<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hutbeler  - Haftanın Hutbesi : &#187; 17 Aralık</title>
	<atom:link href="http://www.hutbeler.com/wordpress/tag/17-aralik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.hutbeler.com/wordpress</link>
	<description>www.Hutbeler.com</description>
	<lastBuildDate>Wed, 01 Feb 2012 15:32:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=</generator>
		<item>
		<title>Peygambere İman ve Salih Amel</title>
		<link>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/12/17/peygambere-iman-ve-salih-amel/</link>
		<comments>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/12/17/peygambere-iman-ve-salih-amel/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Dec 2010 23:48:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İmam Hatib</dc:creator>
				<category><![CDATA[2010]]></category>
		<category><![CDATA[Aralık]]></category>
		<category><![CDATA[Kayseri Müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Mahmut Sami Türkmenoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberler (sav)]]></category>
		<category><![CDATA[17 Aralık]]></category>
		<category><![CDATA[17 Aralık 2010]]></category>
		<category><![CDATA[17.12.2010]]></category>
		<category><![CDATA[2010 hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[aralık]]></category>
		<category><![CDATA[ayet]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Kardeşlerim]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Özvatan]]></category>
		<category><![CDATA[cami]]></category>
		<category><![CDATA[camii]]></category>
		<category><![CDATA[cüz]]></category>
		<category><![CDATA[cuma]]></category>
		<category><![CDATA[cuma hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[cuma hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[cuma namazı]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[dualari]]></category>
		<category><![CDATA[efendi]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[hadis]]></category>
		<category><![CDATA[hatib]]></category>
		<category><![CDATA[hatip]]></category>
		<category><![CDATA[hoca]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe 2010]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe duaları]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe duaları arapça]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe konuları]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe ne demektir]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler 2010]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler ankara]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler istanbul müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler konya]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler.com]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[hutbelerim]]></category>
		<category><![CDATA[hutpe]]></category>
		<category><![CDATA[imam]]></category>
		<category><![CDATA[imam hatib]]></category>
		<category><![CDATA[imam hatip]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[Kayseri]]></category>
		<category><![CDATA[khutab]]></category>
		<category><![CDATA[konulari]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[kuran-ı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[kuranı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[masjid]]></category>
		<category><![CDATA[müftü]]></category>
		<category><![CDATA[müftülügünden]]></category>
		<category><![CDATA[müftülük]]></category>
		<category><![CDATA[müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[müftülüğünün]]></category>
		<category><![CDATA[mescid]]></category>
		<category><![CDATA[mescit]]></category>
		<category><![CDATA[mesjid]]></category>
		<category><![CDATA[mihrab]]></category>
		<category><![CDATA[mihrap]]></category>
		<category><![CDATA[mimber]]></category>
		<category><![CDATA[minber]]></category>
		<category><![CDATA[minberden gönüllere]]></category>
		<category><![CDATA[minberlerden gönüllere]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammet]]></category>
		<category><![CDATA[Muhterem Mü'minler]]></category>
		<category><![CDATA[Muhterem Müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[Peygambere İman ve Salih Amel]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Rab]]></category>
		<category><![CDATA[Rabbi]]></category>
		<category><![CDATA[rasulullah]]></category>
		<category><![CDATA[resulullah]]></category>
		<category><![CDATA[sure]]></category>
		<category><![CDATA[vaaz]]></category>
		<category><![CDATA[vaazı]]></category>
		<category><![CDATA[vaiz]]></category>
		<category><![CDATA[vaizi]]></category>
		<category><![CDATA[vayiz]]></category>
		<category><![CDATA[vazı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hutbeler.com/wordpress/?p=491</guid>
		<description><![CDATA[internet advertising قُلْ إِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللَّهَ فَاتَّبِعُونِي يُحْبِبْكُمُ اللَّهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَاللَّهُ غَفُورٌ رَحِيمٌ Ali İmran 3, 31 Peygambere İman ve Salih Amel Muhterem Müslümanlar! Peygamberler, Rabbimizin insanlığa rehberlik etmek üzere gönderdiği rahmet elçileridir. Onlar iman esaslarını, dünya ve ahiret mutluluğunu sağlayacak doğru bilgiyi tebliğ eden, ilimle irfanı, bu günle yarını buluşturan ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="in_post_ad_top_1" style="margin: 5px;padding: 0px;"><!-- Begin BidVertiser code -->
<SCRIPT LANGUAGE="JavaScript1.1" SRC="http://bdv.bidvertiser.com/BidVertiser.dbm?pid=156340&bid=999984" type="text/javascript"></SCRIPT>
<noscript><a href="http://www.bidvertiser.com">internet advertising</a></noscript>
<!-- End BidVertiser code --></div><strong> </strong>

<strong> </strong>
<h3>
<p style="text-align: center;"><strong>قُلْ إِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللَّهَ فَاتَّبِعُونِي يُحْبِبْكُمُ اللَّهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ</strong> <strong>ذُنُوبَكُمْ وَاللَّهُ غَفُورٌ رَحِيمٌ</strong><strong> </strong></p>
</h3>
<p style="text-align: center;">Ali İmran 3, 31</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Peygambere İman ve Salih Amel</strong></p>
<strong>Muhterem Müslümanlar</strong>!

Peygamberler, Rabbimizin insanlığa rehberlik etmek üzere gönderdiği rahmet elçileridir. Onlar iman esaslarını, dünya ve ahiret mutluluğunu sağlayacak doğru bilgiyi tebliğ eden, ilimle irfanı, bu günle yarını buluşturan ve barıştıran insanlık önderleridir. Peygamberler zincirinin son halkası olan Hz. Muhammed(as) zorluklara karşı sabır ve metanetin, insanlara karşı vefanın, şefkat ve merhametin, haklı iken özveride bulunmanın, güçlü iken affetmenin, ihtiyaç sahibi iken infakın, paylaşmanın canlı örneğidir.

İnsanlığı şirkin karanlığından imanın, İslam’ın aydınlığına çıkarmıştır. Yüce Rabbimiz,tüm peygamberleri kendi dönemleri için; Peygamberimizi de kendisinden sonra gelen bütün insanlığa her zaman ve her çağda uyulması gereken güzel bir örnek olarak göndermiştir. Onun yaşantısı Allahtan gelen vahyin canlı olarak hayata aktarılması, uygulanmasıdır. Yani O canlı bir Kur&#8217;an&#8217;dı.

<span id="more-491"></span>

<strong>Aziz Mü’minler</strong>!

Sevgi, Cenabı Hakkın bize ihsan buyurduğu duyguların en yücesidir. İman ve ibadetlerimizin, anlam ve güzellik kazanmasını sağlayan sevgi; kalpte cereyan eden dışarıya söz ve davranışlarla yansıyan bir duygudur. Sevgi bir paylaşma eylemidir. Sevdiğine gönül verme, sevdiğinin yolunda olma ve onun uğrunda gelebilecek her türlü sıkıntıya göğüs germeyi ifade eder. Rasulüllah’ı sevmek, ona uymayı itaat etmeyi gerektirir. Çünkü Peygamberimiz (sav) Allahın elçisidir. Elçiyi sevmek, Onu göndereni sevmek, elçiye itaat etmek Onu gönderene itaat etmektir. Allah’ı sevmenin gereği olarak, Peygambere itaatin şart olduğunu şu Ayet-i Kerime ifade ediyor: <strong>Ey Muhammed de ki: Sizler Allah’ı seviyorsanız, Bana uyun ki Allah da sizleri sevsin ve günahlarınızı bağışlasın</strong> (1). Allah’ı ve Peygamberi seven Kuran ve sünnete tabi olmalıdır. Hayatını bu çizgide devam ettirmelidir. Kuran ve sünnet çizgisinde oluşturulan bir hayat ise insanı, Allahın rızasına ve takva bilincine ulaştırır.

<strong>Değerli Kardeşlerim</strong>!

Bizler İmanımızın gereği olarak Peygamberimizi ve Onun ümmeti olarak birbirimizi de severiz. Şunu da unutmamak gerekir ki;   Müslüman olarak; dinimizin bizden istediklerini Salih amellerle ihlâs ve samimiyet içerisinde yerine getirmeliyiz. Bu bizlerin insan olarak ferdi vazifelerimizdir. Bir insanın kendisi iman etmez ve bunun gereği olan Salih amel işlemez ise ahirette sıkıntıya düşeceği kaçınılmazdır. Hatta Peygamberlerin neslinden gelme şerefini taşımış olsa bile sonuç aynıdır. Çünkü peygamber olmayan hiçbir insan hata ve günah işlemekten korunmuş değildir.  Kur’an-ı Kerim de kıssaları geçen  Hz. Nuh’un oğlu <strong><em>Kenan,</em></strong> Hz. İbrahim’in babası <strong><em>Âzer</em></strong>, Hz. Lut’un hanımı <strong><em>Vâhile</em></strong>, Hz. Peygamber’in amcası <strong><em>Ebu Leheb</em></strong> gibi peygambere yalnız kan bağı (akraba) olanların iman bağı ve Salih amelleri olmadığından azaptan  kurtulamadıkları ifade edilmektedir. Şu halde İslâm’da faziletin kaynağı nesebe   değil,  imana ve Allah’ın rızasına bağlıdır. Hutbemi bu konuda Peygamberimizin kızı Fatıma’ya söylediği bir tavsiye ile bitiriyorum:  “<strong><em>Kızım Fatıma! Kıyamet günü Allah’ın huzuruna salih amelle gelmeye çalış! Sakın bana ve nesebine güvenme! Çünkü orada herkes kendi ameliyle baş başa kalacaktır</em></strong>.”(2)

<strong> </strong>

<strong> </strong>

<strong> </strong>

<span style="text-decoration: underline;">HAZIRLAYANIN ADI: MAHMUT SAMİ TÜRKMENOĞLU</span>

<span style="text-decoration: underline;">UNVANI               :  ÖZVATAN İLÇE</span><span style="text-decoration: underline;"> MÜFTÜSÜ</span>

Kayseri il Müftülüğünün 17.12.2010  tarihli  hutbesidir<strong><em> </em></strong>

<strong> </strong>

1-Ali İmran 31

2-Buhari cüz 11 shf:354

<strong> </strong>

<strong> </strong>

<strong> </strong>

<strong> </strong><div id="in_post_ad_bottom_1" style="clear:both;margin: 5px;padding: 0px;"></div><div style='clear:both'></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/12/17/peygambere-iman-ve-salih-amel/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Toplumsal Kardeşlik</title>
		<link>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/12/17/toplumsal-kardeslik/</link>
		<comments>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/12/17/toplumsal-kardeslik/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Dec 2010 23:28:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İmam Hatib</dc:creator>
				<category><![CDATA[2010]]></category>
		<category><![CDATA[Akköse Köyü C. - Trabzon]]></category>
		<category><![CDATA[Aralık]]></category>
		<category><![CDATA[Muharrem Uzun]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Trabzon Müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Vatan & Millet]]></category>
		<category><![CDATA[17 Aralık]]></category>
		<category><![CDATA[17 Aralık 2010]]></category>
		<category><![CDATA[17.12.2010]]></category>
		<category><![CDATA[2010 hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[Akköse Köyü]]></category>
		<category><![CDATA[Akköse Köyü Cami]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[aralık]]></category>
		<category><![CDATA[ayet]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Kardeşlerim]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[cami]]></category>
		<category><![CDATA[camii]]></category>
		<category><![CDATA[cüz]]></category>
		<category><![CDATA[cuma]]></category>
		<category><![CDATA[cuma hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[cuma hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[cuma namazı]]></category>
		<category><![CDATA[Dernekpazarı]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[dualari]]></category>
		<category><![CDATA[efendi]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[hadis]]></category>
		<category><![CDATA[hatib]]></category>
		<category><![CDATA[hatip]]></category>
		<category><![CDATA[hoca]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe 2010]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe duaları]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe duaları arapça]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe konuları]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe ne demektir]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler 2010]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler ankara]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler istanbul müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler konya]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler.com]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[hutbelerim]]></category>
		<category><![CDATA[hutpe]]></category>
		<category><![CDATA[imam]]></category>
		<category><![CDATA[imam hatib]]></category>
		<category><![CDATA[imam hatip]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[khutab]]></category>
		<category><![CDATA[konulari]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[kuran-ı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[kuranı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[masjid]]></category>
		<category><![CDATA[müftü]]></category>
		<category><![CDATA[müftülügünden]]></category>
		<category><![CDATA[müftülük]]></category>
		<category><![CDATA[müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[müftülüğünün]]></category>
		<category><![CDATA[mescid]]></category>
		<category><![CDATA[mescit]]></category>
		<category><![CDATA[mesjid]]></category>
		<category><![CDATA[mihrab]]></category>
		<category><![CDATA[mihrap]]></category>
		<category><![CDATA[mimber]]></category>
		<category><![CDATA[minber]]></category>
		<category><![CDATA[minberden gönüllere]]></category>
		<category><![CDATA[minberlerden gönüllere]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammet]]></category>
		<category><![CDATA[Muhterem Mü'minler]]></category>
		<category><![CDATA[Muhterem Müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Rab]]></category>
		<category><![CDATA[Rabbi]]></category>
		<category><![CDATA[rasulullah]]></category>
		<category><![CDATA[resulullah]]></category>
		<category><![CDATA[sure]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Kardeşlik]]></category>
		<category><![CDATA[trabzon]]></category>
		<category><![CDATA[vaaz]]></category>
		<category><![CDATA[vaazı]]></category>
		<category><![CDATA[vaiz]]></category>
		<category><![CDATA[vaizi]]></category>
		<category><![CDATA[vayiz]]></category>
		<category><![CDATA[vazı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hutbeler.com/wordpress/?p=489</guid>
		<description><![CDATA[internet advertising وَإِمَّا يَنزَغَنَّكَ مِنَ الشَّيْطَانِ نَزْغٌ فَاسْتَعِذْ بِاللَّهِ إِنَّهُ هُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ Fussilet,36 Toplumsal Kardeşlik Muhterem Müslümanlar! Gazap,hiddet ve kızgınlık, gelen öfke, insanı taşkın davranışlara sürükleyen, basiretini perdeleyen ruhsal bir olaydır .Öfke halinde olan insan, davranışlarını kontrol altına alması zordur .Bu haldeki insan, genellikle saldırgan ve kırıcı olur. Etrafındakilere zarar verdiği gibi kendisine de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="in_post_ad_top_1" style="margin: 5px;padding: 0px;"><!-- Begin BidVertiser code -->
<SCRIPT LANGUAGE="JavaScript1.1" SRC="http://bdv.bidvertiser.com/BidVertiser.dbm?pid=156340&bid=999984" type="text/javascript"></SCRIPT>
<noscript><a href="http://www.bidvertiser.com">internet advertising</a></noscript>
<!-- End BidVertiser code --></div><h3>
<p style="text-align: center;">وَإِمَّا   يَنزَغَنَّكَ   مِنَ   الشَّيْطَانِ   نَزْغٌ</p>
<p style="text-align: center;">فَاسْتَعِذْ   بِاللَّهِ إِنَّهُ   هُوَ   السَّمِيعُ   الْعَلِيمُ</p>
</h3>
<p style="text-align: center;">Fussilet,36<strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> Toplumsal Kardeşlik</strong></p>
<strong>Muhterem Müslümanlar!</strong>

Gazap,hiddet ve kızgınlık, gelen   öfke, insanı taşkın davranışlara sürükleyen, basiretini perdeleyen ruhsal bir   olaydır .Öfke halinde olan insan, davranışlarını kontrol altına alması zordur   .Bu haldeki insan, genellikle saldırgan ve kırıcı olur.

Etrafındakilere zarar verdiği   gibi kendisine de zarar verir Bundan kurtulmak için Allah, kendisine   sığınmamızı istiyor: <strong>“Eğer şeytandan   gelen kötü bir düşünce seni dürtecek olursa, hemen Allah’a sığın Çünkü O,   hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir”(1)</strong>

<strong><span id="more-489"></span></strong>Sevgili Peygamberimiz(sav) de   hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmaktadır: “ Bir kelime bilirim ki, eğer şu   iki kişi (dövüşen iki kimse) o kelimeyi söylese kendisinde bulunan gazap hali   muhakkak gider (Evet) O kişi <strong>“Euzü   billehi min eşşeytan”</strong> <strong>dese   kendisinde bulunan bu hal gider”(2)</strong>

İslam, beşeri  ilişkilerde    alçak gönüllü, iyi huylu ve affedici olmayı tavsiye eder .Bu konuda   Yüce Allah, Kur’an-ı Kerimde: <strong>“ Onlar   bollukta ve darlıkta Allah yolunda harcayanlar, öfkelerini yenenler,   insanları affedenlerdir. Allah iyilik edenleri sever”(3)</strong> Diğer bir ayette  ayette ise, <strong>“ İyilikle kötülük bir olmaz Kötülüğü en güzel şekilde sav ,Bir de   bakarsın ki, seninle aranızda düşmanlık bulunan kimse sanki sıcak bir dost   oluvermiştir. Bu güzel davranışa ancak sabredenler kavuşturulur. Buna ancak   (Hayırdan ve olgunluktan) büyük payı olanlar kavuşturulur”(4)</strong> buyurarak   öfkelerini yenenlerden övgüyle söz etmektedir

<strong>Muhterem Müminler!</strong>

<strong> </strong>

Herkes  zaman zaman öfkelenebilir. Haksız yere   kişiliğimize, onurumuza ve malımıza yapılan saldırılar, kızgınlık duymamıza neden   olabilir.Böyle durumlarda daha sonra pişmanlık duyacağımız, onarılması mümkün   olmayan tepkiler vermemeliyiz .Atalarımız:            <strong>“Öfkeyle kalkan, zararla oturur”</strong> diyerek bu gerçeği dile   getirmişlerdir.

İnsan zor durumlarda olsa dahi   öfkesini kontrol altına almalıdır. İradesini ve aklını kullanarak sabır   yolunu tercih etmelidir. Öfke hiddete ve şiddete dönüşmeden sabır ile   birleşince insan karakterinin olgunlaşmasına vesile olur. Sevgili   Peygamberimiz (sav) İslam’ı yayarken çeşitli işkencelere maruz kalmış,   hakarete uğramış, hatta savaşlarda yaralanmıştır.Buna rağmen O, öfkesine   hâkim olmuş ve sabır göstermiştir. Hiç kimseye kotu söz söylememiş ve   bedduada bulunmamıştır

<strong>O halde değerli müminler!</strong>

Bizlerde sabırlı ve anlayışlı olmaya   dikkat edelim Öfkelendiğimizde, insanları kıracak, üzecek ve onarılması   mümkün olmayan davranışlardan kaçınmaya özen gösterelim. İnsanlarla   problemlerimizi konuşarak ve uzlaşarak çözmeye çalışalım.

Hutbemi konuyu özetleyen bir   hadisle bitiriyorum:“ Yiğit, güreşte insanların sırtını yere getiren değildir   Gerçek yiğit, öfke anında kendisine hâkim olabilendir”(5)

<strong>Muharrem UZUN</strong>

<strong>Akköse Ky . M. C. İ.Hatibi  DERNEKPAZARI</strong><strong> </strong>

____________________________
1-Fussilet,36

2-Tecrid-i Sarih Ter C9,s57

3-Al-i İmran,134

4-Fussilet,34-35

5-Muslim, el-Birr ve’l Edeb   Ve’s Sıla,30<div id="in_post_ad_bottom_1" style="clear:both;margin: 5px;padding: 0px;"></div><div style='clear:both'></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hutbeler.com/wordpress/2010/12/17/toplumsal-kardeslik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Muharrem Ayı</title>
		<link>http://www.hutbeler.com/wordpress/2009/12/17/muharrem-ayi/</link>
		<comments>http://www.hutbeler.com/wordpress/2009/12/17/muharrem-ayi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Dec 2009 08:59:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İmam Hatib</dc:creator>
				<category><![CDATA[2009]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Aralık]]></category>
		<category><![CDATA[Eserler]]></category>
		<category><![CDATA[Minberden Öğütler - D.İ.B]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[1 Muharrem]]></category>
		<category><![CDATA[10 Muharrem]]></category>
		<category><![CDATA[1430]]></category>
		<category><![CDATA[1431]]></category>
		<category><![CDATA[17 Aralık]]></category>
		<category><![CDATA[18 Aralık]]></category>
		<category><![CDATA[2009 hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Adem]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[aralık]]></category>
		<category><![CDATA[asure]]></category>
		<category><![CDATA[ayet]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Kardeşlerim]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Aşure günü]]></category>
		<category><![CDATA[bir muharrem]]></category>
		<category><![CDATA[c.c]]></category>
		<category><![CDATA[cami]]></category>
		<category><![CDATA[camii]]></category>
		<category><![CDATA[cüz]]></category>
		<category><![CDATA[cuma]]></category>
		<category><![CDATA[cuma hutbeleri]]></category>
		<category><![CDATA[cuma hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[cuma namazı]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[dualari]]></category>
		<category><![CDATA[efendi]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[ehl-i beyt]]></category>
		<category><![CDATA[ehli beyt]]></category>
		<category><![CDATA[ehlibeyt]]></category>
		<category><![CDATA[elçi]]></category>
		<category><![CDATA[hac]]></category>
		<category><![CDATA[hadis]]></category>
		<category><![CDATA[hatib]]></category>
		<category><![CDATA[hatip]]></category>
		<category><![CDATA[Havva]]></category>
		<category><![CDATA[Hazreti Hasan]]></category>
		<category><![CDATA[Hazreti Hüseyin]]></category>
		<category><![CDATA[hicret]]></category>
		<category><![CDATA[hicri takvim]]></category>
		<category><![CDATA[hicri yıl başı]]></category>
		<category><![CDATA[Hicri Yılbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[hoca]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe duaları]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe konuları]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler 2009]]></category>
		<category><![CDATA[hutbeler.com]]></category>
		<category><![CDATA[hutpe]]></category>
		<category><![CDATA[Hz.Hasan]]></category>
		<category><![CDATA[hz.Hüseyin]]></category>
		<category><![CDATA[hz.Nuh]]></category>
		<category><![CDATA[imam]]></category>
		<category><![CDATA[imam hatib]]></category>
		<category><![CDATA[imam hatip]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[karbala]]></category>
		<category><![CDATA[kerbela]]></category>
		<category><![CDATA[khutab]]></category>
		<category><![CDATA[konulari]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[kuran-ı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[kuranı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[kurban]]></category>
		<category><![CDATA[masjid]]></category>
		<category><![CDATA[müftü]]></category>
		<category><![CDATA[müftülügünden]]></category>
		<category><![CDATA[müftülük]]></category>
		<category><![CDATA[müftülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[müftülüğünün]]></category>
		<category><![CDATA[mescid]]></category>
		<category><![CDATA[mescid-i aksa]]></category>
		<category><![CDATA[mescid-i haram]]></category>
		<category><![CDATA[mescid-i nebevi]]></category>
		<category><![CDATA[mescidi aksa]]></category>
		<category><![CDATA[mescidi haram]]></category>
		<category><![CDATA[mescidi nebevi]]></category>
		<category><![CDATA[mescit]]></category>
		<category><![CDATA[mesjid]]></category>
		<category><![CDATA[mihrab]]></category>
		<category><![CDATA[mihrap]]></category>
		<category><![CDATA[mimber]]></category>
		<category><![CDATA[minber]]></category>
		<category><![CDATA[minberden gönüllere]]></category>
		<category><![CDATA[minberlerden gönüllere]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammet]]></category>
		<category><![CDATA[muharrem]]></category>
		<category><![CDATA[muharrem ayı]]></category>
		<category><![CDATA[Muhterem Mü'minler]]></category>
		<category><![CDATA[Muhterem Müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[nebi]]></category>
		<category><![CDATA[nedemek]]></category>
		<category><![CDATA[nuh]]></category>
		<category><![CDATA[nuhun gemisi]]></category>
		<category><![CDATA[on muharrem]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Rab]]></category>
		<category><![CDATA[Rabbi]]></category>
		<category><![CDATA[Rasul]]></category>
		<category><![CDATA[rasulullah]]></category>
		<category><![CDATA[Resul]]></category>
		<category><![CDATA[resulullah]]></category>
		<category><![CDATA[sav]]></category>
		<category><![CDATA[seyyid]]></category>
		<category><![CDATA[sure]]></category>
		<category><![CDATA[vaaz]]></category>
		<category><![CDATA[vaazı]]></category>
		<category><![CDATA[vaiz]]></category>
		<category><![CDATA[vaizi]]></category>
		<category><![CDATA[vayiz]]></category>
		<category><![CDATA[vazı]]></category>
		<category><![CDATA[veda hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[yılbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[şehrullah]]></category>
		<category><![CDATA[şerif]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hutbeler.com/wordpress/?p=225</guid>
		<description><![CDATA[internet advertising وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللَّهِ جَمِيعًا وَلَا تَفَرَّقُوا وَاذْكُرُوا نِعْمَةَ اللَّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ كُنْتُمْ أَعْدَاءً فَأَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْ فَأَصْبَحْتُمْ بِنِعْمَتِهِ إِخْوَانًا وَكُنْتُمْ عَلَى شَفَا حُفْرَةٍ مِنَ النَّارِ فَأَنْقَذَكُمْ مِنْ Al-i İmran 3 &#8211; 103 Muhterem Müslümanlar! İman ve ibadet bilincinin derinleştiği, din kardeşliğinin duygu ve davranışlarına yansıdığı, mahşer tablosunun an be an yaşandığı müstesna zaman [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="in_post_ad_top_1" style="margin: 5px;padding: 0px;"><!-- Begin BidVertiser code -->
<SCRIPT LANGUAGE="JavaScript1.1" SRC="http://bdv.bidvertiser.com/BidVertiser.dbm?pid=156340&bid=999984" type="text/javascript"></SCRIPT>
<noscript><a href="http://www.bidvertiser.com">internet advertising</a></noscript>
<!-- End BidVertiser code --></div><h1 style="text-align: center;">وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللَّهِ جَمِيعًا وَلَا تَفَرَّقُوا وَاذْكُرُوا نِعْمَةَ اللَّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ كُنْتُمْ أَعْدَاءً فَأَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْ فَأَصْبَحْتُمْ بِنِعْمَتِهِ إِخْوَانًا وَكُنْتُمْ عَلَى شَفَا حُفْرَةٍ مِنَ النَّارِ فَأَنْقَذَكُمْ مِنْ</h1>
<p style="text-align: center;">Al-i İmran 3 &#8211; 103</p>

<strong> </strong>

<strong>Muhterem Müslümanlar!</strong>

İman ve ibadet bilincinin derinleştiği, din kardeşliğinin duygu ve davranışlarına yansıdığı, mahşer tablosunun an be an yaşandığı müstesna zaman dilimlerinden biri olan Zilhicce ayında gerçekleştirilen Kurban Bayramı ve Hac ibadeti sona ermiş, sevgili Peygamberimizin “Şehrullah: yani Allah’ın Ayı” diye nitelendirdiği Muharrem ayına girilmiştir.

Muharrem ayı, tarih boyunca insanlık için dönüm noktaları sayılabilecek önemli olayların yer aldığı bir aydır. Bu sebeple gerek İslâm’da, gerekse İslâm’dan önce Muharrem ayına ayrı bir önem verilmiştir. Nitekim Peygamberimiz bir hadislerinde; “Ramazan ayından sonra tutulan oruçların en hayırlısı, Allah’ın ayı olan Muharrem’de tutulan oruçtur. Farz namazlardan sonra en faziletli namaz ise geceleyin kılınan namazdır.”<sup>(1)</sup> buyurmuştur.

<span id="more-225"></span>

Ayrıca Peygamber Efendimiz (s.a.s.), bu ayın aşure günü olarak bilinen onuncu gününü, bir öncesi ve bir sonrası ile oruçlu geçirmeyi tavsiye etmiştir.<sup>(2)</sup>

<strong>Değerli Kardeşlerim!</strong>

Hicrî yılın ilk ayı olan Muharrem, aynı zamanda İslâm tarihinde meydana gelen bazı üzücü olayları da hatırlatmaktadır. Muharrem, bize Kerbelâ olayını ve Hz. Hüseyin’in şehadetini hatırlatır.

Hz. Hüseyin, Hz. Ali Efendimiz ile Hz. Fatıma validemizin ciğerparesi, sevgili Peygamberimizin dünyanın iki çiçeği, ahirette de “cennet çocuklarının efendileri” diye övdüğü<sup>(3)</sup> ve hakkında, “Allah’ım, ben onları seviyorum, sen de sev!” diye dua ederek<sup>(4)</sup>, adını koyduğu torunudur.

Hz. Hüseyin’in siyasî ihtiraslar uğruna acımasızca şehit edilmesi, sevgili Peygamberimizin ve onun Ehl-i Beyti’ni seven bütün mü’minlerin gönlünde silinmez izler bırakmıştır.

<strong>Değerli Müslümanlar!</strong>

Tarihte yaşanmış bu gibi acı olaylar Müslümanları derinden sarsan ve kederlendiren acı bir tecrübedir. Bu sebeple bu ve benzeri olaylar karşısında sağduyulu hareket ederek Allah ve Peygamber sevgisi etrafında kenetlenmeliyiz. Hz. Peygamberi, onun aile fertlerini ve ashabını sevmek hepimizin müşterek heyecanı olmalıdır. İyi bilelim ki huzurlu bir toplum halinde yaşayabilmek, yüce dinimizin bize öğrettiği karşılıklı sevgi ve saygıya dayalı kardeşliği, birlik ve beraberliği korumakla mümkündür.

Hutbemi Yüce Rabbimizin bu konudaki emriyle bitiriyorum:

“Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O’nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de O sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah, size ayetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz.”<sup>(5) </sup>
<ol>
	<li>Müslim, “Sıyam” 202</li>
	<li>Tirmizi, “Savm” 46; Ebu Davud, “Savm” 56</li>
	<li>Buhari, “Menakıb” 22</li>
	<li>Tirmizi, “Menakıb” 31</li>
	<li>Âl-i İmrân, 3/103</li>
</ol>
<strong>Minberden Öğütler D.İ.B. Yayınları: 635 </strong><div id="in_post_ad_bottom_1" style="clear:both;margin: 5px;padding: 0px;"></div><div style='clear:both'></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hutbeler.com/wordpress/2009/12/17/muharrem-ayi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

