağa atmak veya ölüme terk etmek haramdır, cinayettir. Yüce Allah; <strong>“Yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin, onları da sizi de biz rızıklandırırız. Onları öldürmek gerçekten büyük bir günahtır.”</strong>[5] buyurmaktadır.

<strong>Değerli Mü’minler!</strong>

           İslam, insana işkenceyi asla tasvip etmez. Bir Hadis-i Kutsî’de Yüce Allah: <strong>“Kullarıma işkence etmeyiniz.”</strong>[6] buyurmaktadır. <strong>“Öldüreceğiniz bir kuduz köpek dahi olsa eziyet etmeyiniz.”</strong> buyuran bir Resulün öğretisinde insana eziyet edilebilir mi? Yüce Allah insanı kıymetli bir varlık olarak yarattığı gibi insana dokunulmazlık da vermiştir. Şöyle ki, İnsanın gıybetini yapmayı, gönlünü kırmayı ve söz taşımayı da yasaklamıştır. Kur’an-ı Kerim de: <strong>“Allah’ın rahmeti sayesinde sen onlara yumuşak davrandın, eğer kaba ve katı yürekli olsaydın onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi&#8230;”</strong>[7] buyurmuştur. Hz. Peygamber ise <strong>“Allah’tan uzak olan insanlar katı kalplilerdir”</strong>[8] ifadesiyle bir gönül insanı olmanın önemini ifade etmiştir.

<strong>Aziz Mü’minler, </strong>

             Her iyiliğin bir sadaka olduğunu söyleyen Peygamberî mesajın muhatabı olan biz Müslümanların, insana hayat veren ve insanı yücelten değerleri, tüm insanlığa tanıtmak sorumluluğu ve zorunluluğu unutulmamalıdır. İslam’ın doğru anlaşılması ve anlatılmasındaki sorumluluk kadar, insana, onun hayatına, onuruna sahip çıkmak da bir sorumluluktur.

İslam’ın insana verdiği değer; sevgi temelinde Hz. Peygamber’in şu altın sözlerinde şekillenmiştir: <strong>“İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de asla iman etmiş olamazsınız.”</strong>[9] Burada insana verilen değerin hem dünya hayatına hem de ahiret hayatına olumlu yansımalarına dikkat çekilmektedir.

Yüce Allah bizle ayet ve hadisler ışığında insana gereken önemi ve değeri vermeyi nasip etsin.

<em>HAZIRLAYAN: Ali Osman KORKMAZ</em>

<em>ÜNVANI: Yeniceoba Fatih C. İmam Hatibi &#8211; </em><em>CİHANBEYLİ /KONYA</em>

<em>Konya Müftülüğü’nün 03.12.2010 Tarihli Hutbesidir.</em>

<hr size="1" />[1] bkz. İsrâ 17/70

[2] Bakara 2/30

[3] Tîn 95/4

[4] Mâide 5/32

[5] İsrâ 17/31

[6] Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV/172,173.

[7] Âl-i İmrân 3/159

[8] Tirmizî, Zühd, 47.

[9] Müslim, Îmân, 93.<div id="in_post_ad_bottom_1" style="clear:both;margin: 5px;padding: 0px;"></div><div style='clear:both'></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/12/02/islamda-insana-verilen-deger/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hicret</title>
		<link>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/12/02/hicret-2/</link>
		<comments>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/12/02/hicret-2/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Dec 2010 13:03:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İmam Hatib</dc:creator>
				<category><![CDATA[2010]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Aralık]]></category>
		<category><![CDATA[Minberden Öğütler - D.İ.B]]></category>
		<category><![CDATA[2010 hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[3 Aralık]]></category>
		<category><![CDATA[3 Aralık 2010]]></category>
		<category><![CDATA[3.12.2010]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[ankara]]></category>
		<category><![CDATA[aralık]]></category>
		<category><![CDATA[ayet]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Kardeşlerim]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[cami]]></category>
		<category><![CDATA[camii]]></category>
		<category><![CDATA[cüz]]></category>
		<category><![CDATA[cuma]]></category>
		<category><![CDATA[cuma hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[cuma hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[cuma namazı]]></category>
		<category><![CDATA[D.İ.B]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[dualari]]></category>
		<category><![CDATA[efendi]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[hadis]]></category>
		<category><![CDATA[hatib]]></category>
		<category><![CDATA[hatip]]></category>
		<category><![CDATA[hicret]]></category>
		<category><![CDATA[hoca]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe 2010]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe duaları]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe duaları arapça]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe konuları]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe ne demektir]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler 2010]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler ankara]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler istanbul müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler konya]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler.com]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[hutbelerim]]></category>
		<category><![CDATA[hutpe]]></category>
		<category><![CDATA[imam]]></category>
		<category><![CDATA[imam hatib]]></category>
		<category><![CDATA[imam hatip]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[khutab]]></category>
		<category><![CDATA[konulari]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[kuran-ı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[kuranı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[masjid]]></category>
		<category><![CDATA[müftü]]></category>
		<category><![CDATA[müftülügünden]]></category>
		<category><![CDATA[müftülük]]></category>
		<category><![CDATA[müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[müftülüğünün]]></category>
		<category><![CDATA[mescid]]></category>
		<category><![CDATA[mescit]]></category>
		<category><![CDATA[mesjid]]></category>
		<category><![CDATA[mihrab]]></category>
		<category><![CDATA[mihrap]]></category>
		<category><![CDATA[mimber]]></category>
		<category><![CDATA[minber]]></category>
		<category><![CDATA[minberden gönüllere]]></category>
		<category><![CDATA[minberlerden gönüllere]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammet]]></category>
		<category><![CDATA[Muhterem Mü'minler]]></category>
		<category><![CDATA[Muhterem Müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Rab]]></category>
		<category><![CDATA[Rabbi]]></category>
		<category><![CDATA[rasulullah]]></category>
		<category><![CDATA[resulullah]]></category>
		<category><![CDATA[sure]]></category>
		<category><![CDATA[vaaz]]></category>
		<category><![CDATA[vaazı]]></category>
		<category><![CDATA[vaiz]]></category>
		<category><![CDATA[vaizi]]></category>
		<category><![CDATA[vayiz]]></category>
		<category><![CDATA[vazı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hutbeler.com/wordpress/?p=476</guid>
		<description><![CDATA[internet advertising الَّذِينَ ءَامَنُوا وَهَاجَرُوا وَجَاهَدُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ بِأَمْوَالِهِمْ وَأَنْفُسِهِمْ أَعْظَمُ دَرَجَةً عِنْدَ اللَّهِ وَأُولَئِكَ هُمُ الْفَائِزُونَ Tevbe 9 / 20 Hicret        Değerli Müminler!              Yüce Allah, emir ve yasaklarını insanlara tebliğ etmek üzere peygamberler göndermiştir. Görevleri sadece insanları doğru yola ulaştırmak olan bu kutlu elçilerin hemen hepsi, pek çok işkence ve zulme [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="in_post_ad_top_1" style="margin: 5px;padding: 0px;"><!-- Begin BidVertiser code -->
<SCRIPT LANGUAGE="JavaScript1.1" SRC="http://bdv.bidvertiser.com/BidVertiser.dbm?pid=156340&bid=999984" type="text/javascript"></SCRIPT>
<noscript><a href="http://www.bidvertiser.com">internet advertising</a></noscript>
<!-- End BidVertiser code --></div><p style="text-align: center;">الَّذِينَ ءَامَنُوا وَهَاجَرُوا وَجَاهَدُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ بِأَمْوَالِهِمْ وَأَنْفُسِهِمْ أَعْظَمُ دَرَجَةً عِنْدَ اللَّهِ وَأُولَئِكَ هُمُ الْفَائِزُونَ</p>
<p style="text-align: center;">Tevbe 9 / 20</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Hicret</strong></p>
<strong>       Değerli Müminler!</strong>

             Yüce Allah, emir ve yasaklarını insanlara tebliğ etmek üzere peygamberler göndermiştir. Görevleri sadece insanları doğru yola ulaştırmak olan bu kutlu elçilerin hemen hepsi, pek çok işkence ve zulme maruz kalmışlardır. Bazısı öldürülmüş, bazısı yurtlarından göçe zorlanmış, bazıları da toplumdan soyutlanarak baskı altında tutulmuşlardır. Halbuki bu kutlu elçiler, gönderildikleri toplum için rahmet, şefkat ve sevgi kaynağı idiler. Onlara gönül kapılarını kapatan toplum, aslında insanî fazilet ve erdemlere kapısını kapatmaktaydı. Allah elçilerini bağrına basan toplumlar ise, insanî erdemlere, aydınlığa kucak açmaktaydı.

<span id="more-476"></span>

Allah elçilerinin sonuncusu, alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamberimiz Hz. Muhammed de insanları, şirki ve küfrü, vahşet ve zulmü terk edip sadece Yüce Yaratana ibadete, adalete, merhamete, insanî erdemlere davet etmekteydi. Mekkeli müşrikler bütün insanlığa rahmet olarak gönderilen bu Yüce Elçi’ye akla hayale gelmedik işkence ve zulmü reva gördüler. O’na kucak açma, O’nunla insanlık onuruna yeniden ulaşma yerine; O’nu dışladılar, hayatına kastettiler. Bu ağır baskılar altında tebliğ ve davet görevini yerine getiremeyeceğini anlayan Kâinatın Efendisi, Miladi 622 yılında Mekke’den Medine’ye hicret etti. Bu hicret asla bir kaçış olmadığı gibi; sıradan bir göç de değildi.

<strong>Muhterem Müslümanlar!</strong>

      Hicret; İslâm davasının hedefe giden yolunda bir dönüm noktasıdır. Hicret; İslam toplumunun teşkilatlanması, bir güç haline gelmesi ve çevresine kendini kabul ettirmesi sürecinin ilk adımı olmuştur. Hicret; her vesile ile birlik, beraberlik ve dayanışmayı vurgulayan İslam’ın hayat bulmasına yol açan önemli bir olaydır. Hicret; imanın maddi güç karşısında kazandığı zaferin simgesidir. Hicret, Allah rızası için; anadan, babadan, yardan, diyardan, maldan, mülkten hatta candan, evlattan vazgeçişin, ibretli ve meşakkatli kıssasıdır.

Hicret; her şeylerini Allah için, göz kırpmadan terk eden Mekkeli Muhacirler ile onları bağırlarına basan, muhtaç oldukları halde onları kendilerine tercih eden Medineli Müslümanların, Ensarın destanıdır. Bu destanda fedakârlık, kardeşlik, ahde vefa, birlik ve beraberlik, değerlerin paylaşımı, özgürlük aşkı, adalet, saygı ve hoşgörü temel konulardır. Âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamberimizin Medine&#8217;ye hicreti bu değerlerin insanlığa yeniden kazandırılması yolunda verilen mücadelenin en önemli aşamasıdır. Hicret; Allah’a ibadete, insanî erdemlere, rahmet ve medeniyete gönlünü açanların zaferi; bu değerlere kapılarını kapatanların mağlubiyetidir. Hicret; nurun hayat buluşu, karanlığın aydınlığa dönüşüdür. Bu büyük dönüşümün gerçekleşmesine katkıda bulunmuş olmanın Allah katında elbette bir mükâfatı vardır. Yüce Kitabımız Kur’an bu mükâfatı: <strong>“İman edip hicret edenlerin ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihat eden kimselerin mertebeleri, Allah katında daha üstündür. İşte onlar, başarıya erenlerin ta kendileridir.”[1]</strong>  ayetiyle dile getirmektedir.

<strong>Aziz Kardeşlerim!</strong>

        Hicreti süsleyen tablolarda çağımız insanı için alınacak birçok ibret ve ders vardır. Bencilliğin, maddeperestliğin, çıkarcılığın, adaletsizliğin tahrip ettiği insanlığın aydınlığa çıkışı; hicretle başlayan ve yeşeren insanî değerlerin, fedakârlık ve kardeşlik örneklerinin hayat bulması ile mümkündür.

Günahlarla, isyanlarla kirlenen gönül dünyamızın, kulluğa, itaate, ibadete yönelmesinin de gerçek hicret olduğunu unutmayalım.

   1. Tevbe, 9/20.

   2. Buhari, Sahih, İman, 4 c.1 s. 8-9;

<em>Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 04.02.2005 tarihli hutbesidir.  </em><em></em><div id="in_post_ad_bottom_1" style="clear:both;margin: 5px;padding: 0px;"></div><div style='clear:both'></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/12/02/hicret-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Toplumsal Dayanışma ve Din Kardeşliği</title>
		<link>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/11/25/toplumsal-dayanisma-ve-din-kardesligi/</link>
		<comments>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/11/25/toplumsal-dayanisma-ve-din-kardesligi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Nov 2010 17:41:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İmam Hatib</dc:creator>
				<category><![CDATA[2010]]></category>
		<category><![CDATA[Kasım]]></category>
		<category><![CDATA[Trabzon Müftülüğü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hutbeler.com/wordpress/?p=474</guid>
		<description><![CDATA[internet advertising Toplumsal Dayanışma ve Din Kardeşliği Muhterem Müslümanlar! İnsanın sağlıklı bir şekilde varlığını sürdürebilmesi için toplum hayatına ihtiyacı vardır. İnsanın mutluluğu ve huzuru ise toplumun huzur ve mutluluğuna bağlıdır. Toplum halinde yaşamanın dinî, ahlakî ve örfî birtakım kuralları vardır. Toplumsal yardımlaşma ve dayanışmanın temeli olan bu kurallara uyulduğu ölçüde fert ve toplum huzura erme [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="in_post_ad_top_1" style="margin: 5px;padding: 0px;"><!-- Begin BidVertiser code -->
<SCRIPT LANGUAGE="JavaScript1.1" SRC="http://bdv.bidvertiser.com/BidVertiser.dbm?pid=156340&bid=999984" type="text/javascript"></SCRIPT>
<noscript><a href="http://www.bidvertiser.com">internet advertising</a></noscript>
<!-- End BidVertiser code --></div><strong>Toplumsal Dayanışma ve Din Kardeşliği</strong>

<strong>Muhterem Müslümanlar!</strong>

İnsanın sağlıklı bir şekilde varlığını sürdürebilmesi için toplum hayatına ihtiyacı vardır. İnsanın mutluluğu ve huzuru ise toplumun huzur ve mutluluğuna bağlıdır. Toplum halinde yaşamanın dinî, ahlakî ve örfî birtakım kuralları vardır. Toplumsal yardımlaşma ve dayanışmanın temeli olan bu kurallara uyulduğu ölçüde fert ve toplum huzura erme imkanı bulmaktadır.Bu kurallardan birisi de Yüce Kitabımız Kur&#8217;an&#8217;da &#8220;Kötülük ve düşmanlıkta değil; iyilik ve güzellikte yardımlaşmak&#8221;[1] olarak özlü bir şekilde dile getirilmektedir. Dinimiz fertlerin birbirleriyle yardımlaşma ve dayanışmalarını, inanç ve takvadan kaynaklanan kardeşliğin bir gereği olarak görmektedir. Aynı şekilde fert ve toplum hayatında iman ve takva ilkesinin yerleşebilmesi için bu dayanışma gereklidir.

<span id="more-474"></span><strong>Aziz Mü&#8217;minler ! </strong>

Yüce Kitabımız, kardeşlik duyguları içerisinde dayanışma amacıyla bir araya gelen kimseleri övmüş ve onlara Allah&#8217;ın rahmet edeceğini şu              ayet-i kerime ile bildirmiştir: <strong>&#8220;Mü&#8217;min erkekler ve mü&#8217;min kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar. Namazı kılar, zekâtı verirler. Allah&#8217;a ve Rasûlüne itaat ederler. İşte bunlara Allah merhamet edecektir. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir&#8230;.&#8221;</strong>[2]

Kardeş olmak; sevinçte ve kederde beraber olmayı göze almak ve bunu her türlü çalışma ve davranışında göstermektir. Bir toplumda, zengin-fakir, amir-memur, işçi-işveren, bilen-bilmeyen kısacası tüm fertler kardeşlik bilinciyle yardımlaşma ve dayanışma içerisinde olduğu zaman, Yüce Allah&#8217;ın yardımına mazhar olacakları unutulmamalıdır. Bunun sonucunda, sevmek, saymak, güvenmek, merhamet etmek, yardımlaşmak gibi huzur ortamının temel taşları olan değerler hayata geçecektir.

Kur&#8217;ân&#8217;ın öngördüğü kardeşlik doğrultusunda olması gereken yardımlaşma ve dayanışma bütün bunları içeren bir hayat biçimidir.

İslam Dini, bu hayat biçimini şekillendiren nice mesajlar içermektedir. Nitekim Yüce Allah: <strong>&#8220;Mü&#8217;minler ancak kardeştirler &#8220;</strong>[3] buyurmuş, Sevgili Peygamberimiz de: <strong>&#8220;Hiçbiriniz kendisi için arzu ettiğini kardeşi için arzu etmedikçe iman etmiş olmaz&#8221;</strong>[4] hadis-i şerifiyle, toplum dayanışmasının gereğini en güzel şekilde ortaya koymuşlardır. Bunun en canlı örneği de hicretin ilk yıllarında Mekke&#8217;den hicret ederek gelmiş olan Muhâcirler ile Medine&#8217;nin yerlisi olan Ensâr arasında gerçekleştirilmiş olan toplu bir kardeşlik anlaşmasıdır. Bu özel kardeşlik; her türlü maddi ve manevi yardımı, karşılıklı ziyareti, birbirlerine ikram ve iyilik yapmayı ve birbirlerini koruyup gözetmeyi içine alıyordu.

<strong>Değerli Kardeşlerim!</strong>

Kardeşlik, karşılıklı sevgi-saygı ve toplumsal dayanışmaya, her zaman ihtiyacımız olduğunu unutmayalım. Dinimizin öngördüğü dayanışma ve kardeşliğin tesisi kadar, korunması ve sürdürülmesi de önem arz etmektedir. Bu nedenle, kin, haset, gıybet, dedikodu, önyargı ve insanların gizli yönlerini araştırmak ve onları çekiştirmek gibi insani ilişkilerimizi bozacak her türlü kötü tutum ve davranıştan sakınmalıyız..

Hutbemi, bu hakikati vurgulayan bir ayet mealiyle bitiriyorum: <strong>&#8220;Allah&#8217;a ve Rasulüne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin, sonra gevşersiniz ve gücünüz, elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir. &#8220;</strong>[5]

______________
 [1] Maide, 5/2

[2] Tevbe, 9/71

[3] Hucurat 49/10

[4] Buhârî, imân, 7

[5] Enfâl, 8/46.<div id="in_post_ad_bottom_1" style="clear:both;margin: 5px;padding: 0px;"></div><div style='clear:both'></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/11/25/toplumsal-dayanisma-ve-din-kardesligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Misafirperverlik</title>
		<link>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/11/25/misafirperverlik/</link>
		<comments>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/11/25/misafirperverlik/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Nov 2010 17:38:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İmam Hatib</dc:creator>
				<category><![CDATA[2010]]></category>
		<category><![CDATA[Kasım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hutbeler.com/wordpress/?p=472</guid>
		<description><![CDATA[internet advertising Misafirperverlik Muhterem Müslümanlar! Dinimiz, yardımlaşma ve dayanışmayı emretmektedir. Yüce Allah &#8220;İyilik ve takvada yardımlaşınız&#8221;1 buyurarak mü&#8217;minler arasında iyilik ve güzelliğin yaygınlaştırılmasını teşvik etmiştir. Bunun bir sonucu olarak Müslümanlar her türlü yardımlaşma ve dayanışmayı bir ibadet anlayışı içerisinde gerçekleştirirler. Misafirlik konusunda ortaya konan güzellikler de bu anlayış ve inancın bir neticesidir. Misafire kapımızı ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="in_post_ad_top_1" style="margin: 5px;padding: 0px;"><!-- Begin BidVertiser code -->
<SCRIPT LANGUAGE="JavaScript1.1" SRC="http://bdv.bidvertiser.com/BidVertiser.dbm?pid=156340&bid=999984" type="text/javascript"></SCRIPT>
<noscript><a href="http://www.bidvertiser.com">internet advertising</a></noscript>
<!-- End BidVertiser code --></div><strong>Misafirperverlik</strong>

<strong>Muhterem Müslümanlar!</strong>

Dinimiz, yardımlaşma ve dayanışmayı emretmektedir. Yüce Allah <strong>&#8220;İyilik ve takvada yardımlaşınız&#8221;1</strong> buyurarak mü&#8217;minler arasında iyilik ve güzelliğin yaygınlaştırılmasını teşvik etmiştir. Bunun bir sonucu olarak Müslümanlar her türlü yardımlaşma ve dayanışmayı bir ibadet anlayışı içerisinde gerçekleştirirler. Misafirlik konusunda ortaya konan güzellikler de bu anlayış ve inancın bir neticesidir. Misafire kapımızı ve gönlümüzü açmak dinimizde kardeşliğin, insana verilen değerin, birliğin, paylaşmanın ve dayanışmanın en güzel örneklerindendir.

<span id="more-472"></span>

<strong>Değerli Mü&#8217;minler!</strong>

Misafire ikram anlayışının özünü Sevgili Seygamberimiz&#8217;in örnekliği oluşturmaktadır. O&#8217;nun bu konudaki güzel tavsiyelerinden birisi şudur: <strong>&#8220;?Kim Allah&#8217;a ve ahiret gününe inanıyorsa, misafirine ikram etsin?&#8221;</strong>2 Bu tavsiyeyi yapan Allah&#8217;ın Elçisi, kendisi de misafir ağırlamaktan hoşlanır, sofrasında misafir veya ihtiyaç sahibi kimseler eksik olmazdı. Sevgili Peygamberimiz, misafirin duasını, makbul olan dualar arasında zikretmiş 3 ve misafirin ağırlandığı bir evin halkına hayır ve bereketin mutlaka ulaşacağını bildirmiştir.4 İmkanı bulunduğu halde misafir ağırlamak istemeyeni ise: <strong>&#8220;Misafir ağırlamak istemeyen kimsede hayır yoktur.&#8221;</strong>5 buyurarak uyarmıştır.

Misafire ikram konusunda diğer bir örneğimiz de, Hz. İbrahim (a.s.)&#8217;dır. Kur&#8217;ân-ı Kerîm, İbrahim (a.s)&#8217;ın hiç tanımadığı misafirlerine ikramını bizlere anlatarak bu hususta onu  örnek almamız gerektiğine şöyle işaret etmektedir:

<strong>&#8220;İbrahim&#8217;in ikram gören misafirlerinin haberi sana geldi mi? Onlar İbrahim&#8217;in yanına girmişler «selâm!» demişlerdi. İbrahim de onlara; «selâm size» diye mukabelede bulunmuştu. İçinden de: «Bunlar yabancı kimseler» diye geçirmişti. Hemen sezdirmeden ailesinin yanına varıp, semiz bir dana pişirip getirmiş, onlara sunarak « (Buyurun) yemez misiniz?» demişti.&#8221;</strong>6 Bu örnekte misafire öncelikle sıcak alâka, sevgi, saygı ve güler yüzle davranmaya vurgu yapılmaktadır. Bu itibarla sadece maddi ikram, hoşnut edici bir ağırlama olamaz. Hz. İbrâhim&#8217;in, misafirlerinin selâmını en güzel şekilde alıp onları evine buyur etmesi, yemek hazırlamak için onların yanından yavaşça dışarı çıkması, evindeki en güzel yemeği ikrâm etmesi ve bu ikramı bizzat kendi eliyle yapması örnek alınacak hususlardır.

<strong>Aziz Kardeşlerim!</strong>

Misafirlerimize cân-ı gönülden ilgi göstermek ve gerekli ikramı yapmak, dinimizin ve kültürümüzün bizlere bıraktığı en güzel miraslardan birisidir. Ayrıca, tanıyalım veya tanımayalım evimize, şehrimize ya da memleketimize gelmiş olan insanlara dini, milleti, kültürü ne olursa olsun güler yüz ve en güzel ilgiyi gösterip bizlerden hoşnut olarak ayrılmalarını sağlamak, Yüce Rabbimizin razı olduğu bir davranış olacaktır.

Hutbemi bir hadis mealiyle bitiriyorum:

 <strong>&#8220;Şu üç kişinin duası kesinlikle geri çevrilmez: Mazlumun duası,  misafirin duası ve ana-babanın evladına duası.&#8221;</strong> 7

<strong><em><span style="text-decoration: underline;"> </span></em></strong>

______________
1- Maide, 5/2

2- Buhari, Edep, 85

3- Ebû Dâvûd, Vitr, 29; Tirmizî, Deavât, 47

4- İbn-i Mâce, Eti`me, 55

5- İbn-i Hanbel, IV, 155

6- Zâriyât, 51/24-27

7- Ebû Dâvûd, Vitr 29<div id="in_post_ad_bottom_1" style="clear:both;margin: 5px;padding: 0px;"></div><div style='clear:both'></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/11/25/misafirperverlik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlim ve Alimin Önemi</title>
		<link>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/11/25/ilim-ve-alimin-onemi/</link>
		<comments>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/11/25/ilim-ve-alimin-onemi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Nov 2010 17:34:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İmam Hatib</dc:creator>
				<category><![CDATA[2010]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Kasım]]></category>
		<category><![CDATA[Pazariçi Camii - İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Suat Olgun]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[2010 hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[26 Kasım]]></category>
		<category><![CDATA[26 Kasım 2010]]></category>
		<category><![CDATA[26.11.2010]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[ayet]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Kardeşlerim]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[bayram hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[cami]]></category>
		<category><![CDATA[camii]]></category>
		<category><![CDATA[cüz]]></category>
		<category><![CDATA[cuma]]></category>
		<category><![CDATA[cuma hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[cuma hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[cuma namazı]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[dualari]]></category>
		<category><![CDATA[efendi]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[gaziosmanpaşa]]></category>
		<category><![CDATA[hadis]]></category>
		<category><![CDATA[hatib]]></category>
		<category><![CDATA[hatip]]></category>
		<category><![CDATA[hoca]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe 2010]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe duaları]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe duaları arapça]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe konuları]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe ne demektir]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler 2010]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler ankara]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler istanbul müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler konya]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler.com]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[hutbelerim]]></category>
		<category><![CDATA[hutpe]]></category>
		<category><![CDATA[imam]]></category>
		<category><![CDATA[imam hatib]]></category>
		<category><![CDATA[imam hatip]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[khutab]]></category>
		<category><![CDATA[konulari]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[kuran-ı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[kuranı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[masjid]]></category>
		<category><![CDATA[müftü]]></category>
		<category><![CDATA[müftülügünden]]></category>
		<category><![CDATA[müftülük]]></category>
		<category><![CDATA[müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[müftülüğünün]]></category>
		<category><![CDATA[mescid]]></category>
		<category><![CDATA[mescid-i aksa]]></category>
		<category><![CDATA[mescid-i haram]]></category>
		<category><![CDATA[mescid-i nebevi]]></category>
		<category><![CDATA[mescidi aksa]]></category>
		<category><![CDATA[mescidi haram]]></category>
		<category><![CDATA[mescidi nebevi]]></category>
		<category><![CDATA[mescit]]></category>
		<category><![CDATA[mesjid]]></category>
		<category><![CDATA[mihrab]]></category>
		<category><![CDATA[mihrap]]></category>
		<category><![CDATA[mimber]]></category>
		<category><![CDATA[minber]]></category>
		<category><![CDATA[minberden gönüllere]]></category>
		<category><![CDATA[minberlerden gönüllere]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammet]]></category>
		<category><![CDATA[Muhterem Mü'minler]]></category>
		<category><![CDATA[Muhterem Müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[pazariçi camii]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Rab]]></category>
		<category><![CDATA[Rabbi]]></category>
		<category><![CDATA[rasulullah]]></category>
		<category><![CDATA[resulullah]]></category>
		<category><![CDATA[suat olgun]]></category>
		<category><![CDATA[sure]]></category>
		<category><![CDATA[vaaz]]></category>
		<category><![CDATA[vaazı]]></category>
		<category><![CDATA[vaiz]]></category>
		<category><![CDATA[vaizi]]></category>
		<category><![CDATA[vayiz]]></category>
		<category><![CDATA[vazı]]></category>
		<category><![CDATA[veda hutbesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hutbeler.com/wordpress/?p=466</guid>
		<description><![CDATA[internet advertising  بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحيمِ:  قُلْ هَلْ يَسْتَوِى الَّذينَ يَعْلَمُونَ وَالَّذينَ لَايَعْلَمُونَ… قَالَ رَسُولُ للّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: وَإنَّ الْعُلَمَاءَ وَرَثَةُ الْاَنْبِيَاء İlim ve Alimin Önemi Muhterem Müslümanlar! Toplumların maddi ve mânevi alanda yükselmelerini sağlayan en önemli sebeplerden biri ilimdir. Bu nedenle dinimiz ilme ve ilim adamlarına büyük önem vermiştir. 14 Asır önce [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="in_post_ad_top_1" style="margin: 5px;padding: 0px;"><!-- Begin BidVertiser code -->
<SCRIPT LANGUAGE="JavaScript1.1" SRC="http://bdv.bidvertiser.com/BidVertiser.dbm?pid=156340&bid=999984" type="text/javascript"></SCRIPT>
<noscript><a href="http://www.bidvertiser.com">internet advertising</a></noscript>
<!-- End BidVertiser code --></div><p style="text-align: center;" dir="rtl"><strong> </strong>بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحيمِ:</p>
<p style="text-align: center;" dir="rtl"> قُلْ هَلْ يَسْتَوِى الَّذينَ يَعْلَمُونَ وَالَّذينَ لَايَعْلَمُونَ…</p>
<p style="text-align: center;" dir="rtl">قَالَ رَسُولُ للّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: وَإنَّ الْعُلَمَاءَ وَرَثَةُ الْاَنْبِيَاء<strong></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>İlim ve Alimin Önemi</strong></p>
<strong>Muhterem Müslümanlar! </strong>

Toplumların maddi ve mânevi alanda yükselmelerini sağlayan en önemli sebeplerden biri ilimdir. Bu nedenle dinimiz ilme ve ilim adamlarına büyük önem vermiştir.

14 Asır önce zulmün ve cehaletin kol gezdiği bir dönemde, İslâm dini ilk emir ve ilk vahiy olarak, <strong>“Yaratan Rabbinin adıyla oku”<strong>[1]</strong></strong> diyerek başlamıştır. Allah Resulü (s.a.v.), cehalet girdabındaki bir toplumu, 20 küsur sene gibi kısa bir zamanda ilim ve irfanla ihya ederek insanlık tarihinin en hayırlı neslini yetiştirmiştir.

<span id="more-466"></span><strong>Değerli Kardeşlerim!</strong>

Yüce Dinimiz en büyük savaşı cehalete karşı vermiş, cahiliye dönemine son vererek, ilim ve irfan çağını başlatmıştır.

İlim öğrenmenin her yaşta, kadın erkek herkese farz olduğunu ilan eden[2] Rasulullah (sav) bir hadis-i şerifinde de şöyle buyurmuştur: “<strong>Ya öğreten, ya öğrenen, ya dinleyen, ya da ilmi seven ol. Sakın beşincisi olma, helak olursun.”<strong>[3]</strong>  </strong>

Rasulullah (sav) bir duasında “<strong>Allahım, faydasız ilimden sana sığınırım<strong>[4]</strong></strong>” buyurarak, bilginin amacına dikkat çekmiştir. Buna göre Allah ve Rasulünün övdüğü ve teşvik ettiği ilim faydalı olandır. Faydalı ilim ise ahlakı güzelleştiren, davranışlara olgunluk kazandıran, kişinin Allah’a saygılı olmasını, hakka ve hukuka riayet etmesini temin eden, bireyi ve toplumu maddi ve mânevi alanda huzura kavuşturan bilgilerdir. Yunus Emre’nin dediği gibi: “<strong>İlim ilim bilmektir / İlim kendin bilmektir / Sen kendini bilmezsen / Ya nice okumaktır</strong>”.

<strong>Muhterem Müminler!</strong>

İlim adamları toplumların en değerli varlıklarıdır. Yüce Rabbimiz  <strong>“De ki hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu”<strong>[5]</strong>; “Allah’tan layıkıyla korkanlar ancak âlimlerdir,”<strong>[6]</strong></strong> buyurmak suretiyle, ilim sahiplerinin üstünlüğünü hatırlatmıştır.

Rasul-i Ekrem Efendimiz, <strong>“Âlimler, Peygamberlerin varisleridir”<strong>[7]</strong> </strong>buyurarak âlimin yerini tayin ederken; Hz. Ali (ra) <strong>“Kim bana bir harf öğretirse onun kölesi olurum”<strong>[8]</strong>  </strong>buyurarak bu önemi vurgulu bir şekilde ifade etmiştir.

<strong>Değerli Kardeşlerim!</strong>

İçinde bulunduğumuz bilim ve teknoloji çağında ahlâkî ve mânevi değerlerin ihmal edildiği, her geçen gün daha da hissedilir hale gelmiştir. Kitle iletişim araçları başta olmak üzere bilgi kaynakları kirlenmiş, toplumlar, dünya ve ahiretini hüsrana uğratacak yanlış bilgi ve yönlendirmelerin mağduru haline getirilmiştir. Bu yanlış gidişatın önüne ancak, İslâm’ın “<strong>Yaratan Rabbinin adıyla oku!</strong>” fermanına yeniden kulak vererek, faydalı ilim ve güzel ahlâk ile geçilebilir. Tarihte olduğu gibi, günümüzde de dünya ve ahiret mutluluğu ancak Kur’an-ı Kerim’in ilmi, Rasulullah (sav)’in ahlâkı ile elde edilebilir.

Bu vesile ile bizlere ilim ve irfanları ile yol gösteren, bilmediklerimizi bize öğreten alimlerimiz, hocalarımız ve öğretmenlerimizi şükranla yad ediyor, ahirete irtihal edenlere Rabibimizden rahmet niyaz ederken, hayatta olanlara da ilim yolunda daha nice yıllar hayırlı hizmetler temenni ediyorum.

<strong>Suat OLGUN
</strong><strong>Pazariçi Camii İmam-Hatibi
</strong><strong>GAZİOSMANPAŞA /İSTANBUL</strong>

<hr size="1" />[1] Alak (1)
[2] İbn Mace, Mukaddime, 38.
[3] Mecmau’z- Zevaid<em>,</em> C.1, s.122.
[4] Tirmizi, Da’avat, 38
[5] Zümer (9)
[6] Fatir, 28.
[7]Ebu Davud, İlim, 1.
[8] Ebu Davud, İlim, 1.<div id="in_post_ad_bottom_1" style="clear:both;margin: 5px;padding: 0px;"></div><div style='clear:both'></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/11/25/ilim-ve-alimin-onemi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kurban</title>
		<link>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/11/09/kurban/</link>
		<comments>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/11/09/kurban/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Nov 2010 09:59:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İmam Hatib</dc:creator>
				<category><![CDATA[2010]]></category>
		<category><![CDATA[Bayramlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kasım]]></category>
		<category><![CDATA[Trabzon Müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[12 Kasım]]></category>
		<category><![CDATA[12 Kasım 2010]]></category>
		<category><![CDATA[12.11.2010]]></category>
		<category><![CDATA[2009 hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[2010 hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[ayet]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Kardeşlerim]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[bayram hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[cami]]></category>
		<category><![CDATA[camii]]></category>
		<category><![CDATA[cüz]]></category>
		<category><![CDATA[cuma]]></category>
		<category><![CDATA[cuma hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[cuma hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[cuma namazı]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[dualari]]></category>
		<category><![CDATA[efendi]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[hadis]]></category>
		<category><![CDATA[hatib]]></category>
		<category><![CDATA[hatip]]></category>
		<category><![CDATA[hoca]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe 2009]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe 2010]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe duaları]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe duaları arapça]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe konuları]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe ne demektir]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler 2009]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler 2010]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler ankara]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler istanbul müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler trabzon]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler.com]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[hutbelerim]]></category>
		<category><![CDATA[hutpe]]></category>
		<category><![CDATA[imam]]></category>
		<category><![CDATA[imam hatib]]></category>
		<category><![CDATA[imam hatip]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[khutab]]></category>
		<category><![CDATA[konulari]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[kuran-ı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[kuranı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[masjid]]></category>
		<category><![CDATA[müftü]]></category>
		<category><![CDATA[müftülügünden]]></category>
		<category><![CDATA[müftülük]]></category>
		<category><![CDATA[müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[müftülüğünün]]></category>
		<category><![CDATA[mescid]]></category>
		<category><![CDATA[mescid-i aksa]]></category>
		<category><![CDATA[mescid-i haram]]></category>
		<category><![CDATA[mescid-i nebevi]]></category>
		<category><![CDATA[mescidi aksa]]></category>
		<category><![CDATA[mescidi haram]]></category>
		<category><![CDATA[mescidi nebevi]]></category>
		<category><![CDATA[mescit]]></category>
		<category><![CDATA[mesjid]]></category>
		<category><![CDATA[mihrab]]></category>
		<category><![CDATA[mihrap]]></category>
		<category><![CDATA[mimber]]></category>
		<category><![CDATA[minber]]></category>
		<category><![CDATA[minberden gönüllere]]></category>
		<category><![CDATA[minberlerden gönüllere]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammet]]></category>
		<category><![CDATA[Muhterem Mü'minler]]></category>
		<category><![CDATA[Muhterem Müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Rab]]></category>
		<category><![CDATA[Rabbi]]></category>
		<category><![CDATA[rasulullah]]></category>
		<category><![CDATA[resulullah]]></category>
		<category><![CDATA[sure]]></category>
		<category><![CDATA[vaaz]]></category>
		<category><![CDATA[vaazı]]></category>
		<category><![CDATA[vaiz]]></category>
		<category><![CDATA[vaizi]]></category>
		<category><![CDATA[vayiz]]></category>
		<category><![CDATA[vazı]]></category>
		<category><![CDATA[veda hutbesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hutbeler.com/wordpress/?p=463</guid>
		<description><![CDATA[internet advertising لَن يَنَالَ اللَّهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَاؤُهَاوَلَكِن يَنَالُهُ التَّقْوَى مِنكُمْ كَذَلِكَ سَخَّرَهَا لَكُمْ لِتُكَبِّرُوااللَّهَ عَلَى مَا هَدَاكُمْ وَبَشِّرِ الْمُحْسِنِينَ Kurban Muhterem Müslümanlar! Kurban, insanın Allah’a yakınlaşmasına vesile olan bir ibadettir. Kurban ibadeti; kurban olarak kesilmesi uygun olan hayvanın ibadet niyetiyle, usulüne uygun şekilde kesilmesidir. Bunun başlıca çeşitleri; kurban bayramında kesilen kurban, adak kurbanı, çocuğun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="in_post_ad_top_1" style="margin: 5px;padding: 0px;"><!-- Begin BidVertiser code -->
<SCRIPT LANGUAGE="JavaScript1.1" SRC="http://bdv.bidvertiser.com/BidVertiser.dbm?pid=156340&bid=999984" type="text/javascript"></SCRIPT>
<noscript><a href="http://www.bidvertiser.com">internet advertising</a></noscript>
<!-- End BidVertiser code --></div><p style="text-align: center;" dir="rtl">لَن يَنَالَ اللَّهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَاؤُهَاوَلَكِن يَنَالُهُ التَّقْوَى مِنكُمْ كَذَلِكَ سَخَّرَهَا لَكُمْ لِتُكَبِّرُوااللَّهَ عَلَى مَا هَدَاكُمْ وَبَشِّرِ الْمُحْسِنِينَ</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kurban</strong></p>
<strong>Muhterem Müslümanlar!</strong>

Kurban, insanın Allah’a yakınlaşmasına vesile olan bir ibadettir. Kurban ibadeti; kurban olarak kesilmesi uygun olan hayvanın ibadet niyetiyle, usulüne uygun şekilde kesilmesidir. Bunun başlıca çeşitleri; kurban bayramında kesilen kurban, adak kurbanı, çocuğun doğumundan sonra kesilen akika kurbanı ve hacda kesilen hedy kurbanlarıdır.

Kurban ibadeti, hicretin ikinci yılında eda edilmeye başlanmış ve Hz.Peygamber (a.s.) bu tarihten itibaren her yıl kurban kesmiştir.

Kurban gerek fert, gerekse toplum açısından çeşitli yararlar taşıyan mali bir ibadettir. Kişi kurban kesmekle Allah’ın emrine boyun eğmiş ve kulluk bilincini koruduğunu canlı bir biçimde göstermiş olur.

<span id="more-463"></span>

Kurban toplumda kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışma ruhunu canlı tutar, Sosyal adaletin gerçekleşmesine katkıda bulunur. Özellikle et satın alma imkânı bulunmayan veya çok sınırlı olan yoksulların bulunduğu ortamlarda kurbanın bu rolünü daha belirgin biçimde görmek mümkündür. Kurban zengine malını Allah’ın rızası için, başkalarıyla paylaşma yolunda harcama alışkanlığını verir; zengini cimrilik hastalığından, dünya malına tutkunluktan kurtarır. Fakirin de varlıklı insanlar aracılığıyla Allah’a şükretmesine vesile olur.

Muhterem Müslümanlar,

İslâm’da kurbanın kesilmesine dair Kur’anda ve Hz.Peygamberin sünnetinde pek çok hükümler bulunmaktadır.

Kevser Suresinin ikinci ayetinde Yüce Allah şöyle buyuruyor:

<strong>“Rabbin için namaz kıl, kurban kes” </strong>

Hac Suresinin 28,34,36 ve 37.ayetlerinde de  şöyle buyrulmaktadır: <strong>“&#8230;Kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belirli günlerde Allah’ın adını ansınlar. İşte bunlardan yiyin, sıkıntı içindeki fakiri de doyurun.” </strong>

<strong>“Her ümmet için Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanların üzerine O’nun adını anarak kurban kesmeyi meşru kıldık.” </strong>

<strong>“Biz büyük baş hayvanları da sizin için Allah’ın (dininin) işaretlerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır&#8230;” </strong>

<strong>“Bu hayvanların ne etleri ve ne de kanları Allah’a ulaşacaktır. Allah’a ulaşacak olan ancak, sizin onun için yaptığınız gösterişten uzak amel ve ibadettir.” </strong>

<strong>Aziz Müslümanlar!</strong>

Yukarıda sıralanan ayet-i kerime anlamlarından da anlaşılacağı üzere; kurban, hiçbir şekilde vazgeçilmemesi gereken sosyal yönü ağırlıklı bir ibadettir.

Kurban insanlar arasında sevgi ve dayanışma ruhunu güçlendirir. Böylece kardeşlik duyguları kuvvetlenerek zengin, fakir arasındaki farklılığın ortadan kalmasına vesile olur:

Kurban kesiminde;

1-Kesim işleminin hayvana en az acı verecek şekilde keskin bıçaklarla ve hayvanın gözü bağlanarak yapılması eziyet ve işkence gibi normal olmayan davranışlardan sakınılmalı,

2-Sağlık kurallarına azami ölçüde riayet edilerek uygun mekanlarda yapılmalı,

3-Deriler yaralanmadan yüzülmeli, bozulmaması için de tuzlanarak muhafaza edilmeli.

4-Kurban atıkları çöp varillerine atılmamalı, kanalizasyon kanallarına dökülmemeli, hele hele açıkta bırakılmamalı, çevre temizliği ve halk sağlığı açısından bu tür atıkların sokak hayvanlarına bırakılmadan derin çukurlara gömülmelidir.<div id="in_post_ad_bottom_1" style="clear:both;margin: 5px;padding: 0px;"></div><div style='clear:both'></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/11/09/kurban/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cumhuriyet Bayramı</title>
		<link>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/11/01/cumhuriyet-bayrami/</link>
		<comments>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/11/01/cumhuriyet-bayrami/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Nov 2010 16:43:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İmam Hatib</dc:creator>
				<category><![CDATA[2010]]></category>
		<category><![CDATA[Bayramlar Milli]]></category>
		<category><![CDATA[Ekim]]></category>
		<category><![CDATA[Y.Mahalle Kümeevleri C.-İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Şaban Civelek]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[2010 hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[29 Ekim]]></category>
		<category><![CDATA[29 Ekim 2010]]></category>
		<category><![CDATA[29.10.2010]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[ayet]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Kardeşlerim]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[bayram hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[cami]]></category>
		<category><![CDATA[camii]]></category>
		<category><![CDATA[cüz]]></category>
		<category><![CDATA[cuma]]></category>
		<category><![CDATA[cuma hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[cuma hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[cuma namazı]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhur]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[dualari]]></category>
		<category><![CDATA[efendi]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[hadis]]></category>
		<category><![CDATA[hatib]]></category>
		<category><![CDATA[hatip]]></category>
		<category><![CDATA[hoca]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe 2010]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe duaları]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe duaları arapça]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe konuları]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe ne demektir]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler 2010]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler ankara]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler istanbul müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler konya]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler.com]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[hutbelerim]]></category>
		<category><![CDATA[hutpe]]></category>
		<category><![CDATA[imam]]></category>
		<category><![CDATA[imam hatib]]></category>
		<category><![CDATA[imam hatip]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[khutab]]></category>
		<category><![CDATA[konulari]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[kuran-ı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[kuranı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[masjid]]></category>
		<category><![CDATA[müftü]]></category>
		<category><![CDATA[müftülügünden]]></category>
		<category><![CDATA[müftülük]]></category>
		<category><![CDATA[müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[müftülüğünün]]></category>
		<category><![CDATA[mescid]]></category>
		<category><![CDATA[mescid-i aksa]]></category>
		<category><![CDATA[mescid-i haram]]></category>
		<category><![CDATA[mescid-i nebevi]]></category>
		<category><![CDATA[mescidi aksa]]></category>
		<category><![CDATA[mescidi haram]]></category>
		<category><![CDATA[mescidi nebevi]]></category>
		<category><![CDATA[mescit]]></category>
		<category><![CDATA[mesjid]]></category>
		<category><![CDATA[mihrab]]></category>
		<category><![CDATA[mihrap]]></category>
		<category><![CDATA[milli bayram]]></category>
		<category><![CDATA[milli bayramlar]]></category>
		<category><![CDATA[mimber]]></category>
		<category><![CDATA[minber]]></category>
		<category><![CDATA[minberden gönüllere]]></category>
		<category><![CDATA[minberlerden gönüllere]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammet]]></category>
		<category><![CDATA[Muhterem Mü'minler]]></category>
		<category><![CDATA[Muhterem Müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Rab]]></category>
		<category><![CDATA[Rabbi]]></category>
		<category><![CDATA[rasulullah]]></category>
		<category><![CDATA[resulullah]]></category>
		<category><![CDATA[sure]]></category>
		<category><![CDATA[vaaz]]></category>
		<category><![CDATA[vaazı]]></category>
		<category><![CDATA[vaiz]]></category>
		<category><![CDATA[vaizi]]></category>
		<category><![CDATA[vayiz]]></category>
		<category><![CDATA[vazı]]></category>
		<category><![CDATA[veda hutbesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hutbeler.com/wordpress/?p=460</guid>
		<description><![CDATA[internet advertising   بسم الله الرحمن الرحيم قال الله تعالي: فَاعْفُ عَنْهُمْ وَاسْتَغْفِرْ لَهُمْ وَشَاوِرْهُمْ فِي الْأَمْرِ فَإِذَا عَزَمْتَ فَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الْمُتَوَكِّلِينَ  قال رسول الله (صعلم): وَلا نَدِمَ مَنِ اسْتَشَارَ، وَلا عَالَ مَنِ اقْتَصَدَ Cumhuriyet Bayramı Kıymetli Mü’minler!    İnsanlar, toplu olarak yaşamak zorundadır. Toplu yaşamak ise, herkesin uymak durumunda olduğu bazı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="in_post_ad_top_1" style="margin: 5px;padding: 0px;"><!-- Begin BidVertiser code -->
<SCRIPT LANGUAGE="JavaScript1.1" SRC="http://bdv.bidvertiser.com/BidVertiser.dbm?pid=156340&bid=999984" type="text/javascript"></SCRIPT>
<noscript><a href="http://www.bidvertiser.com">internet advertising</a></noscript>
<!-- End BidVertiser code --></div><p style="text-align: center;" dir="rtl">
<p dir="rtl"><strong> </strong></p>

بسم الله الرحمن الرحيم
<p style="text-align: center;">قال الله تعالي:<strong> فَاعْفُ عَنْهُمْ وَاسْتَغْفِرْ لَهُمْ وَشَاوِرْهُمْ فِي الْأَمْرِ فَإِذَا عَزَمْتَ فَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الْمُتَوَكِّلِينَ</strong><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;">قال رسول الله (صعلم):<strong> وَلا نَدِمَ مَنِ اسْتَشَارَ، وَلا عَالَ مَنِ اقْتَصَدَ</strong><strong><em></em></strong></p>
<strong></strong>

<strong>Cumhuriyet Bayramı</strong>

<strong>Kıymetli Mü’minler!    </strong>

İnsanlar, toplu olarak yaşamak zorundadır. Toplu yaşamak ise, herkesin uymak durumunda olduğu bazı kuralların bulunmasını gerektirir. Bu kuralların ihlal edilmeden uygulanması için toplum kendi içinden yöneticiler seçer. İslâm toplumunun ve idaresinin dayandığı iki temel esas vardır. Birincisi hak ve adalet, ikincisi ise meşverettir.

          Kur’an-ı Kerim’de ‘’danışma’’ anlamına gelen ‘’Şûrâ’’ adıyla müstakil bir surenin bulunması, İslâm’da istişarenin ne kadar önemli olduğunun açık göstergesidir. Bu sûrede, müminlerin güzel amelleri sayılırken şûrâ, namaz ve zekatla beraber zikredilmiştir. Gayesi, insanların dünya ve ahiret mutluluğunu sağlamak olan İslâm, insan ilişkilerinde sevgiyi, şefkat ve merhameti, fikirlere saygıyı, insan fıtratının bir gereği olarak görür.  Yüce Rabbimiz Peygamber efendimize hitaben, Ey Resulüm! <strong>“iş hakkında onlara danış</strong>’’[1] buyurarak, isabetli bir görüşün ortaya çıkması ve doğru kararın alınması için, görüş alış verişinde bulunmanın bir ilke olarak uygulanmasını istemiştir. Böylece Hz. Peygamber’in şahsında bütün ümmete ve özellikle yöneticilere istişare ile iş yapmaları emredilmiştir. Başka bir ayette de “<strong>işleri araların da danışma ile yürür</strong>”[2]  buyrularak Müslümanların bu güzel ameli övülmektedir. Sevgili Peygamberimiz de “istişare eden pişman olmaz”[3] buyurmuştur.  

<span id="more-460"></span>          Her konuda olduğu gibi şûranın en güzel örneklerini Hz. Peygamber’in uygulamalarında görmek mümkündür. Hakkında vahiy olmayan konularda Hz. Peygamber, ashabıyla müzakere eder, görüş alış verişinde bulunurdu. Hz. Ebu Hureyre: “<strong>Peygamberimizden daha çok istişare eden kimse görmedim</strong>”[4] demiştir.

<strong>Muhterem Müslümanlar!</strong>

          Yakın tarihimize baktığımızda, ülkemizin değişik oyun ve tuzaklarla dört bir koldan işgal edildiğini ve esarete mahkûm edilmek istendiğini görmekteyiz. Ancak bağımsızlığa ve özgür yaşamaya olan tutkusu sayesinde milletimizin, yedi düveli aziz vatan topraklarından nasıl kovduklarını büyük bir onurla hatırlıyoruz.  Atalarımız milletimizin esir edilemeyeceğini, bağımsız ve özgür yaşamanın karakterimiz olduğunu, dost düşman herkese bir kez daha göstermişlerdir. Bu büyük mücadelede milletimizin önderliğini yapan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları milletin iradesine saygıyı esas alan bir yönetim biçimini benimsedi. Bunun adı Cumhuriyettir.

          Bayramı coşkuyla kutlarken, yönetim biçimi mükemmel olmasının yanında onu uygulayacak insanın da önemli olduğunu unutmamalıyız. Cumhuriyetin ruhuna uygun, milletin iradesine ve değerlerine saygılı,  farklı fikirlere müsamahalı, bilgili, kültürlü ve iyi yetişmiş, vatanına ve milletine hizmete kendini adamış, ben yerine biz diyebilen nesiller yetiştirmeliyiz.

          Cumhuriyet Bayramını kutladığımız bu günlerde canları ve mallarıyla savaşarak vatanımızı ve kutsal değerlerimizi bizlere emanet bırakan şehitlerimizi, gazilerimizi ve bütün geçmişlerimizi rahmetle ve minnetle anıyoruz. Bağımsızlığımızı, birliğimizi ve özgürlüğümüzü daim kılmasını Yüce Mevla’dan niyaz ediyorum.

Şaban CİVELEK
Yenimahalle Kümeevleri Camii İmam-Hatibi &#8211; Beykoz/İSTANBUL
<hr size="1" />[1] Al-i İmran 3/159
[2] Şûra 42/38
[3] Tabarânî Evsat 3/117
[4] Tirmizi, Cihad 34<div id="in_post_ad_bottom_1" style="clear:both;margin: 5px;padding: 0px;"></div><div style='clear:both'></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/11/01/cumhuriyet-bayrami/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

